Ana içeriğe geç
Sözlük

kayar ile cümle

kayar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşağı inerken Evan kayar ve yere düşer.Mentre sta tornando indietro, Bobby cade e sviene.
Savunma yaparken, top çalmak için D; kayarak top çalmak için A tuşları kullanılıyor.Il tasto A serve a sparare, il tasto B a saltare.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Летом 1980 она поскользнулась, будучи дома, и сломала бедро.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Когда Юпитер вращается, его ионосфера движется относительно дипольного магнитного поля планеты.
Göğüsleri üzerinde kayarak hareket ederler.Получаются скрещённые на груди руки.
Başlıklar kısa bir süre görüntülendikten sonra ekranın sağına doğru kayarak kaybolur.Пока «лидер» отвечает правильно, он остаётся на экране.
Düşmanlarının öldürülme emri, profesyonellikten psikotiğe kayar.Убийство врагов дает персонажу опыт.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.تزحلقت في صيف 1980 في البيت وكسرت وركها.
Sırta doğru kayarak artık harekette kullanılmaz ve dokunaç (duyarga) işlevi görür.أن يخاف في أمر بصره، فلا ينظر إلى حرام، ولا إلى الدنيا بعين رغبة وإنما يكون نطره على وجه العبرة.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.No verão de 1980, escorregou-se em sua casa e rompeu-se a cadera.
MIPS’in kayar nokta aritmetiğindeki eşdeğeri, aynı tedbirler alınarak FLOPS olarak adlandırılır.O equivalente da Aritmética de Ponto Flutuante dos MIPS são os FLOPS, aos quais os mesmos cuidados se aplicam.
"Günay Kayarlar - Bir Galatasaray Emektarı".«Coronel Fabriciano - Vale do Aço».
Bu esnada, tüm batı zirvesi aşağı kayar.Como resultado, o conjunto da locomotiva cai colina a baixo.
Kayarak savrulmaların büyük çoğunluğu arka tekerleklerin kaymasından kaynaklanmaktadır.Massa, então, passou a queixar-se do desgaste dos pneus traseiros.
Kovalamaca sırasında Azrail, bir buz kütlesine basarak kayar ve düşüp ayağını kırar.Maar na een repetitie komt hij in de sneeuw lelijk ten val en breek zijn been.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Latem 1980 roku pośliznęła się w domu i złamała biodro.
Ses daha çok z'ye kayar; τζάμι /źami/.Rzeczowniki kończące się na -z, w liczbie mnogiej podwajają z: quiz → → quizzes.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Krążąc wokół Jowisza, Io porusza się w bardzo silnym polu magnetycznym planety.
Düşmanlarının öldürülme emri, profesyonellikten psikotiğe kayar.Hans dödsbekräftelser av fiender korrumperas från professionella i början till psykotiska.
Sahne Marguerite'nin evinin önünde bulunan halka açık meydana kayar.Надалі сцена показує площу перед будинком Маргарити.
Göğüsleri üzerinde kayarak hareket ederler.Виходять схрещені на грудях руки.
Başka bir deyişle, hayvan hareket ettikçe statolit kayar.Це ще більше посилюється, коли тварина рухається.
Kadın sporcu hareketi havada tamamlar ve erkek sporcu onu yakalamak için ileriye doğru kayar.Бізнес почав розвиватися, і спортсмен йде туди з головою.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.V roce 2010 doma upadla, zlomila si ruku a její stav se zhoršil.
Bu yüzden, tabakala birbirlerinin üzerinde kolayca kayar.Vrbovky se mezi sebou snadno kříží.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.U vyprávění zábavných historek se scházel s dalšími znamenitými vyprávěči.
Charlotte spirali ileriye ya da geriye doğru kayarak yapılabilir.Marsupiul poate să se deschidă înainte sau înapoi.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.În continuare s-ar putea ca păianjenul să sară inapoi continuând să privească mâna.
Kayarak savrulmaların büyük çoğunluğu arka tekerleklerin kaymasından kaynaklanmaktadır.Majoritatea rănilor au fost cauzate de spargerea geamurilor.
Bu durumda üretim A noktasından B noktasına kayar.Arra van, hogy A pontból B pontba minél gyorsabban eljusson az ember.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Közben pedig írni kezdett, fantasztikus történeteket.
Eğer emek talebi içeri kayarsa, maaşlar azalır.Jos (reaali)palkkoja ei lasketa työn kysynnän vähentyessä, työllisyys heikkenee.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Το καλοκαίρι του 1980 έπεσε κάτω και έσπασε το γοφό της.
Eğer yoğun ise, renk sarıya kayar.Όταν είναι ώριμα έχουν χρώμα έντονο κίτρινο.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Σε γενικές γραμμές, παρουσιάζουν απίθανες ιστορίες.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Udgør nye fantastiske fortællinger.
Bununla birlikte, çiftçiyi yatağa yatırdıkları karavanda kazara kayar, onu kentin her tarafına götürür.Setelah mengambil kemarahannya pada kamar tidurnya, ia mengikutinya di sekitar kota.
Bununla birlikte, çiftçiyi yatağa yatırdıkları karavanda kazara kayar, onu kentin her tarafına götürür.Tuy nhiên, xe đoàn mà họ để người nông dân lên giường ngủ lại lăn xuống núi, đưa ông ta thẳng đến thành phố.
Çıkan kişi de kayarak merdivenin başına döner.Một ông khác tiếp tục trèo lên thang.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.1980年の夏に彼女は家の中でころび、尻の骨を折った。
Sırta doğru kayarak artık harekette kullanılmaz ve dokunaç (duyarga) işlevi görür.左右に視点を移動する場合は曲げるのではなく(できない)移動したい方向に向ける。
Ateş: Yerden müdahale (tek tip kayarak müdahale vardır.ガード不能の炎で地面を薙ぎ払う。
Ses daha çok t'ye kayar; τσακμάκ /ćakmak/.音変してさ(然)びとなる。
Charlotte spirali ileriye ya da geriye doğru kayarak yapılabilir.ミスナイ・シャルディン効果によって後方や横に向かうエネルギーが前方に振り向けられるため。
Ses daha çok z'ye kayar; τζάμι /źami/.它的同位異音 *z 類似的變為 *ž。
Bu esnada, tüm batı zirvesi aşağı kayar.低潮时整个礁平台出露。
Twist kaldırışı iki patenci geriye doğru kayarken yapılır.必要时用探针可探到两个宫腔。
1884 yılında Chicago’da yürürken kaldırımda ayağı kayar ve dilini ısırır.פינקרטון נפטר ב-1 ביולי 1884 בשיקגו אחרי שהחליק ברחוב ונשך את לשונו, מה שגרם לזיהום.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.בינואר 1994 מעדה בחדר השינה בביתה ושברה את אגן הירכיים.
Yazları Kuzey Azerbaycan'a kayarlar.ייתכן שהיא עפה בקיץ צפונה עד לקפריסין.
Aşağı inerken Evan kayar ve yere düşer.הסדרה מסתיימת כשדניאל נופל על הרצפה.
Al kazık çak karaya kayarak kaç kızakla.ומידת הזבל כחופן לשתיל.
Twist kaldırışı iki patenci geriye doğru kayarken yapılır.Процесът на чифтосване се осъществява докато двата прилепа са обърнати с главите надолу.
Eğer yoğun ise, renk sarıya kayar.При разлагане придобива жълт цвят.
Bu durumda üretim A noktasından B noktasına kayar.При нея предметът се чупи в точката на ςB.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.U travnju 1996. godine pala je i slomila ključnu kost.
Bu proteinler birbiri üzerinde kayarak kasılmayı gerçekleştirirler.Bilo koja od ovih promjena može prouzročiti bol u leđima.
Bu olayın bir sonucu olarak ilkbahar noktası da her yıl 50,26" geriye kayar.V dôsledku precesie sa však jarný bod pohybuje oproti zdanlivému pohybu Slnka rýchlosťou 50,26“ za rok.
Yere çakılan gövde dağın dik bir eğiminden kayarak bir kar yığınına takılarak durabilmiştir.Cez polia, zanesené snehom, sa z posledných síl tmolí do kopca kôň ťahajúci sane.
Askerler tepeyi tırmandıktan sonra yuvarlanıp, kayarak aşağıya indiler.Po vrvi sta splezali navzgor in se skrili.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kayar ile cümle - Sayfa 2 - kayar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App