Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir zamanlar bir ağacın içinde kayboldum.Once, I got lost inside a tree.
Güzel Fransızca lisanı kayboldu.The beautiful French language is lost.
O iz bırakmadan kayboldu.He's disappeared without a trace.
14.000 asker neden kayboldu?Why were 14,000 soldiers lost?
Yarın nerede buluşuyoruz? Tekrar kaybolmak istemiyorum.Where are we meeting tomorrow? I don't want to get lost again.
Kaybolmuş olabileceğinden korkuyorum.I am afraid that you will get lost.
Muhtemelen kayboldum.I am probably lost.
Işık kayboldu.The light faded out.
Kaybolmak istemiyorsun, bu yüzden annenin elini tut.You don't want to get lost, so take your mother's hand.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Kayboldun, değil mi?You're lost, aren't you?
Tom'un üç hafta önce kaybolduğu bildirildi.Tom was reported missing three weeks ago.
Tom büyük olasılıkla kayboldu.Tom is probably lost.
Tom Boston'da kayboldu.Tom got lost in Boston.
Tom bir iz bırakmadan ortadan kayboldu.Tom disappeared without leaving a trace.
Tom bir harita taşımazsa, her zaman kaybolur.Tom always gets lost if he doesn't carry a map.
Eskiden bir kedimiz vardı, ancak bir gün kayboldu.We used to have a cat, but one day it disappeared.
Küreselleşme, yerel fahişelerin kaybolması anlamına mı geliyor?Does globalisation mean the disappearance of local sluts?
Kayboldum. Lütfen bana yardım edebilir miydiniz?I'm lost. Could you please help me?
Tom kayboldu.Tom got lost.
Tom Mary'ye kaybolmuş gözüyle baktı.Tom gave Mary up for dead.
Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.They took away the remains of a civilization lost in history.
Tom düşüncelerinde kaybolmuştu.Tom was lost in thought.
Paha biçilmez mücevherler müzeden kayboldu.Invaluable jewels disappeared from the museum.
Sevgili küçük kedim bir hafta önce kayboldu.My dear little cat disappeared a week ago.
Tom kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to be lost.
Bermuda Üçgenindeki kayboluşlar esrarengizdir.The disappearances in the Bermuda Triangle are inexplicable.
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Tüm galaksilerin aniden ortadan kaybolması alışılmadık değil.It's not unusual that entire galaxies disappear all of the sudden.
Ben her şeyi ve herkesi unutmak, kaybolmak ve terk etmek istiyorum.I want to leave, disappear, forget everything and everyone.
Kaybolmaktansa geri dönmek daha iyidir.It's better to walk back than to get lost.
Tom ormanda kayboldu.Tom disappeared into the forest.
Ayrıntılarda kaybolmayalım.Let's not get lost in details.
Nereye gidersem gideyim, kaybolurum.No matter where I go, I get lost.
Ormanda yürürken kayboldu.He got lost while he was walking in the woods.
Her nüans çeviride kaybolur.Every nuance is lost in translation.
Sen yokken kaybolmuş hissediyorum.When you are away, I feel lost.
Su ya da yiyecek olmadan çölde kaybolduk.We got lost in the desert with no water or food.
Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.Some day, the boy disappeared without a trace.
Para kayboldu.The money disappeared.
O kayboldu.She disappeared.
Kaybol, çocuk!Get lost, kid!
Kaybolmuş hissediyorum.I feel so lost.
Oğlan ormanda kayboldu.The boy got lost in the forest.
Bir gün, Pablo, Guatemala cangılında kayboldu.One day, Pablo got lost in the Guatemalan jungle.
Son zamanlarda ekiple iletişim kayboldu.The communication recently has been lost with the team.
Sen Tom'un neden kaybolduğu konusunda hiç fikre sahip misin?Do you have any idea why Tom disappeared?
Herkes nereye kayboldu?Where is everybody?
Çocuklar ormanda kayboldu.The children got lost in the woods.
Tom gözden kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to have vanished.
Tom kaybolmuş görünüyordu.Tom seemed lost.
Tom gözden kayboldu.Tom just disappeared.
Tom odasına doğru gözden kayboldu.Tom disappeared into his room.
Gördüğünüz gibi, madde kaybolur, sadece ruh kalır.Matter, you see, disappears, only the spirit remains.
Kedimiz kayboldu ve Tom onu bizim için buldu.We lost our cat and Tom found it for us.
Her şey kayboldu.Everything was lost.
Tom'un gözden kaybolmasına izin veremeyiz.We can't let Tom out of our sight.
Tom'un kaybolduğunu sandım.I thought Tom was lost.
Ben kaybolduğunu düşündüm.I thought you'd got lost.
Gemi battı ve tüm eller kayboldu.The ship sank and all hands were lost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod