kaybet ile cümle
kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama bir gün kaybettim.But I Iost it one day.
Kaybettiğim çakmağın ta kendisiydi.It was the one I Iost.
Ama içkili araba kullandığım için kaybettim.But I Iost it due to drinking and driving.
Bunu kaybetmeyi göze alamayız.We cannot afford to lose it.
Maalesef bir çok insan hayatını kaybetti.lots of people didn't make it. This is incredibly unfortunate.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.And he was beaten, starved, tortured -- lost all his teeth while in prison.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.We also find that people are more averse to losing than they are happy to gain.
Amerikalı kadın sevdiğini kaybetmiş Orta Doğu'da -- Irak ya da Afganistan'daAmerican woman who lost her loved one in the Middle East -- in Iraq or Afghanistan.
Sanırım bir şeyleri kaybettiğinde mutsuz oluyorsun... ...ama kötü şans dışında hiçbir şeyim olmadı.I guess you're unhappy when you lose something but I've never had anything except bad luck.
İzini kaybettim.I lose track.
Kaybetmeyi öğren yoksa kazanmayı bir hak gibi görürsün.Learn to lose or you'll take winning for granted.
Beni ayılttı, ve herşeyini kaybetti.He has sobered me up, and he has lost everything.
Sevdiğiniz birini kaybetmekten.Losing someone you love.
Bunu duymak güzel... ...bir kişiyi daha kaybettiğimi sanmıştım.That's good to hear, I thought I had lost someone on my side.
Baţlamadan önce açýklamama izin ver. Birlikte yolumuzu kaybettik, daha önemlisi kazandým.With you I lost way more than I ever gained
Bu nedenle, depresyon sadece kendine olan saygıyı kaybetmek değil, her şeyi kaybetmektir.Therefore depression is not only loss of self-image they have none.
Özsaygılarını kaybettiklerini anlatın.They don't have a self-image.
Fakat kaybettiler, değil mi?But they lose, right?
Marianne ayakkabısının topuğunu kaybetti.Marianne lost the heel on a shoe.
Topuğumu kaybettim.I lost a heel.
Bu kitap kesinlikle "değer kaybetme"nin tanımı.This book is the definition of a write-off.
Senin gibi genç birisi neden aşkını kaybetti?Why did you lose your love, young one?
Hepsini kaybetmesine rağmen hiç pişman olmadı.To have no regrets despite losing everything.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.To not regret loving despite losing everything.
Dedim ki, "Herhangi bir insan tepkisi için Tanrıya şükür, henüz kaybetmiş değiliz. "I say, 'Thank God for a human reaction, we haven't lost yet.'
Kaybetmeyeceğimiz ilk maçımızı oynuyor olduğumuzu düşünüyorduk.We thought we were on the road to our first game that wouldn't be a loss.
Hastanede çok fazla kilo kaybetmiştim.I'd lost so much weight in the hospital
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Because I've lost everything that I valued, everything that I'd worked towards.
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Isn't it weird that my 46-year-old husband is forever losing his keys?"
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?"Isn't it weird that my 47-year-old husband is forever losing the car?"
Ve bence kaybettiğimiz de bir zaman kavramı, bir kavram olgusu.But what we lose, I think, is an accurate -- a felt sense of the sky, a sense of context.
Ben 22 kişinin, insanlara yardım etmek için hayatlarını kaybettiğini öğrendim , Ve-I, you know, found out that 22 people lost their lives helping people. And -
Yemin ederim ki onlar hayatlarını boşuna kaybetmiyorlarI swear their lives won't be lost in vain
İnancımı kaybetmememin nedeniThat's why I won't lose faith
5.5 milyon hektarlık bir alanı sadece birkaç ay içinde kaybettik.We lost 5.5 million hectares in just a matter of a few months.
Tüm ürünleri kaybettik, hiçbir çocuk bir sene boyunca kilo alamadı.We lost all the crops. No children gained weight for over a year; they lost 12 IQ points.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.It was a disaster for orangutans and people.
Dikimde çalışacak o insanları kaybetmek istemedik.We didn't want to lose the people that are going to work in that plantation.
Türümüze olan inancımı kaybettim.I lost my faith in our species.
5 yaşına kadar ciğer kapasitenizin 1/3'ünü kaybettiniz.You've lost a third of your lung capacity by the age of five.
Adam seçimi kaybetti.He's out of office today.
Ancak buna giden yolu kaybettik.But we have lost the way.
Size söylemedikleri Letonya'nın %10 nüfusunu kaybettiği.What they don't tell you, is that Latvia lost 10% of its population.
Tapınağın sekreteri Ronald Stokes olay yerinde hayatını kaybetmişti.Temple secretary Ronald Stokes was dead at the scene.
" İşte kaybettiğimiz bir adam."That's one man that we lost.
Ancak bunun doğru olmadığını fark ettiğinde, kendine güvenini tamamen kaybetmişti."And when he found it differently, it just took all the wind out his sails."
Onun halkı, liderlerini kaybetmişti. Ve Amerikan hükümeti işte burada bir rol oynamıştı."His people had their leader cut down," and the U.S. government had been involved in doing that.
Ben, oğlumu kaybetmiş gibi hissettim.I felt I was losing a son.
Aslinda, Bati calisma ahlakini kaybetti.In fact, the West has lost its work ethic.
Ve bu Afganistan ve Irak'ta kaybettiğimiz şey.And this is what we've lost in Afghanistan and Iraq.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.When we feel fear and we fear loss we are capable of quite extraordinary things.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.They say they know where all of their satellites are and they didn't lose one.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Born blind: first failure.
Ne de olsa iki kere kaybettin, bu yüzden bu iyi olurdu.You are a double looser anyway, so it will be very good. (Laughter)
En büyük şansım ellerime bakıp ömrümün 10 yılını kaybettiğimi görmekti.The biggest change for me was looking down at my hands and seeing that I'd lost 10 years of my life.
Ama düzenli bir şekilde para kaybetmiyor olmalıyım yoksa iş batar.But I better not be loosing money on a continual basis or I'm called an out of business startup.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.On the other hand, my definition of self just lost a huge chunk of its credibility.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.For a start, we can think about all the times when we do lose ourselves.
Ve bu da umudunu kaybetmiş bir şiddet olacaktır.It will be despairing hostility.
Bu kaybetmedigim ailem.When I returned to work after six months
İlgili Sayfalar