Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat Üçüncü Çağ'da Tek Yüzük kaybolunca kullanmıştır.Během druhého věku měl prsten u sebe.
Bunu diğerleri takip etti ama hepsi savaş sırasında kayboldu.Tři byly ve válce ztraceny a ostatní po válce vyřazeny.
Ortadan kaybolan Nicholai' ın öldüğü farzedilir.Je jím pohřešovaný Dorkin.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Mladší ptáci mají na nohou bílé skvrny, s věkem jejich množství ubývá.
Bu efsaneye göre yeryüzünde kaybolmuş her şey ayda bulunmaktadır.V dochovaném textu je zmínka o zákrytu planety Měsícem.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Téměř všechny jeho spisy byly později ztraceny nebo zničeny.
Bella Nereye Kayboldu?Kam zmizely tetičky?
İstanbul’un kaybolan tarihî eserleri ile ilgili makaleleri bu konudaki çalışmaların en önemli kaynağıdır.Je to nejdůležitější zdroj informací o Stanglovi a ostatní práce z ní vycházejí.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.A tak i ty pohádky se nám ztrácely.
Gök ve yer kaybolup gidecek, fakat benim sözlerim asla kaybolup gitmeyecek."Cerul și pământul vor trece, dar cuvintele Mele nu vor trece. "
Üç yıl sonra, 25 Temmuz 1841'de bir kez daha ortadan kayboldu.Trei ani mai târziu, la 25 iulie 1841, ea a dispărut din nou.
Bu son açık gösterimden sonra Blutfahne kayboldu.După această ultimă apariție publică, Blutfahne a dispărut.
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.În niciunul dintre modele nu se pierde muncă.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesh-ki-ang-gasher a intrat în mare și a dispărut.
Birdenbire kaybolur.Deodată dispare.
Cadı Kral, bunun üzerine gecenin karanlığında gözden kayboldu.Regele-vrăjitor a fugit în întuneric.
Osmanlı idaresinde Makedonya adı kullanımdan kayboldu.În timpul stăpânirii otomane numele „Macedonia” a dispărut din uzul public.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.În mod asemănător s-a pierdut și semnificația profundă a poveștii.
Yedi kişi kayboldu.Au decedat șapte oameni.
Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı.Deci o să iasă aici și o să plângă iar.
Bu tablolardan biri bugün mevcut iken diğer kaybolmuştur.Dupa ce s-a făcut o popicărie modernă, celelalte au dispărut.
Ardından bir patlama olmaksızın ortadan kayboldu.A fost distrusă însă mai târziu, în urma unei explozii.
Polonya kuvvetlerinde ise 4.500 kişi öldü, 10,000 kişi kayboldu ve 22.000 kişi yaralandı.Prin comparație, polonezii au pierdut 4.500 de soldați morți, 10.000 dispăruți și 22.000 răniți.
Kısa bir süre sonra bayan Holton esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur.Însă în noaptea următoare, părul a dispărut în mod misterios.
6 kişi ise kayboldu.Au murit șase persoane.
Bu olayla yıkılan Sonny ortadan kaybolur.După plecarea lor, Sonny este deprimat.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Moartea sa a survenit brusc.
Aynı gece savaşçı ortadan kaybolur.În aceeași noapte se întoarse și Amfitrion.
Kuyrukları körelmiş ya da kaybolmuştur.Vârfurile sunt zimțate sau despicate.
Echols ve Forssi de eroin bağımlılığı yaşadılar ve müzik piyasasından kayboldular.Ariel și surorile cresc, uitând muzica.
Sekiz küçük zenci Devon'da geziye çıktı, Biri kayboldu, kaldı yedi.Opt negri mititei trec prin Devon într-o noapte; Unul zice: “Eu rămân” — şi-au rămas doar şapte.
Bu hayvanlar aniden ortaya çıkıp kaybolabilirler.Apărea astfel riscul ca aceste specii să dispară.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Leziunile nu își schimbă culoarea, roșeața nedispărând prin apăsare cu degetul sau cu un pahar din sticlă.
Böylece Ra'zac ırkı sonsuza dek kaybolur.Astfel Etan din Ezrah este condamnat la veșnic dispreț literar.
İki adam bunlar hakkında düşünürken, Cadılar kaybolur.Cei doi încearcă să afle mai multe despre aceste profeții, dar vrăjitoarele dispar.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Dar ea a suferit după decesul mamei ei.
Dünya taşını yok eden Tyrael ortadan kaybolur.Crama din Tirol, construita toată din piatra, a fost renovata de curând.
Bazıları hiçbir iz bırakmadan kaybolur.Unele dintre ele au dispărut, dar lăsând totuși unele urme.
Honoria ortadan kaybolur.Briant dispărut.
Bir süre sonra ortalıklardan o da kaybolmuştur.A dispărut și el după aceea, în împrejurări ciudate.
Kısa bir süre boyunca Çekoslovakya'nın Alman azınlığı ortadan kayboldu.Până la această dată au fost eliminate toate punctele izolate de rezistență din Cehoslovacia.
Bu nedenle, taahhüt edilen işlem değişiklikleri kaybolabilir.Mai exact, interpretarea pe care noi o dăm observațiilor se poate schimba.
Pausanias döneminde hepsi kaybolmuştur.În Basarabia, pierduse tot.
Cinayeti duyunca paniğe kapılıp kaçan denizci, orangutanın da ortadan kaybolmasına sebep olmuştur.Marinarul, conștient de „crimă”, a intrat în panică și a fugit, permițând urangutanului să scape.
İzleri denize doğru kaybolur.Bărcile sunt coborâte pe mare.
Daha da önemlisi yönelimsel bilgiler kaybolur.Mai mult, și datele despre victimă sunt de negăsit.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Apoi, misteriosul om pur și simplu a dispărut.
Böylece tohumun acı lezzeti kaybolur ve hoş bir koku meydana gelir.Ciuperca se strică destul de repede și emite atunci un miros dezgustător.
Biraz sonra sahne aydinlanir ama Kralice ve Horoz kaybolmuslardir.În partea nordică s-ar vedea ceva, dar tentativele de cățărare sunt ratate.
Bu heykel kaybolmuştur.Această scenă a fost tăiată.
Ama o zaman eski şevki kayboluverdi.Între timp, lacul a dispărut.
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Echipa se desparte în mai multe grupuri de căutare a extraterestrului.
Kısa bir süre sonra ortadan kaybolur.Ea fuge la scurt timp după aceea.
Ancak görünen o ki kameralar açık değilken ortadan kayboldu." dedi.Dar atunci probabil că videoclipul nu ar fi putut fi difuzat.”
Abarognosis (Yunanca; "a" yok, "baros" ağırlık, "gnosis" bilgi.), ağırlık hissi bilgisinin kaybolmasıdır.Din greaca a = absență, baros = greutate, gnōsis = cunoaștere
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Son zamanlarda ekiple iletişim kayboldu.În ultimul timp comunicarea cu echipa s-a pierdut.
Bran ve Rickon gece gözden kaybolurlar ve Theon onları bulamaz.Egyik reggel észreveszik, hogy Bran és Rickon eltűnt, Theon pedig kétségbeesetten elindul megkeresni őket.
Yöreye yerleşen bu kuşlar daha sonra 1902 yılında ortadan kayboldular.E madarak megtelepedtek, ám 1902-ben nyomuk veszett.
Bu süre içinde kaybolan yumurta olursa dişi kuş onun yerine tekrar yumurtlar.Ha ez alatt az időszak alatt elvész egy tojás, akkor a tojó tojik helyette egy másikat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod