Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?Và những gì về siêu anh hùng những người có thể biến cơ thể của mình thành đá hoặc cát?
Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?¿Y qué pasa con los superhéroes que pueden convertirse en roca o arena?
Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?Как насчёт супергероев, способных превращаться в камни или песок?
Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?ומה בנוגע לגיבורי על שיכולים להפוך את הגוף שלהם לסלע או חול?
Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?وماذا عن الأبطال الخارقين الذين تتحول أجسامهم إلى صخور أو رمال؟
Peki vücutlarını kayaya veya kuma çevirebilen süper kahramanlar?じゃあ 体を岩や砂に変えられる スーパーヒーローはどうだろう? 地球にある物はすべて 元素でできている
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,(60:3) От конца земли взываю к Тебе в унынии сердца моего; возведи меня на скалу, для меня недосягаемую,
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,(61:3) Du bout de la terre je crie à toi, le coeur abattu; Conduis-moi sur le rocher que je ne puis atteindre!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Ascolta, o Dio, il mio grido, sii attento alla mia preghiera
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Desde el extremo de la tierra clamaré a ti cuando mi corazón desmaye. Llévame a la roca que es más alta que yo
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Fra Jordens Ende råber jeg til dig. Når mit Hjerte vansmægter, løft mig da op på en Klippe,
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hallgasd meg, oh Isten, az én kiáltásomat; figyelmezzél az én könyörgésemre.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hoort U mijn smeken wel, o God? Luister toch naar mijn gebed.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hør, Gud, mitt klagerop, merk på min bønn!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hör, o Gud, mitt rop, akta på min bön.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Khi tôi cực lòng , tôi sẽ kêu_cầu cùng Chúa từ nơi cực địa ; Xin hãy dẫn tôi khiến hòn đá cao hơn tôi .
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Khi tôi cực lòng, tôi sẽ kêu cầu cùng Chúa từ nơi cực địa; Xin hãy dẫn tôi khiến hòn đá cao hơn tôi.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,내 마음이 눌릴 때에 땅 끝에서부터 주께 부르짖으오리니 나보다 높은 바위에 나를 인도하소서
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Kuule, Jumala, minun huutoni, huomaa minun rukoukseni.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Od kraja zemlje kličem k tebi, ko oslabeva srce moje; pelji me na skalo, višjo od mene.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Počuj, ó, Bože, môj krik! Pozoruj na moju modlitbu!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Slyš, ó Bože, volání mé, pozoruj modlitby mé.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Wysłuchaj, o Boże! wołanie moje, miej pozór na modlitwę moję.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,מקצה הארץ אליך אקרא בעטף לבי בצור ירום ממני תנחני׃
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,من اقصى الارض ادعوك اذا غشي على قلبي. الى صخرة ارفع مني تهديني.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,我 心 裡 發 昏 的 時 候 、 我 要 從 地 極 求 告 你 . 求 你 領 我 到 那 比 我 更 高 的 磐 石
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,我心裡發 昏 的 時候 、 我 要 從地 極求告 你 . 求你 領 我 到 那 比 我 更 高 的 磐石
Sizi X-71'lerle o kayaya götüreceklerden biriyim.Foruden at flyve en X-71 til kometen -
Sizi X-71'lerle o kayaya götüreceklerden biriyim.Ngoài việc đưa 1 trong các đội X-71 ra tảng đá đó...
Sizi X-71'lerle o kayaya götüreceklerden biriyim.Selain menerbangkan X71 ke asteroid,
Sizi X-71'lerle o kayaya götüreceklerden biriyim.?כפית פלסטיק לגלידה
Sizi X-71'lerle o kayaya götüreceklerden biriyim.بالإضافة إلى الطيران بإحدى إكس 71 فرقة إلى تلك الصخرة
Son iki yıldır da buradadır, en sonunda o kayaya oturmadan önce.최근 이 년동안 이 바위 위에 앉아있기 전까지 수감되어 있었습니다.
Son iki yıldır da buradadır, en sonunda o kayaya oturmadan önce.בו הוא נמצא בשנתיים האחרונות לפני שהגיע לשבת על הסלע שם.
Son iki yıldır da buradadır, en sonunda o kayaya oturmadan önce.حيث قضى سنتيه الماضيتين قبل ان ينتهي به الامر جالساً على تلك الصخرة هناك
Son iki yıldır da buradadır, en sonunda o kayaya oturmadan önce.あの岩の上に座り込んでいるわけです 彼はおそらく
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Chúng ta bắt đầu như một tế bào Amip rất nhỏ dính vào một hòn đá, và bây giờ, bộ não ra đời
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Comenzamos como una pequeñísima ameba unicelular, chiquitita, pegada a una roca, y ahora, voilá, el cerebro.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Ici-pici kis egysejtű amőbaként indult, apró, csak ragadt a sziklához, és most, íme, az agy.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Kita semua bermula dari makhluk kecil bernama amuba, yang hanya menempel pada batu, dan kini, voila, otak.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.아주 아주 작은 단세포 아메바로 부터 시작되었죠. 아주 작아서 암석에 딱 붙어 있었죠. 그리고 지금은...자, 보시죠! 뇌가 있습니다.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.La început eram amibe unicelulare mici, mici, lipite de o stâncă și acum, iată, creierul.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.We zijn begonnen als piepkleine eencellige amoebe, gewoon op een rots geplakt, en voilà, hier is het brein.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Začeli smo kot majčkena enocelična ameba, majcena, ki se tišči k skali, in naenkrat -- možgani.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Zaczynaliśmy jako jednokomórkowa ameba, przywarta do skały, a teraz voila - mózg.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Започнали сме като мъничка, едноклетъчна амеба, малка, едва се държи за скала и сега, воила, мозъкът.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.התחלנו בתור אמבה חד תאית קטנטנה, קטנטנה, שדבוקה מתחת לאיזה סלע, ועכשיו, הופ! המוח.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.لقد بدأنا بوصفها صغيرة، صغيرة قليلا وحيدة الخلية الأميبا صغيرة، فقط تلصق في الصخر، والأن هذا هو الدماغ
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.岩にくっついて そして 脳ができました ほらね(笑い)
Ve bu resimde görmediğiniz şu ki, şuradaki bisikletçilerin arasında bir yerlerde, kayaya oturmuş bir genç,Czego nie widać na tym zdjęciu to to, że gdzieś między tymi rowerzystami na skale siedzi nastolatek i mówi:
Ve bu resimde görmediğiniz şu ki, şuradaki bisikletçilerin arasında bir yerlerde, kayaya oturmuş bir genç,사진에서는 잘 안보이시겠지만 여기 어딘가에 한 녀석은 바위에 주저 앉아서 이러고 있습니다.
Ve bu resimde görmediğiniz şu ki, şuradaki bisikletçilerin arasında bir yerlerde, kayaya oturmuş bir genç,ומה שאתם לא רואים בתמונה הזאת שבין הרוכבים האלה שם, יש נער היושב על סלע,
Ve bu resimde görmediğiniz şu ki, şuradaki bisikletçilerin arasında bir yerlerde, kayaya oturmuş bir genç,والذي لا ترونه في الصورة هنا انه في مكان ما بين راكبي الدراجات هناك يوجد مراهق جالس على الصخر
Ve bu resimde görmediğiniz şu ki, şuradaki bisikletçilerin arasında bir yerlerde, kayaya oturmuş bir genç,自転車に乗った少年達とカメラ間には 岩の上に座っている少年がいて 「ここから動かないからな! もう たくさんだ!」
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.A dada altura da sua vida, implanta-se numa rocha.
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.A un certo punto della loro vita, si impiantano su uno scoglio.
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.És élete egy bizonyos pontján megtelepszik egy sziklán.
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.Et à un moment de sa vie, il s'implante sur un rocher.
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.특정 시기에 이르면 바위에 달라붙습니다.
Ve hayatının bir noktasında, bir kayaya yerleşir.La un moment dat, se prinde de o rocă.