Ana içeriğe geç
Sözlük

kayalar ile cümle

kayalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Não é a minha palavra como fogo, diz o Senhor, e como um martelo que esmiúça a pedra?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Nem olyan-é az én igém, mint a tûz? azt mondja az Úr, mint a sziklazúzó põröly?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ni li beseda moja kakor ogenj, govori GOSPOD, in kakor kladivo, ki raztrupa skalo?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.¿No es mi palabra como el fuego y como el martillo que despedaza la roca?, dice Jehovah
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.,,Nu este Cuvîntul Meu ca un foc, zice Domnul, şi ca un ciocan care sfărîmă stînca?``
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Perkataan-Ku seperti api, dan seperti palu yang menghancurkan batu
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Zdaliž není slovo mé takové jako oheň, dí Hospodin, a jako kladivo rozrážející skálu?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Δεν ειναι ο λογος μου ως πυρ; λεγει ο Κυριος και ως σφυρα κατασυντριβουσα τον βραχον;
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Не е ли словото Ми като огън? казва Господ, И като чук, който строшава скалата?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Слово Мое не подобно ли огню, говорит Господь, и не подобно ли молоту, разбивающему скалу?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.הלוא כה דברי כאש נאם יהוה וכפטיש יפצץ סלע׃
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.أليست هكذا كلمتي كنار يقول الرب وكمطرقة تحطم الصخر.
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.耶 和 華 說 、 我 的 話 豈 不 像 火 、 又 像 能 打 碎 磐 石 的 大 錘 麼
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.耶和華 說 、 我的話 豈 不 像 火 、 又 像 能 打碎 磐石 的 大錘麼
Boşluk(space) tuşuna basarak ateş etmeye başlıyorum. ve kayaları yok ediyorum.Ik klik op de spatiebalk om raketten af te schieten en de rotsblokken te vernietingen.
Boşluk(space) tuşuna basarak ateş etmeye başlıyorum. ve kayaları yok ediyorum.Puedo pulsar la barra espaciadora y puedo lanzar misiles y destruir las piedras.
Bu kayalar dünyamıza 3 milyar yıldır çarpıyor ve gezenimizde olan bitenin çoğundan sorumludurlar.이 암석들은 약 삼심억년 동안 지구를 충돌해 왔는데, 그건 우리 행성에서 일어난 많은 일들을 야기시킨데 책임을 져야하는 것들입니다.
Bu kayalar dünyamıza 3 milyar yıldır çarpıyor ve gezenimizde olan bitenin çoğundan sorumludurlar.האבנים האלו פוגעות בכדור הארץ שלנו כבר שלושה מיליארד שנים, והם אחראים להרבה ממה שקורה בכוכב הלכת שלנו.
Bu kayalar dünyamıza 3 milyar yıldır çarpıyor ve gezenimizde olan bitenin çoğundan sorumludurlar.هذه الصخور كانت ترتطم بكوكب الأرض لحوالي ثلاثة مليارات سنة، وهي مسئولة من كثير مما جرى على كوكبنا.
Bu kayalar dünyamıza 3 milyar yıldır çarpıyor ve gezenimizde olan bitenin çoğundan sorumludurlar.この惑星で起こる様々な物事の原因となっていました これは隕石のサンプルで、
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Astea sunt pietrele pe care le-a folosit Kanzi şi astea sunt lamele pe care le-a făcut.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Dies sind die Steine, die Kanzi verwendet hat und das sind die Splitter, die er gemacht hat.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Disse er de sten Kanzi brugte og disse er flagerne han lavede
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Dit zijn de stenen die Kanzi gebruikte en hier zijn afgeslagen scherven.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Estas são as pedras que Kanzi usou e estas são as lascas que ele fez.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Estas son las piedras que Kanzi utilizó y estos son los trozos que fabricó.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Ezek itt a kövek, amiket Kanzi használt, ezek meg a szilánkok, amiket pattintott belőlük.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Ini adalah batu yang dipakai Kanzi dan ini adalah serpihan yang dibuatnya.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.이것들이 칸지가 사용한 돌, 그리고 칸지가 만든 조각들이다.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Näitä kiviä Kanzi käytti, tällaisia kappaleita hän sai aikaan .
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Queste sono le pietre usate da Kanzi e queste sono le scaglie che ha fatto.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.To są kamienie, których użył Kanzi, a to odłamki, które zrobił.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Voici les pierres que Kanzi a utilisées et voici les éclats qu'il a fabriqués.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Вот камни, которыми пользовался Канзи, вот стружка, которую он добыл.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.Това са камъните, които Канзи използва и това са кремъците, които той направи.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.זו האבן שבה משתמש קנזי וזה שבבי האבן שהוא ייצר.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.هذه هي الصخور التي أستعملها كانزي وهذه الرقائق التي صنعها.
Bunlar, Kanzi'nin kullandığı kayalar, bunlar da onun yaptığı parçalar.そして カンジが作った剥片です 平らで鋭利な縁は まるでナイフの刃のようです
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurE greu să deosebeşti reptilele de rocă.
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurRất khó để phân biệt loài bò sát này với tảng đá.
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurTěžko rozeznatelní od okolních skal.
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurΔύσκολα ξεχωρίζεις το ερπετό από το βράχο.
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurЭтих странных рептилий очень трудно отличить от скал.
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordur.קשה להבחין בזוחלים מהסלע
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurإنه من الصعب معرفة الزواحف من الصخور
Cehennem Deresi Oluşumu adı verilen ve yeryüzünde yaşamış son dinozorları barındıran kayalar var.헬크릭 지층이라는 암석층이 있는데 그곳에서는 지구에 마지막으로 살았던 공룡들이 발견됩니다.
Cehennem Deresi Oluşumu adı verilen ve yeryüzünde yaşamış son dinozorları barındıran kayalar var.יש את היחידה הזו מאבן שנקראת תצורת הל קריק שהכילה את הדינוזאורים האחרונים שחיו על כדה"א
Cehennem Deresi Oluşumu adı verilen ve yeryüzünde yaşamış son dinozorları barındıran kayalar var.هناك هذه الوحد من الصخور تسمى تكوين جدول التلة والذي قدم اَخر ديناصور عاش على الارض.
Cehennem Deresi Oluşumu adı verilen ve yeryüzünde yaşamış son dinozorları barındıran kayalar var.ヘルクリーク層という化石産地があります ここにあるのは誰もが知っている
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.(77:15) рассек камень в пустыне и напоил их, как из великой бездны;
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.A despicat stînci în pustie, şi le -a dat să bea ca din nişte valuri cu ape multe.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Er riß die Felsen in der Wüste und tränkte sie mit Wasser die Fülle
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Fendeu rochas no deserto, e deu-lhes de beber abundantemente como de grandes abismos.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hän halkoi kalliot erämaassa ja juotti heitä runsaasti, kuin syvistä vesistä.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han kløvde klipper i ørkenen og gav dem å drikke som av store vanndyp.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.han kløvede Klipper i Ørkenen, lod dem rigeligt drikke som af Strømme,
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han klöv sönder klippor i öknen och gav dem rikligen att dricka, såsom ur väldiga hav.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hij liet in de woestijn het water uit de rotsen komen, zodat zij meer dan voldoende te drinken hadden.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ia membelah gunung batu di padang gurun, dan memberi mereka minum berlimpah-limpah
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Il fendit des rochers dans le désert, Et il donna à boire comme des flots abondants;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod