kaybı ile cümle
kaybı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sonuçta oluşan sinyal gücü kaybına “gap loss” adı verilir.Η απώλεια του λειτουργικού αντιγράφου ονομάζεται απώλεια ετεροζυγωτίας.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Ο τοπικός στρατός κάνει λόγο για υπερβολικό αριθμό θυμάτων.
Bu da verimlilik kaybına dönüşebilir.Αυτό μπορεί να μεταφραστεί σε απώλεια παραγωγικότητας.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Οι ημικρανίες αποτελούν σημαντική αιτία για αυξημένα ιατρικά έξοδα και απώλεια παραγωγικότητας.
Global amnezi, tam hafıza kaybıdır.Αμνησία είναι η απώλεια μνήμης.
Resmi rakamlara göre Kızılordunun kaybı ise 527 ölü ve 3285 yaralıdır.Den Røde Hærs officielle tabstal var 527 omkomne og 3285 sårede.
Sovyet Hava Kuvvetleri'nin Kiev üzerindeki uçak kaybı ise 1.561'dir.Det sovjetiske luftvåben mistede 1.561 fly ved Kijev.
Mensturasyon sırasında ortalama kan kaybı 35 ml'dir ve 10 ilâ 80 arası normal kabul edilir.Det gennemsnitlige blodtab under menstruation er 35 milliliter men alt mellem 10–80 ml er normalt.
Türkler'in ise savaş gemisi kaybı yoktu.Briterne mistede ikke et eneste krigsskib.
Kabilesinin bir üyesinin kaybı zaten yeterli değil mi?Er de ofre for en stammefejde?
Toplam savaş kaybı, 1939-45'te Sovyetler Birliği tarafından eklenmiş toprakları kapsar.Disse tab er for hele det sovjetiske territorium, herunder områder der blev annekteret i 1939-40.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Tilpasning kan forårsage enten gevinsten af en ny funktion, eller tabet af en nedarvet egenskab.
Can kaybı olmadı.Det skete uden tab af liv.
Kilo kaybı sağlayan bir diyabet diyeti önemlidir.Diabeteskost, som fremmer vægttab, er vigtigt.
Hiç değilse yeterince eğlendiren bir bölümdü ve izleyenler için tam olarak bir zaman kaybı değildi." dedi.Det var trods alt en god periode, men også en meget hård periode, som jeg ikke vil have undværet."
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Der sker ingen personskader, men en del materielle skader.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Antal dræbte er omdiskuteret.
Kaliforniya Gönüllüleri bu ilk saldırıda doğrudan savaşla ilgili olarak en acı kaybı yaşamışlardır.Louisiana Native Guard døde heltemodigt i dette første angreb.
Bunun anlamı; eğer iletkendeki akım 2 katına çıkarsa güç kaybı 4 kat artacaktır.Det betyder, at hvis afstanden fordobles, falder lysstyrken til en fjerdedel.
Osmanlıların kaybı daha az olmakla birlikte bilinmemektedir.Derimod er de svenske tab ikke kendte.
Cüce suaygırlarının nesli, habitat kaybından ve kaçak avcılardan dolayı tehlikededir.Underarten uddøde som følge af tabt habitat og jagt.
Kütle kaybının karşılığı enerjinin büyüklüğü Einstein'in ünlü E = mc² formülüyle rahatlıkla hesaplanabilir.Den frigjorte energi svarede til det beregnede massetab ifølge Einsteins berømte ligning E=mc².
Prusyalılar en çok kaybı Chassepot ateşi altında, Fransızlar ise Krupp top mermilerine karşı vermişti.Skuldre: Under Franky kamp mod Fukuro, så man at Frankys skuldre også er blevet modificeret med kanoner.
Bu da başka görevler de yapmak zorunda olan programlar için zaman kaybı olurdu.Derudover har de også begrænsede funktioner i forhold til de programmer man betaler for.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Ingen drepte, men store materielle skader.
Türkler'in ise savaş gemisi kaybı yoktu.Britene tapte ikke ett eneste kampskip.
Yangında can kaybı olmadı.Det gikk ingen menneskeliv tapt i brannene.
Kazada can kaybı yaşanmadı.Ingen menneskeliv gikk tapt i ulykken.
15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.Ofte mistes bevisstheten innen 15 minutter.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.De franske hugenottene lå dårlig an og led store tap.
Habitat kaybı tehdidi altındadır.Den er truet av habitat-tap.
Bu olay havacılık tarihinde en çok can kaybı olan kazadır.Denne ulykken var den verste katastrofe i form av tap av liv.
Örneğin sel sırasında can ve mal kaybı meydana gelmektedir.Ved sikring skal gevinst og tap resultatføres i samme periode.
Saldırıda can kaybı veya yaralanan olmadı.Kapringen resulterte ikke i noen dødsfall eller skader.
Bilinç kaybı, çok sık karşılaşılan bir durumdur.Slik tab completion er ofte tilgjengelig.
Böylece bu değişimin kan kaybına neden olmadan atlatılmasını sağlamış oldu.Jeg skal sletes ikke nekte det ble altfor stort blodtap.
Özellikle erken dönemde kilo kaybı.Og da spesielt fra de tidligste kontingentene.
Bebeklerin bir kısmında kusma ve kötü beslenme nedeniyle kilo kaybı görülebilir.Alle kan kjenne på følelsen, for eksempel ved bedervet mat.
İspanya'ya, uzun vadede kolonilerin kaybına yol açtı.Dette utsatte den spanske kolonisering i flere årtier.
Bu alandaki enerji ışıma yapmaz fakat bazı ışıma kaybı meydana getirir.Ikke bare fører dette til forstyrrelser på nettet, det fører også til stor oppvarming i motoren.
En fazla işçi kaybının yaşandığı faciaya doğru gidiyoruz..."«Kommer lønnsnivået for den vanlige arbeider til å stige...?»
Can kaybının olmadığı depremde önemli bir maddi hasar yaşanmadı.Til tross for store materielle skader ble ingen fysisk skadet i ulykken.
Sezaryen doğumlarda vajinal doğumlara oranla kan kaybı daha yüksektir.Hos for tidlig fødte varer gulsotten lenger.
Duyma kaybı olan insanlar için daha kaliteli bir yaşam koşullarını ve eşit hakları savunmaktadır.Et fokusområde er å sikre like muligheter og vilkår for borgere med et handicap.
Can kaybı olmadı.Ingen liv gikk tapt.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Tak lama setelah kalah di pengadilan, Napster ditutup untuk mematuhi perintah pengadilan.
Marx'ın babası Mayıs 1838'de öldü; bu aile için ciddi bir gelir kaybı anlamına da geliyordu.Ayah Marx meninggal pada mei 1838, menimbulkan penurunan pemasukan untuk keluarganya.
Bu, Birleşik Devletler'deki işgücü kaybının %40'na tekabül eder.Ini berarti 40% dari total waktu kerja yang hilang di Amerika Serikat.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Tingkat sel darah merah rendah bisa terjadi akibat kekurangan darah.
Hayvanlardaki genetik çeşitlilik kaybının güncel nedenleri araştırılmış ve tespit edilmiştir.Sebab-sebab hilangnya keanekaragaman genetika pada hewan juga telah dikaji dan diidentifikasi.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Batuk-batuk hebat dapat menyebabkan retak tulang iga atau kehilangan kesadaran secara singkat.
Egzersiz, kilo kaybı ve alkol alımının azaltılması da tansiyonu düşürmeye yardımcı olmaktadır.Olah Raga, penurunan berat badan dan menurunkan asupan alkohol juga membantu menurunkan tekanan darah.
Ürün kaybına sebep olurlar.Hal ini akan menyebabkan kehilangan kualitas produk.
Buna karşın KOAH sebepli işlev kaybıyla yaşanan yıl sayısı arttı.Namun, jumlah keseluruhan tahun hidup dengan kecacatan dari COPD meningkat.
Kilo kaybı sağlayan bir diyabet diyeti önemlidir.Diet diabetes yang bertujuan untuk menurunkan berat badan juga penting.
Diğer tehditler arasında doğal yaşam alanı kaybı ve yerel halk ile olan çıkar çatışmaları sayılabilir.Ancaman lain adalah kehancuran habitat dan konflik dengan penduduk setempat.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Kurangi beban memori jangka pendek.
Bulaşıcı gastroenterit koronavirüs (TGEV) domuzlarda ortaya çıkar ve kusma, ishal ve su kaybına neden olur.Koronavirus gastroenteritis menular(TGEV) yang terjadi pada babi mengakibatkan muntah, diare dan dehidrasi.
Yangında can kaybı olmadı.Tidak ada korban jiwa dalam kebakaran tersebut.
Kas fonksiyonu kaybı ilerleyicidir.Jadi, pertumbuhan ekonomi kecamatan berjalan optimal.
İlgili Sayfalar