kaybı ile cümle
kaybı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hafıza kaybına uğramıştır.У неё потеря памяти.
Resmi rakamlara göre Kızılordunun kaybı ise 527 ölü ve 3285 yaralıdır.По данным советских источников, штурмующие потеряли 527 человек убитыми и 3285 ранеными.
Bu olay havacılık tarihinde en çok can kaybı olan kazadır.По числу жертв эта катастрофа стала самым тяжёлым происшествием за всю историю воздухоплавания.
Biliç kaybına yol açan hipoglisemiye ağır hipoglisemi denir.Ввёл в научный обиход термин гидроархеология.
Çoğuna göre, grubun Alan Wilder'ın 1995'teki kaybından sonra tekrar kendini bulmuştu.Это был последний релиз перед тем, как Алан Уайлдер покинул группу в 1995 году.
İsrail paraşütçü taburunun komutanı Albay Yoav Shaham İsrail tarafının kaybıydı.Новым главой Генштаба армии Израиля стал генерал-десантник Авив Кохави.
Bu sayede ağırlık transferinden kaynaklanacak yol tutuş kaybı minimuma indirilmiştir.В результате смещение оружия, вызванное работой автоматики, получается минимальным.
15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.Tравма головы с потерей сознания более чем на 15 секунд в анамнезе.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.Французы понесли тяжёлые потери, а потери американцев были незначительны.
Bu yöntemde kısa sürede güçlü kan kaybına bağlı olarak insan ölür.В таком случае смерть от потери крови наступала очень нескоро.
Şiddetli bir sıvı kaybı endişesi olduğunda, elektrolitler ve böbrek fonksiyonu da kontrol edilmelidir.При приёме хлорпромазина следует контролировать функцию печени и почек.
Tüm bunlar yoğun miyelin yıkımı ve miyelin kaybını doğrular.Это приводит к агрегации и дезагрегации казеиновых мицелл и потере ими стабильности.
Bu durumda genellikle herhangi bir anlam kaybı söz konusu olmaz.А в воздействиях, как правило, недостатка нет.
Pfeiffer sendromlu çocukların yarısında işitme kaybı ve daha sıklıkla dental problemler görülmektedir.Около 50 процентов детей с синдромом Пфайффера теряют слух и имеют проблемы с зубами.
Denize dökülen yolcular kurtarıldı, can kaybı olmadı.Пассажиров удалось эвакуировать, жертв не было.
Sonuç olarak önemli bir miktarda gelir kaybı yaşanmaktadır.В результате он рисковал потерей серьёзных сумм.
Türkler'in ise savaş gemisi kaybı yoktu.Союзники не потеряли ни одного корабля.
Ağır can kaybı ile gemi hızlıca battı.От преследования лодка оторвалась быстро.
Bunca Osmanlı kaybına karşın Avusturya-Rus ordusunun kaybı 500 ile 700 askeri geçmemektedir.Потери русско-австрийских войск не превышали 500 человек убитыми.
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.حدوث أي فقدان في اللغة أو المهارات الاجتماعية في أي عمر.
Marx'ın babası Mayıs 1838'de öldü; bu aile için ciddi bir gelir kaybı anlamına da geliyordu.توفى والد ماركس في مايو 1838، مما تسبب في تلاشي دخل العائلة.
1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı.في عام 1889، وفي سن الرابعة والأربعين، عانى من انهيار وفقدان لكامل قواه العقلية.
Başka bir vatandaşlığın otomatik olarak edinimi veya kaybı Türk vatandaşlığı statüsünü etkilemez.ولا يؤثر اكتساب الجنسية الأجنبية (أو الاحتفاظ بها) تلقائيا على الجنسية التركية.
İlk önce kaybı/atığı azalt.التخلص من القمامة أول بأول .
1955'te eşi Adnan Bey'in kaybı ile sarsıldı.وفي عام 1955، تأثرت بفقد زوجها عدنان بك.
Tüm personel kaybı 10 subay ve 25 erdi.فقد جميع العاملين و10 من الظباط وأتي 25 .
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.قد يؤدي السعال القوي إلى كسور في الأضلاع أو فقدان وجيز للوعي.
Bu da başka görevler de yapmak zorunda olan programlar için zaman kaybı olurdu.كما يوجد العديد من البرامج الأخرى التي لها إمكانيات جدولة المهام.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.التكيف قد يتسبب إما باكتساب خصائص جديدة أو بفقدان خصائص سلفية.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.للتأهل للألعاب ، يجب أن يعاني الرياضيون من ضعف في السمع لا يقل عن 55 ديسيبل في "أذنهم الفضلى".
Hindistan'da Dekkan'da 1702-04 arasındaki kıtlık 2 milyonu aşkın can kaybına yol açmıştır.وتسببت المجاعة في ديكان في مقتل ما لا يقل عن مليوني شخص في 1702-1704.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.يمكن أن تسبب العديد من الأمراض العصبية التنكسية فقدان الذاكرة.
Kilo kaybı, kas güçsüzlüğü ve diğer hastalıkların varlığı da hesaba katılmalıdır.كما يجب وضع نقص الوزن وضعف العضلات، وكذلك وجود أمراض أخرى، في الاعتبار.
Periodontal hastalık ve diş kaybı, erkek hastalarda artmış kanser riskiyle bağlantılıdır.ترتبط أمراض دواعم السّن وفقدان الأسنان، مع زيادة خطر الإصابة بالسرطان وخاصة للمرضى الذكور.
Shinigami güçlerinin kaybı "Mugetsu" tekniğinin sonrasında gerçekleşmiştir.تغيرت تقنيات العلم المجنون أيضا بعد هيروشيما.
En ağır kaybı bombardıman filoları almıştır, 480 uçaktan 232'si kaybedilmiştir.تلقى الـ"Kampfwaffe" أو سلاح المقنبلات الألماني ضربة موجعة بتقلص أسطوله إلى 232 طائرة من أصل 480.
Hafıza kaybına uğramıştır.فقدان الذاكرة.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Tablo dalgınlık veya bilinç kaybına kadar gidebilir.كما لن يفقد سعادته في حالة ذهاب العقل أو الوعي.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.جزء كبير من الزخم الزاوي للنجم يتبدد كنتيجة لفقد الكتلة من خلال الرياح النجمية.
Akşamcılık 20. yüzyılın başlarında ise nitelik kaybıyla değişime uğradı.في بدايات القرن العشرين تضائلت شهرتها.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.بالإضافة إلى ذلك، زعم ميريديث أن 2500 من الطيور الجريحة قد توفيت نتيجة للإصابات التي أصيبوا بها.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.كانت المشاركة الفرنسية حاسمة، لكن فرنسا حققت مكاسب قليلة وتكبدت ديوناً كبيرة.
Can kaybı olmadı.ولم تقع خسائر في الأرواح.
Hastalık, ağrıya, diş kaybına ve enfeksiyona yol açabilir.يمكن أن يؤدي هذا المرض إلى آلام و قد يؤدي إلى فقدان السن و حدوث عدوى.
Optik siniri hasarı genellikle kalıcı görme kaybına yol açar.يسبب هذا المرض فقدان البصر شبه كلياً في غالب الأحيان.
Düşük sıcaklıklarda kapasite kaybına eğilim gösterir.ويبدو هنا أن الحرارة المنخفضة ليس لها تأثير على السكون.
Duyma kaybı ilk olarak yüksek frekanslı sesler üzerinde etkilidir. ^ Pilhofer, Michael (2007).مجال التردد طول موجة تردد طبيعي سرعة الضوء Pilhofer، Michael (2007).
Bazıları ise Yahudileri bu talihsizlik ve genel olarak Suriye'nin kaybından sorumlu tuttu.Alguns capturaram judeus por esta desgraça e pela perda de Síria em geral.
Karl trenden ayrılır, ama diğerleri rejenerasyon sonrası hafıza kaybı yaşayan Doktor ile kalır.Karl sai, mas os outros seguem a Doutora, que sofre de amnésia pós-regenerativa.
Mesembria'nın kaybına rağmen, Bizanslılar barış yapmakta isteksizlerdi.Apesar da perda da Mesembria, os bizantinos não estavam dispostos a firmar paz.
Kilo kaybı, kas güçsüzlüğü ve diğer hastalıkların varlığı da hesaba katılmalıdır.Recomenda ainda que sejam tidas em conta a perda de peso, a fraqueza muscular e a presença de outras doenças.
Buna rağmen fazla nüfus kaybı olmamıştır.No entanto, parece não ter havido perdas humanas a lamentar.
2001 Noel'inde, ABD'de 4 milyar dolarlık bir ekonomik verim kaybı olduğu tahmin edilmektedir.Estima-se que em 2001, o natal resultou em um peso-morto de cerca de US$ 4 bilhões só nos Estados Unidos.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.Para participar nos Jogos, os atletas devem ter perdido 55 décibeis no seu "ouvido melhor".
Ruslar 100 kadar asker kayıp verirken, müttefikler 500 asker kaybı vermişlerdir.As baixas russas estimam-se em 100 soldados, e os aliados perderam 5 vezes mais.
Güç kesme kesilmeleri güç kaybı olduğunu ya da olacağını belirtir.Uma interrupção power-off prevê ou requer uma perda de poder.
Kilo kaybı sağlayan bir diyabet diyeti önemlidir.É importante também uma dieta diabética que permita perder peso.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Muitas doenças neurodegenerativas podem causar perda de memória.
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.A destruição do habitat é a maior ameaça.
İlgili Sayfalar