İlk önce görme, son olarak işitme duyusu kaybolur.習慣が廃れて初めて、熟考されることになる。
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.また、ヘビの場合、著しく細長くなった体制に応じて左の肺が退化し、右の肺のみが発達する。
Bu nedenle pek çok bölüm kayboldu.多くの部分が失われつつある。
Grup, 23 Ağustos 2006'da, internet sayfalarında, Kvarforth'un kaybolduğunu açıkladı.2006年8月23日、バンド側はウェブサイトで公式にニクラス・クヴァルフォルトが失踪したとの発表を行った。
Bir gün ortadan kaybolur.ある日姿を消す。
Heather ve Mike, ertesi sabah uyandığında Josh'ın ortadan kaybolduğunu fark ederler.翌朝目が覚めるとジョッシュは望み通りに大人の姿になっていた。
Okyanusya'da yaptığı keşifler esnasında kaybolmuştur.休みの日は太平洋で彼女を探している。
İkinci Dünya Savaşı sırasında resimlerinin çoğu kayboldu.第二次世界大戦で、多くは失われた。
Ve sonra kaybolan bu kişinin babası olduğu ortaya çıkar.失踪した父親の形見とされる。
Botlardan biri yolda kayboldu.ただし1両は輸送中に失われた。
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.謎の失踪を遂げたのだ。
Pausanias döneminde hepsi kaybolmuştur.札幌時代に作られた。
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.怨霊はそのまま去って行った。
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.この行軍中に2名の兵士が死んだ。
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.ある日謎の失踪を遂げる。
Herkes tarafından deli olarak görülmekteyken ortadan kaybolur.悪事が全て露見した際に切腹とされた。
Gül ibik tipi zamanla kaybolmuştur.ピンクはその間に逃げてしまった。
Halk kahramanı Nuno Álvares Pereira’nın mezarı kayboldu.ポルトガルの独立の英雄ヌーノ・アルバレス・ペレイラ(英語版)の墓所も破壊された。
İşte o an çocuklar kaybolur.子供が行方不明になっている。
Bir nehrin içinde kayboldu.川に現れた。
Tejen ve Murgap adlı akarsuları Karakum çölü içinde kaybolmaktadır.カラクルを過ぎて砂漠の中で消える。
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.ファラダの死後、未発表作品の多くが失われ、または売却された。
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.この制御ビームがオフになり、光パルスが消えると「物質のコピー」が残る。
Bu, kullanıcıya cihazını kullanmaya devam etmesini sağlar ve belirli bir süre sonra kaybolur.これによりユーザーはデバイスの使用を継続でき通知センターは一定時間後に表示されなくなる。
O kişi de benim için kaybolmaz.あれには僕も勝てないな。
Tutuklular gizlice Almanya'ya taşınmış ve iz bırakmadan kaybolmuşlardı.収監者はドイツへ密かに連行され、まるで夜霧のごとく跡形も無く消え去った。
Beklediği yaşama kavuşamayan Nesibe, bir süre sonra ortadan kaybolur.死亡したキャラが落としたオーブは誰かが拾わなければ一定時間で消える。
Bu kitap kaybolmuştur.この草稿は失われてしまっている。
Fakat bu istek yerine getirilmediğinde kız kardeşleri kaybolur.これらが満たされない場合、選出は無効とされた。
Ağabeyi Dean'in babasının kaybolduğunu söylemesi üzerine ağabeyi ile beraber babasını aramaya çıkar.ヨーク大佐は一家に自分の兄が行方不明になったと説明し、兄を見たかどうか訊ねた。
16. yüzyılda yapılmış olan binalar nedeniyle artık kaybolmuşlardır.16世紀に始まった建物の建造によりそれらの区別は失われた。
1969'da yayınlanan La Disparition (Kayboluş) adlı romanını hiç E harfi kullanmadan yazdı.1969年の小説『煙滅』(La Disparition、)では「e」の文字が一度も使われていない。
Karısı ve kızının istekleri arasında sürekli kaybolur.いつも妻と娘の板挟み状態。
Persephone'yi kaptığı gibi ortalıktan kaybolmuş.待ち受けていたデスシャドーによって全滅した。
Q metni eğer var olduysa, oldukça erken dönemde kaybolmuş olmalıdır.上王にとって不幸なことに、数の上で優勢であったならばそれはすぐに失われた。
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.著書があったようであるが欠損して不明である。
Ancak iki bombardıman uçağı da herhangi bir saldırı yapmadan gözden kaybolur.搭載機の迎撃のために戦闘機2機が発進したが見つかることはなく、対空砲火を受けることもなかった。
Kızı kaybolmadan hemen önce ölen profesörün cesedinden kurtulur.スヒョンを産んだ直後に諜報員の夫を亡くす。
"Atlantis adası talihsiz tek bir gecede denizin sularına gömülerek kayboldu."災害によって、一夜にして海の底に沈んでしまった。
Kayboluş adlı romanını Perec hiç "e" harfi kullanmaksızın yazmıştır.この小説はリポグラムによって書かれており、"e"を含む単語は使われていない。
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.ただし、明言しなければスルーされる。
Film büyük ihtimalle kayboldu.フィルムは紛失している。
Karakter ekranın alt kısmında kaybolduğu vakit oyun sona erer.彼がスクリーンに出てきたらもうおしまいだ。
Kaybolan kısımları bile oldu.枝分かれした部分がついている。
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.命令形は文法形式上終止形として現れる。
("Kaybol, köylü!")たごさく、おしん 農民。
Hapishanenin duvarları yıkılıp kaybolur ve Marguerite'nin ruhu gökyüzü cennetine çıkar.そのとき牢獄の壁が開いてマルグリートの魂が昇天してゆく。
Cebri kaybolma (gözaltında kaybolma), genel olarak öldürülme anlamına gelebilir.禁じ手を打った(指した)場合、即座に負けとなるのが一般的である。
Ekmek parçaları bırakmak kaybolmalarını önledi.彼らはパンのかけらを置くことによって道に迷わなかった。
10 Ocak'ta Galileo birinin kaybolduğunu gördü ve Jüpiter'in arkasında olduğunu düşündü.1月10日,伽利略发现它们其中的一个消失了,他认为天体藏到了木星的背后。
İşte o an çocuklar kaybolur.然而該小孩突然消失。
Patika yer yer kaybolsa da zirveye kadar devam etmektedir.著名的有平家落人,在逃亡後於山間等地方造成集落。
Bazı yıldızlar doğar ve batar (Antik Yunanlara göre okyanusun içinde kaybolur), bazıları her zaman görünür.一些恒星会升起和落下(从古希腊人的观点来看,落下即是消失在海洋中);而其它恒星则是不落的。
6 kişi ise kayboldu.另有6人失蹤。
Cadılar ortadan kaybolurlar.已,並巫失去。
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."”庞涓行三日,大喜,曰:“我固知齐军怯,入吾地三日,士卒亡者过半矣。
Filmin kaybolduğu düşünülmektedir.该电影被认为已经遗失。
Üç ülkeden arama ekipleri kaybolan uçağı aramaya başladılar.三个国家的搜救力量参与失踪飞机的寻找。
Baş kahraman Joe Miller, odada kaybolan kızı Anna'yı kurtarmak için bu objeleri araştırmaktadır.主人公侦探Joe Miller获得了房间的钥匙,但他的女儿Anna却在房间裏消失了。
Maalesef orman hayvanları kırıntıları yer, böylece Hansel ve Gretel kaybolurlar.不幸的是,麵包屑被森林中的動物吃掉了,於是漢賽爾與葛麗特在森林中迷路了。