Çünkü çok boşluklu olduğundan, tüm gürültü kaybolacaktır, yani çok sessiz bir yoldur.Because it's very hollow, all the noise will disappear, so it's a very silent road.
Ve burada olduğu gibi, teker teker, tüm bu şirketler aniden kayboldular.And just like that, one by one, all of these companies suddenly disappeared.
Gördün mü, oğlum. Sonunda kaybolduk işte.Look here, my boy, we've lost our way.
Ve bütün bunlar kayboldu artık.And all this has been lost.
Önceki günün kaygıları sahiden kayboluyor gibiydi.And it really seemed like my concerns of the previous day vanishing.
O kadar kayboldum ki.I'm so lost.
Sonra da kayboldular.And then they were gone.
Ama sonra mantıklı olma durumu kayboluyor.But then the being sensible stopped.
Bir gün tatmiyle gözden kaybolmuş.Then one day he totally disappeared.
Temin hayalet hırsızın icabına baktım, sence şansımın kaybolmasından korkmalı mıyım ?I just got rid of the thief ghost, do I have to be scared of losing my luck
Yeni türler başarılı biçimde ortaya çıktılar, evrimleştiler ve kayboldular.Successions of new species emerged, evolved and became extinct.
Şimdi, gözden kaybol.NoW, you disappear.
Byung-hun nereye kaybolup duruyor?Where's Byung-hun always disappearing off to?
Ormanlar kayboluyor, artık yerlerinde çöller var.Forests disappearing, deserts where once there was forest.
Kaybolmasın diye, güvenli bir yerde saklıyordum.Hence, I've always cherished it; making sure I never lose it.
Sonra İndra gözden kayboldu.Then Indra disappeared. (Clap! Clap!)
Bu iki denklemi topladığımzda şu iki arkadaş ortadan kaybolacak. -And now if we add these two equations. These two guys are going to cancel out.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.And there'd also be an extinction event -- like fossils would suddenly disappear.
Kaybolmalar hem savaş döneminde hem de savaş sonrası dönemde oldu.Disappearance happening even during the war and after the war.
En son duyduğuma göre, 1 hafta önce birisinin Vavniya'da kaybolduğu.The latest I heard was one week before some body's gone missing in Vavniya.
Onların kayboluşından kısmen Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları sorumlu.To the certain extend LTTE maybe responsible for their missing.
Bazen bunun adam kaçırma mı olduğu yoksa sadece basitçe ortadan kaybolma mı olduğu bilinmiyor.Some time they don't know whether it is abduction. Simply peoples disappearance.
Hükümet, kaybolan insanlarla ilgili sorulara cevap verebilmek için sorumluluğu üstüne almalıdır.Government must take responsibility to give answer to these people.
Ama genellikle kaybolan insanlarla ilgili Hükümet'ten hiçbir cevap gelmiyor.Usually there is no answer about the missing people from the government.
Depresyon kendine olan saygının azalması, tamamen kaybolması ya da adalet arama durumudur.It's a low self-image, or no self-image, or looking for justice.
Bu testlerin tamamında birçok değer gecikmeden dolayı kayboldu.Those are all cases in which a lot of value is lost by delay and strikes.
Ve belki bu zamanla kaybolacak -- ama ben öyle düşünmüyorum.And that -- maybe it'll fade too with time -- but I don't think so.
Ve bu elektron ortadan kayboluyor.And that electron disappears.
Ve bu kaybolur kaybolmaz, daha üst yörüngelerden bir elektron gelip onun yerini alıyor.And as it disappears, an electron from a shell farther out jumps in and takes its place.
Ama bakın, insan sıcaklığı kaybolup gidiyor."But you see, the human touch, you see, it's disappearing.
Tamamen kayboldu.It's completely gone.
Yani ortadan kaybolucak.So it will disappear.
Tıkladığınızda görev kaybolacaktır.If you click on that, the task disappears.
Gözden kaybolarak yükseliyorI can see that everything around me
Hızla ortadan kayboldu.Gone very fast, disappeared.
Böylece çevresindekileri görebilir, ve daha sonra etrafındakilere benzeyip ve gözden kaybolabilir.So it can see its environment, and then it can mimic its environment and disappear.
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin."go not the way of the gentiles, but rather go to the lost sheep.
Eğer renk cildinizde kaybolursa mükemmel uymuş demektir.Eğer renk cildinizde kaybolursa mükemmel uymuş demektir.
Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.
İngilizcem kayboldu şöyle bir şey söyledim:I said something like,
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Well that fundamental sense of oneness is lost on us very quickly.
Kaybolma arzum halâ çok güçlüydü.My desire to disappear was still very powerful.
Schultz görüntüleri elde ettikten sonra, görüntüler kayboluyordu.Schultz's images disappeared soon after he had made them.
Ve tam bu anda, kusur bulan şeytan kaybolur.And in this moment, the nagging devil disappears.
Deprem!" diye bir mesaj gönderdi ve hemen sonra 25 dakika süreyle ortadan kayboldu."Whoa, earthquake," and then disappeared for 25 minutes.
Ve bunun en büyük göstergesi elbette, dillerin kaybolmasıdır.And the great indicator of that, of course, is language loss.
Ben yatakta izlemekte döndü, ama ortadan kaybolmuştu.I turned round from eyeing the bed, but he had disappeared.
Hayvanlar ortadan kayboldular.The animals are simply gone.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.But after seeing what I've seen, the truth is, they have not disappeared at all.
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.They say 10 years ago, a patient disappeared.
Bir şey kayboldu mu hep benden bilirler.They all point to me if anything goes missing.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.This is a scene at base camp, at one of the camps where some of the climbers were lost.
Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.That man disappeared right after the surgery... leaving behind the wife he claimed to love.
Kimse kaybolmamıştı fakat su yükselmeye devam ediyordu.No one was lost there. But the water continued to climb.
Arayüz kayboluyor.The interface just kind of disappears.
Yine, arayüz burada kayboluyor.Again, the interface just disappears here.
Arayüz hemen kayboluyor.The interface just disappears. I can switch to different data views.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy disappeared off of the top of the bunk bed and landed with this crash on the floor.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.It contained the priceless knowledge of the classical world which was fading in the West.
Bir yıl önce ortadan kayboldun.You disappeared a year ago.