Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Cadılar ortadan kaybolurlar.Boszorkányok márpedig nincsenek.
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Ezután a szellem távozik.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Az utolsó öt fejezet teljesen hiányzik.
Hiç iz bırakmadan ortalıktan kaybolur.Egyszer csak nyom nélkül eltűnik.
Filmin kopyasının kaybolduğu düşünülmektedir.A film kópiái elvesztek.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Sokan egyszerűen csak eltűntek.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
1999'daki isyanla 70'ten fazla öğrenci kayboldu.A tüntetések után több mint 70 diák tűnt el.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.A fertőzések többnyire maradéktalanul elmúlnak, maradandó májbetegség nélkül.
Çığlık Geçidi'nde kayboldu.Súlylökésben a selejtezőben kiesett.
Büyük aileler kaybolmaya başladı.Sok család eltűnt.
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.Ám rossz úton járnak és eltévednek.
Fotoğrafları kaybolmuş bir dünyanın canlı resimlerini gösteriyordu.Képek egy eltűnt világból.
Aksi takdirde güç, çıkış direncinde kaybolur.Ellenkező esetben az eltávolítás során beszakadna.
1912'den 1923'e kadar 41 film yönetmiştir ancak bunların bazıları kaybolmuştur.1923-ig 41 némafilmet rendezett Svédországban, ezek közül mára sajnos néhány már elveszett.
Bir nehrin içinde kayboldu.Egy folyó került az útjába.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.A rákok egyes fajainál a hím bal ollója nagyobbodott meg, míg másoknál a jobb.
Polisler ortadan kaybolan hizmetçi için eve gelirler ama Jane onu bir haftadır görmediğini söyler.Egy vendéglő előtt állnak meg, ami Janet szerint néhány órája még nem volt ott.
Arkadaşlarına yetişemeyen Hurley kayboluyor ve Jacob'un evine çok yaklaşıyor.Lemaradva a csapattól, Hurley eltéved és ráakad Jacob kunyhójára.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Az ereszkedés éjjeli sötétségben történik.
Yüzüğü takar ve gözden kaybolur.A gyűrű ismét az ujjára kerül, s eltűnik.
Aeneas'ın ortadan kaybolmasından şoke olmuşlardır.Döbbenten tapasztalják, hogy Elisa eltűnt.
Güçleri kaybolan Gargan ise kendine yeni bir kostüm yaptırır.Gaga ismét eltűnik, hogy újabb ruhacserét hajtson végre.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Miután belépnek a biztonságos ketrecbe, hirtelen Ben eltűnik onnan.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Vörös Sárkány), majd rejtélyes módon eltűnt.
Botlardan biri yolda kayboldu.Az egyik járata el van falazva.
Çoğu tarihi mobilya kaybolmuştur.Az eredeti bútorzat legnagyobb része elpusztult.
Kuluçkanın ilk yarısında kaybolan yumurtaların yerine yenisi yumurtlanır.A tojó az első tojás lerakása után már ül a tojásokon.
Franklin ve 128 adam bu seferde kaybolmuştur.A házigazda Norvégia ezúttal csak a huszadik helyen végzett.
Onların arasında kaybolup gitmek istemedim.S nem is akart tőlük szabadulni.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Halála hirtelen következett be.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Épp hazaér anyja halála előtt.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Sajnos a film mára már elveszett.
Sekiz küçük zenci Devon'da geziye çıktı, Biri kayboldu, kaldı yedi.Nyolc kicsi néger sétára ment egy szép kis szigeten, Egy ott is maradt örökre, s így lettek heten.
Dünyada her yıl yaklaşık 2 ila 10 bin konteyner denizde kaybolmaktadır.Évente mintegy 10 000 áruszállító konténer esik a tengerbe.
14. ve 15. yüzyıllarda kavramsal olarak sözlü konuşmanın işaretleri giderek ortadan kaybolmuştur.A 14. és 15. században a nemesi címerek rang szerint kezdtek elkülönülni egymástól.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.A kocsis és egy utas meghalt.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Kubából indultak, és a Hondurasi-öbölbe hajóztak.
Bu kitap kaybolmuştur.E műve elveszett.
Telefon yoluyla yakınları kaybolanlara destek verilmektedir.A személyhívóval nem rendelkező tagokat telefonon értesíti.
Mahone Lincoln'ü yakaladığını ve kendisinin de ortalıktan kaybolması gerektiğini söyler.Mahone megkérdi Linctől, hogy készen áll-e, hogy eltűnjenek.
Diğer adam kavgadan sonra kaybolur.Némi vita után a férfi marad.
Ancak birçok eski yerleşim bugün kaybolmuştur.Az egykori épületegyüttes számos része napjainkban is áll még.
Ama çingenelerin antik büyüleri çok uzun zaman önce kaybolmuştur.Az ősi pogány hiedelmek sokáig fennmaradtak.
On Sekiz cildin kaybolduğu ya da saklı tutuldukları varsayılmaktadır.31.nap A lányok közül valaki vagy kiesik vagy védett lesz.
İşte o an çocuklar kaybolur.Jelenleg is odajárnak a zalacsébi gyerekek.
Çünkü diskteki tüm veriler kaybolacaktır.A KÖTET ÖSSZES LEÍRÓJA ÉRVÉNYÉT VESZTI!
Zamanla kaybolan birçok özellik gibi yöreye ait giyim tarzı da maalesef tarihe karışmıştır.A városban hasonló időben felvonuló különböző menetek az egyenruháikról jól felismerhetők.
Bundan dolayı filmin daha o vakit kaybolduğu sonucuna varılabilir.Ennek oka az lehet, hogy ilyenkor már a szöveg továbbfejlesztése is lehetővé válik.
1945 hava saldırısının sonucunda Kuki Ailesi’nin belgelerinin çoğu yanmış veya kaybolmuştur.1945-ben Berlin bombázása során a Koehler-gyűjtemény nagy része elégett.
Ön yüz yolunun geleneksel kullanım şekli zamanla kaybolmaktadır.Az elődöntő hagyományos kieséses formában zajlik.
Kaybolmak tamamen imkânsızdır, sadece yürüyerek Peak Tram İstasyonu'na ulaşılabilir.A vízesést csak gyalogosan lehet megközelíteni egy közúti forgalom elől elzárt útszakaszon keresztül.
Hagen altını kapmak için atılır, suların arasında kaybolup gider.Vera kénytelen begázolni a vízbe, hogy kihalássza.
Bir gün onun da ortadan kaybolması ile köylü sessiz kalamaz.Amíg a gazda meg nem érkezik, addig a rosszindulatú idegen nem moccanhat.
Donna, Dünya'daki arıların ortadan kaybolduğunu söyler.Ebből tudta meg Noé, hogy a víz leapadt a földről.
Pamuk Prenses, ormanda kaybolur ve yedi küçük cücenin eviyle karşılaşır.Hófehérke elmenekül az erdőbe, ahol egy kunyhóra talál, melyben hét törpe él.
Ordusu kaybolmuştu, kimse gidecek yolu bilmiyordu.Bennünket nem várt senki, nem tudtuk, hova menjünk.
Kar yakında kaybolacak.A hó hamarosan el fog tűnni.
O şehirde kayboldu.Eltévedt a városban.
Ama oğlu Rilian kaybolmuştur.Hänen ainut poikansa Rilian on kadonnut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod