Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Υγραινονται εκ των βροχων των ορεων και εναγκαλιζονται τον βραχον, μη εχοντες καταφυγιον.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Измокрюват се от планинските дъждове, И прегръщат скалата, понеже нямат прибежище.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.мокнут от горных дождей и, не имея убежища, жмутся к скале;
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.מזרם הרים ירטבו ומבלי מחסה חבקו צור׃
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.يبتلّون من مطر الجبال ولعدم الملجإ يعتنقون الصخر
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山 上 被 大 雨 淋 濕 . 因 沒 有 避 身 之 處 就 挨 近 磐 石
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山上 被 大 雨淋濕.因沒 有 避身之處 就 挨近 磐石
Dalganın altındayken, dibe vurursunuz. Sert kayalara çarparsınız.Тот, кто плывёт ниже волны, ударится о дно, столкнётся с твёрдым камнем.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.C'è una storia nel mare, nelle acque del mare, nei sedimenti e nelle rocce sul fondo.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Có 1 câu chuyển dưới biển, trong những dòng nước của đại dương trong những trầm tích và đá của đáy biển
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Er zit een verhaal in het water van de zee, in de sedimenten en de rotsen op de zeebodem.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Es gibt eine Geschichte im Meer, im Meerwasser, in den Sedimenten und Felsen des Meeresbodens.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Este o poveste în mări, în apele mărilor, în sedimentele şi pietrele de pe fundul mării.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hay una historia en el mar, en las aguas del mar, en los sedimentos y en las rocas del suelo marino.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hihetetlen mi zajlik a tengerben, a tenger vizében, az üledékekben, a tengerfenék szikláin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Historia w wodach oceanu, osadach i skałach na dnie.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Il y a une histoire dans la mer, dans les eaux de la mer, dans les sédiments et les roches du sol marin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Je to príbeh v mori, vo vodách mora, v sedimentoch a v skalách morského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.바다의 물과 퇴적층과 해저면 바위들에 관한 이야기입니다.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Máme tu příběh z moře, z mořských vod, v usazeninách a ve skalách mořského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Είναι μια ιστορία στη θάλασσα, στα νερά της θάλασσας, στα ιζήματα και στους βράχους του βυθού.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.В глубинах морей и океанов скрыто много тайн. Их можно найти в расщелинах скал и в донных отложениях.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Има една история в морето, в морските води, в утайките и скалите по морското дъно.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.יש סיפור בים, במים של הים, במשקעים ובסלעים של קרקעית הים.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.هناك قصة في البحر ، في مياه البحر ، في الرسوبيات والصخور في قاع البحر.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.物語が眠っています 驚愕の物語です
"Diye kayaların fışkıran dedi."Dit-il, surgissent les rochers.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Je dejal, vzmetnih gor skale.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Katanya, bermunculan bebatuan.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Mondta, ugrott fel a sziklákon.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Povedal, ako huby po daždi skaly.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Powiedział, wyrastają skały.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Řekl, jako houby po dešti skály.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Sade han, växer upp klipporna.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Sagde han, sprang op ad klipperne.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Zei hij, springen de rotsen.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Сказав він, схоплюючись порід.
"Diye kayaların fışkıran dedi."Сказал он, вскакивая пород.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Będzie pobierał próbki skał i badał ich skład chemiczny.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Ce qu'on va faire avec ce Rover pendant ses déplacements, c'est analyser la composition chimique des roches,
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.우리는 이 탐사 로봇을 이리저리 조종 하면서 암석의 화학 조성을 분석할 것입니다.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Lo que haremos con ese Rover mientras se mueve, es que analizaremos la composición química de las rocas.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Miközben körbejár a felszínen, a kőzetek kémiai összetételét fogja vizsgálni.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Mit diesem Rover wollen wir, während er herumfährt, die chemische Zusammensetzung von Felsen analysieren.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Nó tự lái đi lòng vòng, lấy và phân tích thành phần hóa học của những tảng đá.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Treaba Rover-ului ajuns pe planetă este să analizeze compoziţia chimică a rocilor.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Zatímco bude jezdit na různých místech, bude analyzovat chemické složení hornin.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Това, което ще правим с него, докато кара наоколо, е, че ще анализираме химичния състав на скалите.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.מה שנעשה בו, זה שהוא יסתובב בשטח וינתח את הרכבם הכימי של הסלעים.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.岩石の化学物質の構成の解析です ローバーにはアームがありサンプルを採取して
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Człowiek roztropny zbudował dom na skale".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Der Kluge baut sein Haus auf Felsengrund".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""De wijze mens bouwde zijn huis op de rots."
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""El hombre sabio construyó su casa sobre las rocas".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""그 현자는 바위에 그의 집을 지었다." 를 불렀습니다.
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""L'homme sage a construit sa maison sur le rocher"
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""L'uomo saggio costruisce la casa sulla roccia".
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Muž moudrý stavěl dům svůj na skále." Možná ji někteří znáte.
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Người khôn ngoan xây nhà trên tảng đá"
"Evini kayaların üstüne inşa eden bilge adam""Omul chibzuit și-a zidit casa pe stâncă." (Matei 7:24-27)