kaybı ile cümle

kaybı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna karşılık sol partiler yarı yarıya milletvekili kaybı yaşadılar.Lamentablemente, los aurinegros perdieron por penales aquel partido.
İlerleyen yıllarda Valens bu askerî insan gücü kaybını hissetmiştir.Valente sentiría esta pérdida de mano de obra militar en los años siguientes.
"Deprem, Peru'nun kaybını ve kızgınlığını gösteriyor".«Paro total, indignación y luto en Navarra».
Bu da verimlilik kaybına dönüşebilir.Al contrario, puede perjudicar la eficacia.
Yararsız, boşu boşuna zaman kaybı yaratan işlerle uğraşmak anlamına gelir.Lo recomendable es el trabajo minucioso sin pérdida de tiempo.
Arazi kaybı ile birlikte yiyecek kaynaklarının da yok edilmesi yerli yaşamını tehdit eder duruma gelmiştir.La destrucción de su hábitat para tierras de cultivo de arroz también amenaza su existencia.
Su kaybına karşı özel yapılar oluşturmuşlardır.Especializaciones para la conservación de agua.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.Al adentrarse en Birthright sufrió de una pérdida temporal de memoria.
Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.Guardare le foto dei propri amici su Facebook è solo una perdita di tempo.
O tamamen zaman kaybı.Questa è una pura perdita di tempo.
Tom onun zaman kaybı olduğunu düşünüyor.Tom pensa che sia una perdita di tempo.
Onun zaman kaybı olacağından korkuyorum.Ho paura che sia una perdita di tempo.
Baltık Denizi'ne olan tek erişiminin kaybı, Litvanya ekonomisine büyük darbe vurdu.La perdita del suo unico accesso al Mar Baltico fu un duro colpo per l'economia lituana.
Daha sonra babası vefat edince büyük bir futbol kaybı yaşadı.Quando il padre morì, vi fu una lotta per la successione.
Kilo kaybı sağlayan bir diyabet diyeti önemlidir.Nei diabetici, una dieta che promuove la perdita di peso è importante.
Pfeiffer sendromlu çocukların yarısında işitme kaybı ve daha sıklıkla dental problemler görülmektedir.Circa il 50% dei bambini con sindrome di Pfeiffer ha perdita dell'udito, e sono comuni anche problemi dentali.
İki tarafın da kaybı olmadı.Nessuna delle due fazioni subì delle perdite.
Bu da verimlilik kaybına dönüşebilir.Può anche essere un effetto della perdita di peso.
Beyin ölümü, tüm beyin fonksiyonlarının geri dönüşsüz kaybıdır.Per morte cerebrale ci si riferisce a una perdita totale irreversibile della funzione cerebrale.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Una tosse molto forte può portare a fratture costali o a una breve perdita di coscienza.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Le emicranie sono una significativa causa sia di spese mediche che di perdita di produttività.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.La perdita di sangue può provocare bassi livelli di globuli rossi.
Ama önemli bir toprak kaybına uğramadı.Non si è perso qualcosa di importante?
Rusların 7.300 kaybına karşılık Osmanlıların sadece 2000 kaybı bulunmaktaydı.Le perdite russe ammontarono a 7.300 uomini, contro i 2.000 morti turchi.
Fakat bunca hasara rağmen hiçbir can kaybı olmadı.Nonostante gli ingenti danni, non si registrarono vittime.
Atom bombası binlerce sivilin kaybına neden olmuştur.Le bombe provocarono diverse vittime civili.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Il numero di vittime del massacro è oggetto di discussioni.
Bazı mutasyonlar uçbirleştirmede spesifisite kaybına yol açar.Alcuni perdono anche la capacità di volare durante il periodo di muta.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.L'ufficiale sostenne inoltre che 2 500 uccelli feriti morirono successivamente a causa dei danni subiti.
Plan Kıta Avrupası'nda başarılı olmasına karşın, Fransız kolonilerinin kaybına engel olamamıştır.Nonostante la superiorità navale inglese, questa non riesce ad impadronirsi delle colonie francesi.
Aksi takdirde hareket kaybı veya israf vardır.Altrimenti producono sprechi e inefficienze.
Eksüdatif tipte ise görme kaybı daha ani olur.È proprio nella visualizzazione che è pazzesco...
Buna karşılık Yunan personel kaybı 1 yaralı idi.Proprio per questo la famiglia Greco rappresentava un ostacolo.
Ruslar 100 kadar asker kayıp verirken, müttefikler 500 asker kaybı vermişlerdir.Le perdite russe furono stimate a circa un centinaio di uomini, quelle alleate a circa 500.
Bilinç kaybı, çok sık karşılaşılan bir durumdur.La perdita di coscienza è decisamente poco frequente.
318 can kaybının yaşandığı 2016 aynı zamanda intihar saldırıları sebebiyle en çok ölümün yaşandığı yıl oldu.La sua morte avvenuta nel 2018, all'età di 104 anni avvenne proprio per suicidio assistito.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Inutili furono i tentativi di salvargli la vita.
Yavaş yavaş Avrupalılara karşı prestij kaybı yaşadı.Diciamo che io ho un pregiudizio favorevole ai mitteleuropei.
İtilaf Devletlerinin kaybı ise 800 ölüdür.Del nemico i morti contati superano gli 800.
Bu durumda kapiler zondan doğrudan terleme ile su kaybı yaşanmaktadır.La sarchiatura ha però anche un effetto positivo nel limitare le perdite d'acqua direttamente nel terreno.
Kaybı telafi etmeliyim.Я должен компенсировать убытки.
Tom birçok defa başrısız oldu, ama bunun zaman kaybı oldugunu hissetmedi.Тому это не удавалось много раз, но не чувствовал, что это была потеря времени.
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.Если в любом возрасте происходит потеря какой-либо части языковых или социальных навыков.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Но из-за потери крови не удалось спасти его жизнь.
Bu da başka görevler de yapmak zorunda olan programlar için zaman kaybı olurdu.Это было бесполезной тратой времени для программ, которые могли делать другие задачи.
Bazen bilinç kaybı söz konusudur.Порой молчать означает лгать.
TPP1’in kaybı bozulmuş POT1 fonksiyonuna neden olur.Потеря TPP1 ведет к нарушению функции POT1.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.Для участия в Сурдлимпийских играх спортсмен должен иметь потерю слуха не менее 55 дБ на лучшее ухо.
Ölmeden 2 sene önce hafıza kaybına uğramıştır.За два года до смерти потеряла зрение.
Bu, her 150 milyon yılda Dünya'nın kütlesine eşit miktarda kütle kaybına eşittir.Потеря за 150 млн лет эквивалентна земной массе..
Personel kaybı, her iki taraf için bin kişiyi bulmamaktadır.Потери противников не превышали полсотни людей с каждой стороны.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Дори страдает от краткосрочной потери памяти.
Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki ilk pilot kaybıdır.Считается первым пилотом ВВС Турции, который погиб в бою.
Hasta sırayla kontrol kaybı yaşar.Больные при этом чувствуют потерю контроля.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Жертв нет, но был нанесён большой материальный ущерб.
Bundan dolayı zaman kaybı olarak değerlendirdiği hiçbir şeyle ilgilenmez.«Нет такого понятия, как трата времени впустую.
Fakat aşırı kan kaybından İsmail hayatını kaybetti.Потеряв очень много крови, Исмаил находится на грани смерти.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.Кроме того, Мередит утверждал, что 2500 раненых птиц погибло в результате ранений, которые они получили.
Günlük saç kaybı 100'e kadar çıkabilir.Число приступов в сутки может доходить до 50.
Ancak Ruslar takviye alabiliyorlardı,Türkler açısından her kaybın yeri doldurulamayacak durumdaydı.Конечно, японцы понесли бы потери, но русских в этом неравном бою спасти не могло бы ничего.
İlgili Sayfalar