Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kaybolun buradan!Get out there!
-Gene ortadan kayboldu, ama öğreneceğim.Vanished again, but I'll learn him
Son günlerde ortadan kaybolup duruyor.That boy never shifts his arse; now he's vanished
-Böyle ortadan kaybolmak da ne oluyor, Lund?What do you mean by vanishing like that, Lund?
Unutmayın, iki taraftan da çıkardığım için x'i, sağ tafarta kaybolur .Remember, I subtracted that from both sides, so it disappeared on the right-hand side.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.You know, simple words lost in the quicksand of experience.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.When you see the cube one way, behind the screen, those boundaries go away.
Kaçınılmaz olarak şelalenin kenarına sürükleneceğim ve orada gözden kaybolacağım...I would be carried inextricably towards the edge and I would vanish over the falls
Sonra bu yakışıklı genç adamlar kayboluverdiler.And then the handsome young men disappeared.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.It's typical of these hallucinations that they may come in a flash and disappear in a flash.
Genelde yavaş yavaş belirip kaybolmazlar.They don't usually fade in and out.
1974 senesinde genç ve saftım; dünyamın içinde kaybolmuştum.In 1974, I was young, I was naive, and I was pretty lost in my world.
En çok endişelendiğim şey Aborijinlerin kültürlerinin kaybolmasıdır.En çok endişelendiğim şey Aborijinlerin kültürlerinin kaybolmasıdır.
- Diğer ikisi ortadan kayboldu.- The other two have disappeared.
Sadece görüşü açık yapmak için, eğer yer çekimi kaybolursa hava olmaz.And just to make the point clear, if gravity disappeared and you had no air
Ve pazartesi sabahı, kaybolduğu haberini aldım.And Monday morning, I found out that he disappeared.
Ve işe bakın, hıçkırık kayboldu.And lo and behold, the hiccups went away.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.We then take this vascular structure and we can prove that we retain the blood vessel supply.
Sen, ölümden sonra uyandığında bütün zaman duygusu kaybolur.All sense of time is lost when you wake up after dying.
Tabi ki kaybolmadılar.Of course, they're not gone.
Öbür türlü hiçbir şey olmayacak ve halat kaybolacak.Otherwise nothing is going to happen and the rope disappears.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.We have to reach the Pool of Reflection by the full moon but we got lost on this Hidden Sanctuary
Kendini şanslı say pantolanundan sadece bu şeyler kayboldu diye.Count yourself lucky the only thing you lost were your pants.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.The second is Columbus finally gets funded to go to India, but he gets lost.
Arkaplanda kayboluyor.Disappears right into the background.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Bad experiences quickly disappear.
Kaybol yoksa annene küfrederim seni de döverim!Get lost, or I'll insult your mother[br]and hit you!
Kilise olmadan kaybolursun.- E então, Sr. Woeste?
İşte onları görüyorsunuz, İşte kayboldularNow you see them, now you don't
Her ikisi de küçültmekte ve geri çekilmekte, ve bazıları tamamen kayboldu.They're both shrinking and retreating -- and some of them have disappeared altogether.
Affedersiniz. Biz kaybolduk. Acaba telefonunuzu...Excuse us, we're in a bit of trouble...
Hiçbir şeyi olmayan biri gibi kalırsan... ...su kabarcıkları gibi kaybolursun.I'm asking you to stay almost nonexistent like that, and then disappear like bubbles.
Ve bu insanlara ilaç verdiğinizde dopamin antagonisti verdiğinizde, paternler kayboluyor.And if you give them drugs that are dopamine antagonists, they go away.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.But there's a kind of wonder in the stuff that gets edited away in the cords of life.
İnsan olmanın temel gerçeği, bazen benlik kavramı ortadan kayboluverir.It's just a basic fact about being human that sometimes the self seems to just melt away.
Bunlardan biri kayboldu.One of them is lost.
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Could it have gotten mixed up and gone somewhere else?
Nedir? Ne kayboldu?What is it?<Br>What disappeared?
Aktifin değerini azaltmak ne demektir, likiditenin kaybolması ne anlama gelir?What is a write-down, what does it mean when you don't have liquidity, in really tangible ways.
Bu kaybolur.This disappears.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.They can disappear and escape bullets.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.But all of the UVB, or nearly all of it, is dissipated through the thickness of the atmosphere.
Lütfen bayan, hayır teşekkür ederim. Kaybolmadık sadece geziniyorum...Missing out the cracks in the pavement
Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.Enoch walked with God, and he was not, for God took him.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.I have gone astray like a lost sheep. Seek your servant, for I don't forget your commandments.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.But he answered, "I wasn't sent to anyone but the lost sheep of the house of Israel."
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.for this, my son, was dead, and is alive again. He was lost, and is found.' They began to celebrate.
Nitekim İnsanoğlu, kaybolanı arayıp kurtarmak için geldi.››For the Son of Man came to seek and to save that which was lost."
O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. İsa ise gözlerinin önünden kayboldu.Their eyes were opened, and they recognized him, and he vanished out of their sight.
Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Onlar, kendilerini ziyana soktular ve uydurdukları şeyler, kendilerinden saptı (kaybolup gitti).Indeed they have caused themselves harm, and the lies they concocted did not help.
Biz toprakta kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız? dediler.But they say: "When we have mingled with the earth, shall we be created anew?"
Hayır, (tanrıları), onlardan kaybolup gittiler.In fact they strayed away from them.
Onlar ondan (hiçbir yere kaçıp) kaybolacak değillerdir.And will not be removed from it.
Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti.But when the star set, (Abraham) said: "I love not those that wane."
Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu?"When he reviewed the Tair, he said: "How is it I do not see Hud-hud? Is he absent?
Dediler ki: "Bizi bırakıp-kayboluverdiler.They will answer: "They have left us in the lurch and fled.
Hayır, onlar, kendilerinden kaybolup gittiler.In fact they strayed away from them.
Ve ondan ayrılıp-kaybolacak değildirler.And will not be removed from it.
İşte bunlar kendilerine yazık edenlerdir. Uydurdukları putlar da onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur.They are verily those who exceeded themselves, and the (gods) they invented abandoned them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kaybol ile cümle - Sayfa 17 - kaybol kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App