Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.광야에서 반석을 쪼개시고 깊은 수원에서 나는 것 같이 저희에게 물을 흡족히 마시우셨으며
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng , Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra .
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng, Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Partió las peñas en el desierto, y les dio a beber del gran abismo
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Protrhl skály na poušti, a napájel je jako z propastí velikých.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Razklal je skale v puščavi in jih je obilo napojil kakor iz globočin.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Rozszczepił skały na puszczy, a napoił ich, jako z przepaści wielkich.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Roztrhol skaly na púšti a napájal ich hojne jako z nejakých hlbín.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Spaccò le rocce nel deserto e diede loro da bere come dal grande abisso
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Sziklákat hasított meg a pusztában, és inniok adott bõségesen, akárcsak a mélységes vizekbõl.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Διεσχισε πετρας εν τη ερημω και εποτισεν αυτους ως εκ μεγαλων αβυσσων
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Разцепи канари в пустинята, И ги напои изобилно като от бездни.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.יבקע צרים במדבר וישק כתהמות רבה׃
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.شق صخورا في البرية وسقاهم كانه من لجج عظيمة.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.他 在 曠 野 分 裂 磐 石 、 多 多 的 給 他 們 水 喝 、 如 從 深 淵 而 出
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.他 在 曠野 分裂 磐石 、 多多 的 給他們水喝 、 如從 深 淵 而出
Cubuklar ve kayalar ve ot ve gong sesleri onlarin sistemlerinin Oldurucu zehriDe la weed et des bongs On court quand on les attaque
Çünkü buradaki kayalar erime noktası sıcaklığına erişmemiştir.Takže všechno tady je pevné, protože to nedosáhlo bodu tání horniny.
Çünkü buradaki kayalar erime noktası sıcaklığına erişmemiştir.Тож, усе це є твердим, оскільки воно досить холодне, воно не досягло температури плавлення цих порід.
Çünkü buradaki kayalar erime noktası sıcaklığına erişmemiştir.وكل هذا يبدو صلبًا لأن درجة الحرارة باردة بما يكفي، ولم تثل بعض لدرجة الذوبان التي تذيب الصخور
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.C'est parce que nous ne pensons pas que les pierres souffrent.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Đó là bởi vì chúng ta không nghĩ đá có thể bị tổn thương.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.È perché non pensiamo che dei sassi possano soffrire.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.É porque não pensamos que as rochas sofrem.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Je to preto, že si nemyslíme, že kamene môžu trpieť.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.그건 우리 생각엔 바위가 고통을 느낄 수 없다고 보기 때문이죠.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Koska emme usko kivien voivan kärsiä.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Mert szerintünk a kövek nem szenvednek.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Omdat we denken dat stenen niet kunnen lijden.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Pentru că nu credem că pietrele pot suferi.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Ponieważ wierzymy, że skały mogą cierpieć.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Porque no pensamos que las rocas pueden sufrir.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Protože si myslíme, že nemohou trpět.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Warum haben wir kein Mitgefühl gegenüber Steinen?
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Επειδή δεν νομίζουμε ότι οι πέτρες μπορούν να υποφέρουν.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Да потому, что мы считаем, что камни не могут испытывать страданий.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.Защото смятаме, че камъните не могат да страдат.
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.זה מכיוון שאיננו חושבים שאבנים יכולות לסבול. ואם אנו
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.لاننا نظن ان الاحجار لن تعاني .. واذا كنا
Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz.昆虫よりも
Dağlara kayalar ve açık alana da bir ev eklendi.Einige Felsen auf den Bergen und ein Haus auf dem Feld wurden hinzugefügt.
Dağlara kayalar ve açık alana da bir ev eklendi.El pueblo no ha sido modificado, pero ahora la montaña tiene una pendiente más suave.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.A hegyi zápor csurog le rólok, s hajlékuk nem lévén, a sziklát ölelik.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.A přívalem v horách moknouce, nemajíce obydlí, k skále se přivinouti musejí.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Av skyllregnet på fjellet blir de våte, og fordi de ikke har noget annet ly, trykker de sig inn til berget.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Av störtskurar från bergen genomdränkas de; de famna klippan, ty de äga ej annan tillflykt.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng nó bị dầm mưa núi, Không nơi đụt, bèn nép mình vào hòn đá.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng_nó bị dầm mưa núi , Không nơi đụt , bèn nép mình vào hòn đá .
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Dagli scrosci dei monti sono bagnati, per mancanza di rifugi si aggrappano alle rocce
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.De vædes af Bjergenes Regnskyl, klamrer sig af Mangel på Ly til Klippen.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.He ovat likomärkiä vuorilla vuotavasta sateesta, ja vailla suojaa he syleilevät kalliota.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ia basah oleh hujan lebat di gunung, lalu merapat pada gunung batu untuk berlindung
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Îi pătrunde ploaia munţilor, şi, neavînd alt adăpost, se ghemuiesc lîngă stînci.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ils sont percés par la pluie des montagnes, Et ils embrassent les rochers comme unique refuge.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.산 중 소나기에 젖으며 가리울 것이 없어 바위를 안고 있느니라
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Lijak z gora jih premoči, in ker nimajo strehe, se oklepajo skalovja. –
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Moknú od dažďa vrchov a nemajúc iného útočišťa objímajú skalu.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Pelas chuvas das montanhas são molhados e, por falta de abrigo, abraçam-se com as rochas.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Powodzią gór zmaczani bywają, nie mając mieszkania przytulają się do skały.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Se mojan con los aguaceros de los montes, y a falta de refugio se abrazan a las rocas