kaybı ile cümle
kaybı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hastalarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ağırlık kaybı görülebilir.Tubo de alimentação pode ser necessário em mulheres que estão a perder peso.
Bu, Birleşik Devletler'deki işgücü kaybının %40'na tekabül eder.Só a constipação é responsável por 40% do tempo de trabalho perdido nos Estados Unidos.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.Nestes locais foram registrados até 75% das fatalidades desta guerra.
Bunun anlamı; eğer iletkendeki akım 2 katına çıkarsa güç kaybı 4 kat artacaktır.Isto significa que se a velocidade de um veículo dobrar, ele tem quatro vezes mais energia.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Não causou mortos, mas os danos materiais foram grandes.
Az bir performans kaybı olmasını sağlar.Todas essas desvantagens geram uma baixa performance.
Bu kritik açı geçildiğinde tutunma kaybı gerçekleşir.Caso esse limite seja ultrapassado, irá acontecer a perda de consciência.
Dolaylı masraflar yaklaşık 15 milyar dolar tutmakta ve bunun en büyük kısmını işgücü kaybı oluşturmaktadır.O orçamento operacional anual é 15 milhões de dólares, sendo a maior parte dele de concessões.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Partindo-se de 16 horas com 80 dB, você pode calcular o quanto poderá ser prejudicial.
Egzersiz, kilo kaybı ve alkol alımının azaltılması da tansiyonu düşürmeye yardımcı olmaktadır.O exercício físico e evitar consumo de grandes quantidades de álcool pode também prevenir a condição.
Adamın kısa süreli hafıza kaybına uğradığını öğrenir.Como resultado, ele teve uma perda temporária da memória de curto prazo.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.As vogais átonas orais /i/ e /u/ desaparecem frequentemente.
Bu virüsler bitkilerde verim kaybına neden olurlar ancak bunlarla mücadele ekonomik değildir.Esses cemitérios aparentemente promovem a igualdade entre os homens, sem discriminação econômica.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Pode ocorrer anemia devido à perda de sangue.
Hastalığı boyunca, bilinç kaybı yaşadığı ve gittikçe kötüleşen nöbetlere tutulur.Todo este trabalhou minou a sua saúde, cada vez mais enfraquecido pela diabetes.
Bu dokümanların ışığında Hitit devletinin bu dönemde önemli bir toprak kaybına uğradığı düşünülmektedir.Graças a seu desempenho, este hidroavião ganhou status de verdadeira lenda em sua época.
Ağırlık kaybı % 4-15 olur.A sua dureza é de 4 a 5.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Outra razão racional é a possibilidade de problemas de saúde e enormes despesas médicas.
Şiddetli bir sıvı kaybı endişesi olduğunda, elektrolitler ve böbrek fonksiyonu da kontrol edilmelidir.Caso haja suspeitas de desidratação severa, devem ser analisados os níveis de eletrólitos e de creatinina.
Cooper eşleri yığını bu sebepten dolayı bir süperakışkandır, elektron kaybı olmadan hareket edebilir.Concluindo que o par de Cooper é um superfluido, significando que pode fluir sem dissipação de energia.
Ancak sayısal algılayıcılarda "aşırı ışık yanması" dolayısıyla detayların kaybı keskin olabilir.Neste caso, para chamar esta iluminação "inteligente" pode ser a fonte de muita confusão.
Jamil işitme kaybı ve labirentit ile doğdu bu nedenle kulaklarıyla ilgili birçok operasyon geçirdi.Nasceu com perda auditiva congênita e labirintite, e passou por várias operações para corrigir.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Na realidade, porém, não existe quase nenhuma área do cérebro que pode ser danificada sem perda de funções.
1960-1999 yılları arasındaki süreçte kırsal kesim illerinden on beşi nüfus kaybı yaşamıştır.Total crime per capita é 10º entre os 60 países.
Veri bütünlüğü bir veri kaybı şekli olan veri bozulmasının, tersidir.A integridade dos dados é o oposto da decomposição dos dados, que é uma forma de perda de dados.
Marx'ın babası Mayıs 1838'de öldü; bu aile için ciddi bir gelir kaybı anlamına da geliyordu.O pai de Joshua morreu em 1848, deixando então uma grande herança.
Takip eden olaylarda, çok sayıda can ve mal kaybı oluştu.No caso dos muras, o desejo por liberdade custou muitas vidas e sofrimentos.
Habitat kaybından dolayı tehdit altındadırlar. ^ www.turkherptil.orgEsta espécie está ameaçada por perda de habitat. (em inglês) www.birdlife.org
Bu, Birleşik Devletler'deki işgücü kaybının %40'na tekabül eder.Dit vertegenwoordigt 40% van de verloren werktijd in de Verenigde Staten.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Een adaptatie kan zowel de ontwikkeling van een nieuwe eigenschap als het verlies van een oude zijn.
Kanlı Pazar (1900), İkinci Boer Savaşı sırasında 18 Şubat 1900 tarihinde en büyük kaybın yaşandığı gün.Bloedige Zondag (1900), tijdens de Tweede Boerenoorlog op 18 februari 1900.
Tüpler ve Borularda Basınç Kaybı Hesaplamaları İçin Web UygulamalarıWebapplicatie met drukval berekeningen voor buizen en leidingen
Sonunda K birliğine destek ulaştığında birlik 18 adama düşmüştü, birliğin toplam kaybı 157 idi.Toen de versterkingen arriveerden, was de compagnie gereduceerd tot 18 man - ze telden 157 slachtoffers.
Günlük saç kaybı 100'e kadar çıkabilir.De halveringstijd kan hierdoor oplopen tot 100 uur.
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.Habitatverlies vormt de voornaamste bedreiging.
Buna rağmen fazla nüfus kaybı olmamıştır.Toch was er daar binnen aan mensen bepaald geen gebrek.
Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur.Hierdoor treedt er vaak bewustzijnsverlies op.
Aksi takdirde hareket kaybı veya israf vardır.In de eerste plaats moet er een verduistering of verspilling plaatsvinden.
Fransa'nın Cezayir Savaşı'nın sona ermesinden bu yana en ağır askerî kaybıdır.Het was de dodelijkste aanslag tot dan toe in Frankrijk sinds de Algerijnse Oorlog.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.Voor de Fransen kwam het aan als een enorme nederlaag.
Ali de bu yüzden kan kaybından ölür.Vervolgens valt hij flauw door bloedverlies.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.In detectiveschrijfster Ariadne Oliver kon Agatha Christie veel van haar eigen ervaringen kwijt.
Kas fonksiyonu kaybı ilerleyicidir.De voltooiing van de dodentempel van Menkaura.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Over het aantal slachtoffers bestaat discussie.
Sonuç olarak önemli bir miktarda gelir kaybı yaşanmaktadır.Er komt zelfs een aanzienlijk bedrag retour.
Bu toprak kaybından sonra bölgede yaşayan birçok Fin, toprağını terk etti.Na deze ontginning ontstonden tal van veenplassen in het gebied.
Alopesi totalis Alopesi areata'nın baştaki saç bütünüyle kaybının olduğu dönemidir.Haaruitval of alopecie is het bovenmatig verliezen van hoofdharen.
Üstüne üstlük, fazla miktarda asker kaybı yaşadılar.Hierbij verloor hij veel soldaten.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Hierdoor was het makkelijk om Napster stop te zetten na een rechtszaak.
Atom bombası binlerce sivilin kaybına neden olmuştur.De mijn maakte veel burgerslachtoffers.
Yangında can kaybı olmadı.Er vielen geen doden ten gevolge van de brand.
Bir arkadaşına göre, "Eşinin kaybı onun için üzücü bir darbeydi.Zijn dood werd door zijn vrouw als een heel zwaar verlies beschouwd.
Görme kaybı ortalama olarak 75 yaşında ortaya çıkmaktadır.De verwachting is dat dit gemiddeld eenmaal in 75 jaar zal gebeuren.
Özellikle erken dönemde kilo kaybı.Vooral in de begintijd was het sappelen.
9 bin 500 asker kaybına karşı 60 bin Türk askerini esir aldılar.De Ierse immigranten verloren 540 mannen voor ze zich mochten terugtrekken.
Belçika'nın kaybına karşılık, Venedik Cumhuriyeti toprakları, Avusturya ile Fransa arasında bölüşüyordu.De Republiek Venetië wordt opgeheven en haar grondgebied verdeeld tussen Oostenrijk en Frankrijk.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk insan kaybıydı.Hiermee was de eerste mens in de ruimte een feit.
Klinik depresyonun belirtilerinden biri de heves kaybıdır.Avolitie is tevens een kenmerk van klinische depressie.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Er vallen geen doden maar de schade is aanzienlijk.
Ağırlık kaybı % 4-15 olur.De hardheid is 4 tot 4,5.
İlgili Sayfalar