Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.وجدنا أصداف ضخمة جداً موضوعة على صخرة جرداء,
Gittik ve bu inanılmaz midye yataklarını çıplak kayalar üzerinde bulduk.貝を見つけました-大きな貝です 貝を開くと、まるで貝らしくは見えませんでした
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Ci sono vari altri punti, proseguendo, in cui frane gigantesche hanno bloccato la strada, come qui.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Dalej jest kilka innych miejsc, w których olbrzymie obsuwy odcięły drogę.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Der er flere andre steder, hvor store stenskred har blokeret vejen.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Det finns flera ställen där stora stenras har blockerat vägen.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Há vários lugares mais adiante onde pedregulhos gigantes encerraram a estrada, como aqui.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Hay varios tramos más adelante donde rocas gigantes han bloqueado el camino, como aquí.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Kauempana on useita paikkoja- -joissa kivivyöryt ovat tukkineet tien.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Υπάρχουν αρκετά άλλα σημεία πιο πάνω όπου κατολισθήσεις έχουν αποκλείσει το δρόμο.
İleride dev kayaların kayarak yolu kapattığı daha birçok nokta var, burada olduğu gibi.Впереди есть и другие места, где камнепады перекрыли дорогу, как и здесь.
Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor.A Mount Isa környékén követ fejtettek marokkő gyártásához, ez a kőbánya a Kalkadoon törzs tulajdona.
Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor.이들은 이사산이라고 불리는 곳에서 돌도끼를 채석했습니다. 이사산은 칼카둔족이 소유한 채석장이었습니다.
Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor.שחצבו בשביל גרזני אבן במקום שנראה 'הר איסא', ששימש כמחצבה שהייתה בבעלות שבט קאלקאדון.
Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor.الذين حفروا لإستخراج أحجار بلطات في مكان يدعى جبال عيسى ( أستراليا ) , الذي كان منجم مملوك لقبائل الكالكادون .
Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor.この場所はカルカドゥーン族の領地です 彼らは隣り合う部族と交易し
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Bayangkan batuan yang tajam.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Canyon con rocce come lame di rasoio.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Des canyons en lames de rasoir. Conditions gravitationnelles imprévisibles.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Rasiermesserscharfe Felskrater.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Skały ostre jak brzytwa. Trudne do przewidzenia warunki grawitacyjne.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Cañones de roca muy filosa... ...estado gravitatorio impredecible, erupciones inesperadas.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Condiţii de gravitaţie impredictibile.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.- dale med sylespidse sten, varierende tyngdekrafts-forhold -
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Những thung lũng sâu đầy đá nhọn, Điều kiện lực hút thất thường.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Onvoorspelbare zwaartekracht.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Pedaços de rocha aguçadíssimos, condições gravitacionais impre- visíveis, erupções inesperadas.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Pengeéles szikla-kanyonok, kiszámíthatatlan gravitációs viszonyok, robbanások.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.-veitsenterävien kivien laaksoja, nopeat painovoiman muutokset-
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.,כשאחזור, לאחר ביצוע המשימה .אטפל בזה בדרכי
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.وديان صخرية حادة جداً شروط الجاذبية متقلبة
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?De ce nu simţim compasiune faţă de pietre?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Dlaczego nie mamy współczucia dla skał?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?왜 우리는 바위에 대해 연민을 느끼지 않는걸까요?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Miért nem szánjuk a köveket?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Miksi emme tunne myötätuntoa kiviä kohtaan?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Perché non proviamo compassione per i sassi?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Porque é que não sentimos compaixão pelas rochas?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?¿Por qué no sentimos compasión por las rocas?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Pourquoi n"éprouvons-nous pas de la compassion pour les pierres?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Prečo necítime súcit s kameňmi?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Proč s nimi nemáme soucit?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Tại sao chúng ta không có lòng trắc ẩn gì với đá?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Waarom leven we niet mee met een steen?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Warum haben wir keine ethischen Verpflichtungen gegenüber Steinen?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Γιατί δε νιώθουμε συμπόνοια για τις πέτρες;
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Защо не съчувстваме на камъните?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Почему мы не чувствуем сострадания по отношению к камням?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?מדוע איננו חשים חמלה כלפי אבנים?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?لماذا لا نشعر بالتعاطف مع الاحجار ؟
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?思っているからです
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Accroché aux pierres, et s'en nourrissant. Transformant la terre désolée.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Aferrándose a las rocas, y comiéndoselas también. Transformaron la tierra yerma.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Agățându-se și depinzând de roci. Transformau pământul golaș.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Aggrappandosi alle rocce, e mangiandole anche. Trasformarono la terra sterile.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Csüngenek a sziklákon és fel is őrlik azt... átalakítva a meddő talajt.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Czepiając się skał i jedząc je. Zmieniając jałowy ląd.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Fungos casados com algas... agarrados às rochas, comendo-as também... transformando a terra árida.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Huby sa dali dokopy s riasami... zavesili sa na skaly, pojedali ich... čím menili jalovú pôdu.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.바위에 꼭 들러붙어 그것을 먹기 또한 합니다. 척박한 땅이 변하기 시작했습니다.