Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ciliospinal refleks kaybolur.Зникає колінний рефлекс.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Як саме він зник не залишивши жодної згадки, невідомо.
Bugüne kadar bu emrin sonucunda kaç kişinin kaybolduğu bilinmiyor.Можна лише уявити, скільки людей тоді вже було арештовано.
Üst kabuktaki açık yeşil renk kaybolur.Білий колір на вершині чубка відсутній.
O kayboldu.Вона зникла.
O kayboldu.Він зник.
Küçük çocuk ormanda kayboldu.Маленький хлопчик заблукав в лісі.
Onlar kayboldular.Вони зникли.
Tom kayıktan düştü ve gözlerden kayboldu.Том випав із човна та пропав.
Onlar kayboldu.Вони зникли.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Zde napsal osmnáct knih Chronographia (Χρονογραφία), jejichž začátek a konec jsou ztraceny.
Bir gün çalışanlardan iki kişi kaybolur.Při přípravách jednoho dne zmizí dva rybáři.
Adada ise Claire kaybolmuştur.Aaron se narodil Claire na ostrově.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Kromě toho je několik lidí pohřešováno.
Sanatsal mirası bugün nereyse kaybolmuş durumdadır.Tato umělecká díla jsou dnes ztracená.
Artık kaybolduklarının farkında olan grup, sadece güneye doğru gitmeye karar verir.Tentokrát jsou už opravdu ztraceni, a tak se rozhodnou jít jednoduše na jih.
Donna, Dünya'daki arıların ortadan kaybolduğunu söyler.Wanda doufá, že na ni okolní svět zapomněl.
Saltanatın kaldırılması ile birlikte Abdülmecid'in veliaht sıfatı kayboldu.Když se nic nezdařilo, abdikoval.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Z jeho zmizení je zdrcená.
Böylece Ra'zac ırkı sonsuza dek kaybolur.Na věčnost odešel bohoslovec Radoslav Khom.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Když okamžitě nedostala co chtěla, rozhodla se odejít.
Onların arasında kaybolup gitmek istemedim.Nechtěl jsem propásnout ani jedny.
Kimi ölür, kimi kaybolur, kimi kazanır.Kdo vyhraje, žije, kdo prohraje, zemře.
Semptomlar genellikle yedi ila on gün içinde ortadan kaybolur.Příznaky obvykle spontánně ustoupí do 7–10 dnů.
Ciliospinal refleks kaybolur.Sklerenchymatická pochva chybí.
Göksakallı ihtiyar birdenbire belirir ve birdenbire kaybolur.Strach ze smrti najednou a navždy zmizel.
Böylece kültür kayboldu.Tím také celá kultura zanikla.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Pak stejně tajemně zmizí.
Tek Yüzük, Anduin'de kayboldu.Vládnoucí prsten se tehdy ztratil v bahně řeky Anduiny.
Negatifler kayboldu ve bugüne kadar bulunamadı.Všichni tři se však ztratili a nikdy nebyli nalezeni.
1951 yılında tekrar kaçtı ve bir iz bırakmadan kayboldu.Před třemi lety se vydal do světa a zmizel beze stopy.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.Asi jedna čtvrtina kamenné hmoty zůstává stále nezvěstná.
Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı.Člověk se vynořil a zase odešel.
Bu dönemde kişilik kaybolur.Toho času nezvěstný.
Kurbanlar ise marjinal veya ortadan kaybolduğunu kimseye bildirmek zorunda olmayan kişilerdir.Zavraždit museli každého, kdo přišel na to, že nejsou blázni.
Ancak saat 4'ten sonra bu 4 animatronik kaybolur ve oyuncu, yalnız Nightmare Fredbear ile mücadele eder.Objevuje se pouze od čtyř ráno v Nightmare módu a mechanika je stejná jako u Nightmare Fredbeara.
Doğal ortamnın kaybolması bu türü tehdit etmektedir.Nebezpečí pro tento druh představuje ztráta přirozeného prostředí.
Telefon yoluyla yakınları kaybolanlara destek verilmektedir.Další mise zadávají neznámí lidé přes telefon.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.U cecílie kroužkované je ovšem vyvinuta pouze pravá plíce, druhá je nefunkční.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Původně se oko ponechávalo bez čočky.
Thaisa kocası Perikles'in fırtınada kaybolup öldüğünü sanıp Diana tapınağı rahibesi olur.Thaisa má ovšem za to, že Perikles zemřel v bouři, a stává se kněžkou bohyně Diany.
Ölüm ve kayboluş gibi sonuçları vardır.A jistě i smrti a neúspěchu.
Eğer iletim esnasında mesaja basamaklar eklenir ya da çıkarılırsa senkronizasyon kaybolur.Pokud jsou čísla přidána nebo odebrána ze zprávy v průběhu přenosu, synchronizování je ztraceno.
Ok atıldığında kaybolurlar.Po použití se vyhazují.
Büyük aileler kaybolmaya başladı.Kdy zanikla Velká Morava.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Zdá se, že byli vypařeni, ale není jasné jak a proč.
Bir nehrin içinde kayboldu.Přestěhoval se do Rijeky.
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.Dvě jednotky byly v bojích ztraceny.
Hayelet gemi ufuktan kaybolur.Neovladatelné plavidlo muselo být odvlečeno.
1848'de gizemli bir şekilde kayboldu ve sonunda ölü olduğu tahmin edildi.Ten v roce 1089 zemřel za záhadných okolnosti, zřejmě však byl otráven.
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.Jeden prsten zmizel a nikdo o něm nevěděl.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Organizátoři výprav si Zenovi stěžovali, že nepochodili.
Bir süre sonra ortalıklardan o da kaybolmuştur.Ty po čase naštěstí odezněly.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Podíleli se na britském vylodění v zátoce San Carlos.
Rogers muhtemelen Lyme, Connecticut'ta 1820'de doğmuştu, ancak doğum kayıtları kaybolmuştur.Daniel Block se narodil pravděpodobně v Čechách v roce 1802, ale nenalezl se žádný záznam o narození.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Podobné zbraně ale existovaly i dříve.
Uçaktan atlayış sırasında Roach kaybolur.Během cesty však Adams z vlaku vyskočil.
Daha sonra Savaş kimseye haber vermeden ortadan kaybolur.Po válce se ztratila neznámo kam.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Pokračujte, apelují příbuzní.
Katiller, bir süre sonra havanın kararmasıyla gözden kaybolmuşlardı.Radní se oprávněně obávali zhoršeného ovzduší.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod