Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Rick, kaybolan eşi ve oğlunu bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.Hän lähtee vaaralliselle matkalle löytääkseen kadonneen vaimonsa ja lapsensa.
Ortadan kaybolur.Sinä katoat.
Yüzüğü takar ve gözden kaybolur.Hän pudottaa sormuksen ja sokeutuu äkkiä.
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Sitten kummitus katoaa.
Michael Fader'ın hatırladığına göre: "Her şey o kadar çabuk gelişti ki bilinmezlikte kaybolurdun.Michael Fader muisteli, että ”Asiat tapahtuivat niin nopeasti, että niitä ei oikein edes ehtinyt huomata.
Şehir merkezinde bu gelenekler kaybolmaya yüz tutmuştur.Keskustan alueella harjualue haarautuu.
Bu sırada Chris Redfield ortadan kaybolur.Chris Houlihan Room kuitenkin puuttuu.
(2.600 kişilik mürettebattan 346'sı öldü, 43'ü kayboldu ve 264'ü yaralandı.)Aluksella sai surmansa 346, 43 katosi ja 264 haavoittui.
Onları öldürür ve kaybolur.Hän koskettaa niitä ja katoaa.
Bu olaydan sonra kaynaklardan kaybolmuştur.Tämän jälkeen se häviää lähteistä.
Fakat, 1995 SN55 olarak bilinen kaybolmuş centaurun geçmişte daha büyük olduğu biliniyordu.Tosin eräs hävinnyt kentauri 1995 SN55 on todennäköisesti samaa kokoluokkaa.
Havalimanında bazılarının valizleri kayboldu bunlara tahammül edemem.Kaikkien matkalaukkujen omistajat eivät olleet lennolla mukana.
Bir gün ortadan kaybolur.Eräänä päivänä nainen katoaa.
Bir gün çalışanlardan iki kişi kaybolur.Yhtenä iltana hän menettää kaksi jengiläistä.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.Kärsimys lakkaa, kun syy poistuu.
Meclis dokunulmazlık hakları kaybolmuş ve zaman içinde aşındırılmıştır.Parlamentti menetti merkityksensä ja ajoittain lakkautettiin.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Lisäksi runsaat sata ihmistä oli kateissa.
Daha da önemlisi yönelimsel bilgiler kaybolur.Taikausko on väistynyt tiedon tieltä.
Honoria ortadan kaybolur.Wang on vain kadonnut.
Persephone'yi kaptığı gibi ortalıktan kaybolmuş.Pian vallattiin myös Persepolis.
Sonrasında Ensar ortadan kaybolur.Myöhemmin Ilja katosi.
Böylece kültür kayboldu.Art on poissa.
Botlardan biri yolda kayboldu.Yksi paasista on kadonnut.
Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır.Enin osa heistä oli tunnistamatta tai kadoksissa.
Mısır ve Suriye’deki egemenliğinin kaybolmasından korkan Selahaddin, Haçlıların yenildiği haberini yayar.Saavutettuaan Egyptin ja Syyrian hallinnan hän oli ympäröinyt ristiretkeläisten valloitukset.
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Sarjan alussa Zuko pyrkii palauttamaan kunniansa isänsä silmissä etsimällä käsiinsä Avatar Aangin.
Çekirdekçik kaybolur.Kihlasormuskin katosi.
Yaklaşık 30 saniye sonra cisim, aniden, gürültü yapmadan ve koku bırakmadan kayboldu.Ensimmäistä kertaa pitkään aikaan, tunnen olevanin täysin ja kieltämättä hereillä.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Perinteiset kansanpuvut ovat nykyään jääneet pois käytöstä.
Gözün gördüğü bir şey nasıl kaybolurdu?Mihin katosi hurja jätti?
Ergenlik çağına geldiğinde babasıyla ava çıkar ve ormanda kaybolur.Heidän koiransa haistaa jotain ja katoaa metsään.
Alison kaybolduktan sonra Maya adlı bir kızla ilişki yaşamaya başlıyor.Aaron kuoltua suhde Jennin kanssa jatkui.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Legendan mukaan se kuitenkin katosi mystisesti.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Lisäksi viisi ilmoitettiin kadonneeksi.
Sonra yerin altına girip kaybolur.Lopulta hän kaatuu maahan ja katoaa kokonaan.
Bazıları hiçbir iz bırakmadan kaybolur.Molemmat katoavat jälkiä jättämättä.
Kaybolan kısımları bile oldu.Tosin näistäkin menetettiin osia.
Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan lif ve lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.Tällöin untuvat ja kuidut pysyvät ilmavina ja niiden eristeominaisuudet säilyvät hyvinä.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Tytön palatessa hotelliin kukaan ei näytä tuntevan tai muistavan hänen äitiään.
Fotoğrafları kaybolmuş bir dünyanın canlı resimlerini gösteriyordu.Hän maalasi siellä joitakin maalaiselämää kuvanneita teoksia.
Olayda 27 kişi öldü, 12 kişi kayboldu.Kaksi aktivistia kuoli ja 12 on kateissa.
Bella Nereye Kayboldu?(Missä olet Laila?)
Ama o zaman eski şevki kayboluverdi.Silloin vanha kappelikirkko purettiin.
Kitabesi kaybolmuştur.Sen käsikirjoitus on kadonnut.
Kralın psikolojik ve aklı dengesi birden kayboldu.Se jätti kuninkaan osittain halvaantuneeksi ja älyllisesti toimintakyvyttömäksi.
Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.Venäläiset kärsivät tappioina n. 7500 miestä päivän aikana.
Ortadan kaybolan Hurley, Black Rock enkazını havaya uçurur.Ilanan kuollessa dynamiittien räjähdyksessä, Hurley räjäyttää Black Rockin dynamiittivaraston.
Emek zamanı ve boş zaman arasındaki fark ortadan kaybolmuştur.Työ- ja vapaa-ajan eroa ei nähdä jyrkkänä.
İşte o an çocuklar kaybolur.Sen jälkeen lapsi katosi.
Çocuğun annesi hayatını kaybetmiş, babası ise savaşta kaybolmuştur.Isä on sodassa, totta kai, äitiraukka on kuollut!
Fakat Üçüncü Çağ'da Tek Yüzük kaybolunca kullanmıştır.Vasta Kolmannella Ajalla, kun Valtasormus oli kadoksissa, hän käytti omaa Sormustaan.
Bu gökadalar görüntüden kaybolacak ve görünmez olacaklardır.Lopulta satelliitti himmenee ja katoaa näkymättömiin.
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!Laukku, jonka jätin auton etupenkille, on poissa!
O, bu şehirde gözden kayboldu.Hän katosi tässä kaupungissa.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.En tiedä, keitä esi-isäni ovat. Meidän asiakirjamme katosivat tulvassa.
“Alışveriş-merkezinde-kaybolma” tekniği bir diğer kurtarma stratejisidir.Η τεχνική "χαμένος στο εμπορικό κέντρο" είναι μια άλλη στρατηγική αποκατάστασης της μνήμης.
2008'de uyduyla olan iletişim sona erdi ve kaybolduğu ilan edildi.Το 2008 οι επικοινωνίες με τον δορυφόρο χάθηκαν και κηρύχθηκε αγνοούμενος.
Kütüphane 473 yılında yakıldı ve yaklaşık 120.000 cilt kayboldu.Αναφέρεται πως η βιβλιοθήκη κάηκε το 473 και καταστράφηκαν περίπου 120.000 έργα.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Οι ένθετοι οφθαλμοί έχουν χαθεί.
Bu nedenle pek çok bölüm kayboldu.Πολλά τμήματα έχουν χαθεί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod