"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Ο Σοφός Άνδρας Έχτισε Το Σπίτι Του Στο Βράχο".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Мудрец построил свой дом на скале".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Мъдрият човек строи къщата си на Канара."
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""האיש החכם בנה את הבית שלו על סלע".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""بنى الحكيم بيته على الصخرة".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam"ご存知の方もいるでしょう 歌詞にはこうあります
Fakat bildiğiniz gibi, bu konuya çok ama çok eğildim, ve bu nesnelerin kayalara doğru gittiğini gördüm.אבל, אתם יודעים, כאשר הסתכלתי על זה עוד ועוד ועוד, וראיתי את התמונות האלה חולפות על הסלעים,
Fakat bildiğiniz gibi, bu konuya çok ama çok eğildim, ve bu nesnelerin kayalara doğru gittiğini gördüm.لكن، تعرفون، كلما نظرت الى هذا مرة ومرتين وثلاثة، ورأيت تلك الصور تعبر الصخور،
Fakat bildiğiniz gibi, bu konuya çok ama çok eğildim, ve bu nesnelerin kayalara doğru gittiğini gördüm.ただひたすら見続けた結果 私は典型的に同じイベントが
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıA văzut că Galapagos se născuseră sterile, din foc, din adâncimile oceanului.
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıÔng đã thấy Galapagos được sinh ra từ lửa và sterome phun ra từ sâu thẳm của đại dương
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıViděl, že Galapágy byly stvořeny z ohně a hlubin oceánu, avšak bez života.
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıДарвин представлял, как из глубин океана один за другим поднимались острова.
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıהוא ראה שהגאלאפאגוס ,נוצרו באש .מחוטאת, ממעמקי האוקיאנוס
Galapagos adalarının,okyanusun derinliklerinden gelen erimiş kayalardan oluştuğunu anladıرأى بأنّ غالاباغوس كانت ولدت من النار , من أعماق المحيط
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Ceea ce vedem când privim înapoi în timp în acele sedimente şi pietre există o arhivă a istoriei Pământului.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Co vidíme, pokud se vrátíme zpátky v čase? V těchto usazeninách a skalách je zapsána historie Země.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.이 퇴적층과 바위 안을 들여다보니 지구의 역사가 기록되어 있었습니다.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.To, čo vidíme, keď sa pozrieme späť v čase, v týchto sedimentoch a horninách je záznam histórie Zeme.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Z tych osadów i skał odczytujemy historię Ziemi.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Если мы попытаемся заглянуть в прошлое, то увидим историю Земли в осадках и горах.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.מה שאנחנו רואים כאשר אנחנו מסתכלים אחורה בזמן המשקעים האלה והסלעים האלה הם התיעוד של היסטורית כדור הארץ.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.ما نراه عندما نلقي نظرة للزمن الفائت في تلك الرواسب والصخور هي سجل لتاريخ الأرض.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.さかのぼると見えるものは地球の歴史なのです 地球上のありとあらゆるものは周期とリズムに従って働いています
Gel! "Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi."Phineas gick före, växer upp på klipporna som en get, med pojken i famnen.
Gel! "Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi."Phineas ment előtt, ugrott fel a sziklák mint a kecske, a fiú karját.
Gel! "Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi."Фінеас йшов попереду, схоплюючись порід як козел, з хлопчиком на руках.
Gel! "Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi.تأتي! "ذهب فينياس من قبل ، في الظهور على الصخور
Gel! "Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi.彼の腕の中で少年と、ヤギが好きです。
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George blickte über die Felsen, und sah, wie sie versuchen, die stämmige Gestalt Tom in Aufzug dem Sattel.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George guardò le rocce, e li vide tentare di sollevare il modulo corpulento di Tom in
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George je pogledal čez skale, in videl, jih poskuša dvigniti Krško obliki Tom v sedlo.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George katseli kiviä, ja näki ne yrittävät nostaa vanttera muodossa Tom osaksi satula.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George keek over de rotsen, en zag ze proberen om de potige vorm van Tom lift in het zadel.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George nézett át a sziklákon, és látta őket próbálják felemelni a termetes formája Tom a a nyeregből.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George nhìn qua những tảng đá, và thấy họ đang cố gắng để nâng hình thức vạm vỡ của Tom vào yên.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George såg över klipporna och såg dem försöka lyfta bastant form av Tom i sadeln.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George så over klipperne, og så dem forsøger at løfte den kraftige form af Tom ind sadlen.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George sa pozrel na skaly, a videl, ako sa snaží zdvihnúť statný podobe Toma do sedlo.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George se podíval na skály, a viděl, jak se snaží zvednout statný podobě Toma do sedlo.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George spojrzał na skały, i widział je próbując podnieść tęgi formie Tom w siodle.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George tampak di bebatuan, dan melihat mereka mencoba untuk mengangkat bentuk pikuk Tom ke pelana.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George uitat peste pietre, şi am văzut încercând să ridice forma voinic de Tom în şa.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.조지는 바위를 살펴 봤는데, 그들에 톰의 억센 형태 리프트가려고 하더군요
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.Джордж погледна над скалите, и видя, че им се опитва да вдигне плещест формата на Том в седлото.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.Джордж подивився скель, і бачив, як вони намагаються підняти здоровенний формі Тома в сідло.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.Джордж посмотрел скал, и видел, как они пытаются поднять здоровенный форме Тома в седло.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.بدا جورج على الصخور ، ورأيتهم يحاولون رفع شكل قوي البنية من توم الى
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.サドル。二、三無駄な試みの後、彼
- Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak! Kayalar!- Vi stiger!
- Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak! Kayalar!We stijgen.
- Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak! Kayalar!Zmotil sem se v možnostih.
- Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak! Kayalar!Вдигаме се по-високо!
- Gittikçe yükseliyoruz, adamım. - Önüne bak! Kayalar!Вдигаме се по-високо!
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.우리는 또 이 놀라운 대합들이 바위 위에 있는 널려져 있는 것을 발견했어요. - 거대한 조개들,
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.Találtunk ilyen hihetetlen kagylótelepeket is a csupasz sziklafelszíneken.
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.Vi hittade fantastiska musselbäddar- -på de bara klipporna.
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.We vonden ongelofelijke mosselbedden op de kale rotsen.
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.Мы нашли невероятные поля моллюсков, которые сидели на голом куске скалы.
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.הלכנו ומצאנו את משטחי שצדפות המדהימים האלה שיושבות על סלע חשוף -- צדפות גדולות,