Bruce Wayne, Batman olacak kişi, anne ve babasını Gotham şehrinde altı yaşında kaybediyor.Bruce Wayne, who becomes Batman, loses his parents at the age of six in Gotham City.
Bunu geçen hafta az daha kaybediyordum.I almost lost it this week.
Senin yüzünden her şeyimi kaybediyorum.Because of you, I stand to lose everything.
İnsanlar makinelere karşı yarışıyorlar ve çoğu, yarışı kaybediyor.People are racing against the machine, and many of them are losing that race.
Gazetecilere saldırıp hakaret eden Rama kontrolünü tamamen kaybediyor (video).Rama loses control at a new level, attacking and insulting journalists (video).
Biz, biz olma duygusunu kaybediyoruz.”We’re losing a sense of ourselves in Dar.
Miloşeviç ise siyasi cinayetlere karıştığı iddiaları nedeniyle popülerliğini kaybediyor.Milosevic is losing popularity due to his alleged involvement in political murders.
Pek çok ülke, kalifiye profesyonellerinin neredeyse yüzde 70’ini kaybediyor.Many countries experience emigration of up to 70% of their skilled professionals.
Sonuç olarak turistler, her yıl yüzbinlerce, hatta milyonlarca avro kaybediyorlar.As a result, tourists lose hundreds of thousands and even millions of euros yearly.
Yunanistan'da birçok mağaza bu yılbaşı kan kaybediyor [Reuters]Many shops in Greece are lacking customers this season. [Reuters]
KESH, üretilen enerjinin yaklaşık %8'ini nakilde yaşanan teknik sorunlar yüzünden kaybediyor.KESH's loses about 8% of the energy produced because of technical problems with transmission.
Fakat prosedürler üzerinden zengin olmak isteyen kişiler yüzünden kaybediyoruz." diyor.But we are losing because of those people who want to become rich through procedures," Beqiri says.
Ulusal para birimi dinar, yılın başından bu yana avro karşısında değer kaybediyor.The national currency, the dinar, has plummeted against the euro since the beginning of the year.
Türk Ordu Komutanı: Ülke Irak'ın Yeniden Yapılanmasında Söz Hakkını KaybediyorTurkish Military Chief: Country Losing Say in Iraqi Reconstruction
<SETimes: Batı Türkiye'yi kaybediyor olabilir mi?<SETimes: Is the West losing Turkey?
165 mph rüzgar tarafından tahrip olan Comfort Inn'de kaldı ve neredeyse hayatını kaybediyordu.His first-person account of surviving the storm was part of the Herald's Pulitzer winning entry.
Gücün var ama insanlığını kaybediyor gibisin.You have power but you seem to be losing humanity.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Die eine Mannschaft gewinnt so hoch wie die andere verliert.
Böylece diğer taraftan bu çocuklar bu statülerini kaybediyorlar ve bunun için bir yerliyle evleniyorlardı.Doch verlieren wiederum deren Kinder diesen Status, es sei denn, sie heiraten einen Status-Indianer.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.So verlor die Regierung die Unterstützung der armen Bevölkerungsschichten bald wieder.
Her şey ciddiyetini kaybediyor.Und alles ist ganz ernst gemeint.
Umudunu yavaş yavaş kaybediyordu.Elle perdait espoir petit à petit.
2 Aralık 1990 eşi Simone Cousteau kanser yüzünden hayatını kaybediyor.Le 2 décembre 1990, Simone Cousteau meurt d'un cancer.
Düzenli olarak her dolunay döneminde kontrolünü kaybediyor ve ürkünç bir şekilde uluyordu.Mais à chaque fois, il perdra le contrôle du système et deviendra fou.
Evlendikten 1 sene sonra oğlunu, annesini ve üvey annesini kaybediyor.Mais l'année suivante, il perd sa mère, sa femme et leur fils nouveau-né.
Komünistler kaybediyordu.Les communistes ont changé.
Manhattan savaşında hayatını kaybediyor.Il perd la vie à la bataille de Guadalete.
Mendilini her zaman kaybediyor.Siempre está perdiendo su pañuelo.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Los líderes alemanes estaban perdiendo la esperanza.
Son zamanlarda birçok insan işini kaybediyor.Últimamente mucha gente está perdiendo su trabajo.
Zaman kaybediyoruz.Estamos perdiendo el tiempo.
Kan kaybediyorsun.Estás perdiendo sangre.
Herkes para kaybediyor.Todo el mundo pierde dinero.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Uno vence y otro pierde.
Komünistler kaybediyordu.Los comuneros esperaron.
Komünistler kaybediyordu.I comunisti se ne andarono.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.Il suo governo perse però in breve tempo il sostegno internazionale.
Son olarak da rutubetten etkilenerek topraklaşıyor ve yanma özelliğini kaybediyordu.Alla fine il suo motore iniziò a fumare e sapevo di avere danneggiato la sua coda.
Neden ben kan kaybediyorum?Почему я истекаю кровью?
Kral kan kaybediyor!Король истекает кровью!
Bu nedenle grup ve Casablanca Records para kaybediyorlardı.Тем временем группа и Casablanca Records быстро теряли деньги.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.То что выигрывает один — теряет другой.
Komünistler kaybediyordu.Генералов разжаловали.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.يلعب حاليا منصب مهاجم.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.مره يهزم واحد وينتصر الآخر والعكس ..
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.انتبه لنفسك عندما تكون في نوبة من الهلع.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.بغدها، فقدت المدينة أهميتها الإسترتيجية وهجرت عام 1810.
Neredeyse bir gözünü kaybediyordu.كان على وشك أن يفقد عينه.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.No outono as árvores ficam amareladas e liberam suas folhas.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.Nessa época, o governo civil perdeu o controle da população.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.Atualmente defende o ASA.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Agora um julgamento é um combate em que um lado ganha e o outro lado perde.
Her şey ciddiyetini kaybediyor.Ocorre em todas as gravidades.
2 Aralık 1990 eşi Simone Cousteau kanser yüzünden hayatını kaybediyor.1 December 1990: zijn eerste vrouw Simone overlijdt aan kanker.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Vroeg in de lente kleuren de bladeren van de bomen donkergeel en vallen ze uit.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Slechts enkelen winnen, maar de meesten verliezen.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.Hij wacht nu op een leger.
Bu hastalığa yakalananların birçoğu hayatını kaybediyor.Deze ziekte schijnt veel koeien het leven te kosten.
O, cep telefonunu hep kaybediyor.Hij verliest altijd zijn gsm.
Sürekli mendilini kaybediyor.Ze verliest altijd opnieuw haar zakdoek.