Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybediyor ile cümle

kaybediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kan kaybediyorum.Ik ben aan het bloeden.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Wiadomo było, że jedna ze stron zyska, a inna straci.
Komünistler kaybediyordu.Biali Amerykanie przegrywają.
Bu nedenle grup ve Casablanca Records para kaybediyorlardı.Samtidigt förlorade både bandet och Casablanca snabbt pengar.
Komünistler kaybediyordu.Kommunisterna förlorar stort.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.При грі на одному можна виграти, на іншому — програти.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.З цього моменту організація стала швидко втрачати підтримку.
O, zaman kaybediyor.Він марнує час.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.Autoritativní režim rychle ztrácel podporu obyvatel.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.V současnosti plní roli hráčského agenta.
Komünistler kaybediyordu."Američané prohráli.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Unii câștigă, alții pierd.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Toamna, planta, face fructe roșii, iar frunzele își schimbă culoarea în roșu.
Komünistler kaybediyordu.A tábornokok veszítenek.
Daha önce pek çok kez maç puanı kazandığımda her zaman maçı kaybediyordum.Sokszor kellett veszítenem, hogy legyőzzem magam.
2 Aralık 1990 eşi Simone Cousteau kanser yüzünden hayatını kaybediyor.1990. december 1-jén felesége, Simone meghalt rákbetegségben.
Manhattan savaşında hayatını kaybediyor.A mohácsi csatában vesztette életét.
Makineli tüfeği kullanan onbaşı vurulup hayatını kaybediyor.A lezuhant gép pilótája és fedélzeti lövésze életét vesztette.
Evlendikten 1 sene sonra oğlunu, annesini ve üvey annesini kaybediyor.A következő évben elveszti a féltestvérét és az édesanyját.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.Hän on tällä hetkellä vapaa agentti.
Komünistler kaybediyordu.Kommunistiset ryhmät lakkautettiin.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Η μία ομάδα επιτίθεται, η άλλη αμύνεται.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Το φθινόπωρο τα φύλλα του αλλάζουν χρώμα και από πράσινα γίνονται χρυσαφιά.
Her şey ciddiyetini kaybediyor.Η κατάσταση γίνεται σοβαρή..
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Fortet mistede efterhånden sin strategiske betydning og det blev revet ned i 1810.
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.Tag ikke tilfældig modgang alt for alvorligt.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Om efteråret skifter dette træs blade fra gult til en bleg lyslilla.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Over tid mistet fortet sin strategiske betydning, og ble revet i 1810.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Det logiske utfallet av dette er at en part vinner og en annen taper.
Kartveli nüfusu, kendi etnik ve kültürel çehresini giderek kaybediyordu.Det franske folk begynte å føle stolthet over sin kultur og etnisitet.
"Kiraz Mevsimi neden kan kaybediyor?"."Korvet Itu Akhirnya Jadi KRI".
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Pháo đài dần dần mất ý nghĩa chiến lược và bị phá hủy năm 1810.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Trong mùa thu, cây cối bắt đầu ngả sang màu vàng và rụng lá.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.Một nhân viên quen thuộc bây giờ xuất hiện.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.こうした中で自衛は急速に国民の支持を失っていった。
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.秋には葉は黄色く色づき、褐色の冬芽を残して落葉する。
Komünistler kaybediyordu.共産党が敗訴した。
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.ここで1チームが敗退。
Akış, yüksek kuvvet ve hareketlere karşı sanki katı bir tepeyi tırmanmaya çalışıyordu ve enerji kaybediyordu.俗好武習戰,高尚氣力,其升山赴險,抵突叢棘。
Komünistler kaybediyordu.הפופוליסטים התפלגו.
Bu sırada bir ajanı kaybediyoruz.בתקופה זו ניצל מרעידת אדמה.
Bu nedenle grup ve Casablanca Records para kaybediyorlardı.Междувременно групата и Casablanca Records бързо губят пари.
Komünistler kaybediyordu.Комунистите бяха ужасни.
Her şey ciddiyetini kaybediyor.Ne shvaća ozbiljnost situacije.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Fortas prarado savo strateginę vertę ir buvo nugriautas 1810 metais.
Bu hastalığa yakalananların birçoğu hayatını kaybediyor.Nuo šio susirgimo žuvo keliolika žmonių.
- A.J., aşağıda sıkıştı. Onu kaybediyoruz.Tovább terjed!
- A.J., aşağıda sıkıştı. Onu kaybediyoruz.Губим контрол над пожара!
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.'Aber wir haben angefangen zu bohren.'
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.Mindjárt megszakad.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Andelen är fortfarande för hög - fortfarande för många människor som förlorar sina liv i onödan.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Bây giờ, tỷ lệ là vẫn còn quá cao - vẫn còn quá nhiều người mất mạng sống một cách không cần thiết.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Het zijn nog steeds teveel mensen die onnodig hun leven verliezen.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Il tasso è ancora troppo alto -- sono ancora troppe le persone che perdono la vita senza motivo.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.현재, 여전히 수치는 매우 높습니다. 여전히 너무 많은 이들이 쓸데없이 그들의 삶을 잃고 있습니다.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.La tasa es aún muy alta, todavía hay demasiadas personas que mueren sin necesidad.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Maintenant, le taux est encore trop élevé -- encore trop de gens perdent la vie inutilement.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Numărul e încă prea mare -- prea mulți oameni își pierd viețile inutil.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Nun, dieser Wert ist immer noch zu hoch - immer noch verlieren zu viele Menschen unnötig ihr Leben.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.To procento je stále příliš vysoké - stále příliš mnoho lidí zbytečně ztrácí své životy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod