Ana içeriğe geç
Sözlük

kayalar ile cümle

kayalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu köy, çok eski yıllarda, üzerinde büyük kayalar bulunduran bir dağın eteklerine kurulmuştur.הכפר הקטן, הקיים מאז ימי הביניים, שוכן על מתלול סלעי של אבן גיר.
Lav, yanardağ patlaması sırasında dışarı çıkan erimiş kayalardır.Лавата е разтопена скала, която извира от вулкан по време на изригване.
Köşektaş köyünün adı bu kayalardan gelmektedir.Името на селото идва от скалите.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Много от жителите му живеят в ръчно изкопаните в скалите къщи, някои от които се обитават от 3000 години.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.Danju spavaju u korijenju stabala ili u špiljama.
Adamın üzerinde dikildiği kayalar ise Kaiserkrone üzerindeki bir grup kayalıktır.Grupa stijena na kojima šetač stoji su stijene na Kaiserkroneu.
Lav, yanardağ patlaması sırasında dışarı çıkan erimiş kayalardır.Lava je rastaljena stijenska masa izbačena iz vulkana tijekom erupcije.
Sonuçta bazı dağlar bileşenlerini oluşturan kayaların tipine göre karakterize edilebilirler.Zatim se mogu podijeliti obzirom na vrstu stijena u kojima se nalaze.
Son yolculuğundan yurda döndüğünde, kendisine topladığı kayaların değersiz olduğu söylendi.Kada sam se vratio na Haiti, bio sam okružen nepoznatim licima.
Mars'taki adlandırılmış kayalar listesidir.Toto je zoznam pomenovaných pohorí na Marse.
Jeolog Preston Cloud bu terimi bilinen en yaşlı kayalardan önceki dönemi tanımlamak için 1972'de türetti.Pojem zaviedol Preston Cloud v roku 1972 na označenie doby pred najstaršími známymi horninami.
Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir.Tieto vplyvy sa pri datovaní uhlíkovou metódou C14 zohľadňujú.
Aşınmış kayalar çok yaygındır.Zlepence sú pomerne bežné horniny.
Nadiren erüptif kayalardan özellikle pegmatitlerde ilksel olarak bulunur.Pekné kryštály sa dajú nájsť najmä v pegmatitoch.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tem obdobju so v skale izkopali nove cerkve in jih bogato okrasili z živahnimi freskami.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Valtis negalėjo priplaukti prie kranto dėl uolų.
Bu özellikler kayaların günlenmeye ve erozyona direnciyle ilişkilidir.Kruus tekib kaljude murenemise ja erosiooni tulemusena.
Çanları iplere dizer, kayalar üzerine koyar.Ristsõnades pannakse nad samasse ruutu.
Eserlerinde, volkanik kayalar veya ölü ağaç kökleri gibi doğal ortamlarda gerçekleştirmeyi tercih etmiştir.Pesitsuskohana eelistab ta metsaservi, näiteks jõeorgude pervede või teede ääres.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Aber, Tom, sie könnten bei uns hinter den Felsen Feuer", sagte Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tome, že by oheň na nás zpoza skály," řekl Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tom, mogą ogień na nas zza skały," powiedział Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tom, že by oheň na nás spoza skaly," povedal Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ampak, Tom, da bi ogenj na nas izza skale," je dejal Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Dar, Tom, s-ar putea foc la noi din spatele pietre", a spus Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."De, Tom, lehet, hogy tűz ránk a sziklák mögött," mondta Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."하지만, 톰, 그들이 바위 뒤에서 우리 화재 수도"마크했다.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Maar, Tom, ze kunnen op ons vuur van achter de rotsen," aldus Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Mais, Tom, ils pourraient nous tirer dessus par derrière les rochers", a déclaré marques.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ma, Tom, potrebbero fuoco contro di noi da dietro le rocce", ha detto Marchi.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Men Tom, de kan skjuta på oss bakom stenarna", säger Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Men, Tom, de kunne skyde på os fra bag klipperne," sagde Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Mutta Tom, he saattavat ampua meitä takaa kiviä", sanoi Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Pero, Tom, es posible que el fuego en nosotros desde detrás de las rocas", dijo Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Tapi, Tom, mereka mungkin api pada kami dari balik batu," kata Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.Tuy nhiên, Tom, họ có thể bắn vào chúng tôi từ phía sau những tảng đá, "nhãn hiệu.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Αλλά, Τομ, που μπορεί να φωτιά σε μας πίσω από τα βράχια", είπε ο Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Але, Том, вони могли стріляти в нас з-за каменів", сказав знаків.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, они могли стрелять в нас из-за камней", сказал знаков.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, те биха могли да огън от нас зад скалите", каза Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.واضاف "لكن ، توم ، لأنها قد النار علينا من وراء الصخور" ، وقال ماركس.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."醜いものだろうと、あなたが知っている。"うわ!"トムは冷笑しながら、言った。
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerAle tím, že zahání kořist blíže k pobřeží, ohrožují je proudy a skryté útesy.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerNhưng khi rượt con mồi ra xa bãi cát, chúng đã liều mạng dưới các dòng hải lưu và đá ngầm.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirler'Ομως κυνηγώντας τα ψάρια προς την ακτή... κινδυνεύουν από ύπουλα υπόγεια ρεύματα και κρυμμένα βράχια.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerОднако из-за мелководья такая охота часто оканчивается увечьями от предательских подводных скал.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerאך כשהם רודפים אחר להקות הדגים קרוב יותר לחוף הם מסתכנים בזרמים התת-מימיים .הבוגדניים ובסלעים החבויים
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerولكن لأنها مطاردة لأفواج أخرى في الشاطئ ، فإنها تواجه خطر التيارات الغادرة و الصخور المخبأة
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Är icke mitt ord såsom en eld, säger HERREN, och likt en hammare som krossar sönder klippor?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Či nie je moje slovo jako oheň? hovorí Hospodin, a jako kladivo, ktoré rozráža skalu?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Eikö minun sanani ole niinkuin tuli, sanoo Herra, ja niinkuin vasara, joka kallion murtaa?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Er ikke mit Ord som Ild, lyder det fra HERREN, og som en Hammer, der knuser Fjelde?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Er ikke mitt ord som en ild, sier Herren, og lik en hammer som knuser berg?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ist mein Wort nicht wie Feuer, spricht der HERR, und wie ein Hammer, der Felsen zerschmeißt?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Izali słowo moje nie jest jako ogieó? mówi Pan, i jako młot kruszący skałę?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.나 여호와가 말하노라 내 말이 불같지 아니하냐 반석을 쳐서 부스러뜨리는 방망이 같지 아니하냐
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.La mia parola non è forse come il fuoco - oracolo del Signore - e come un martello che spacca la roccia
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Lời ta há chẳng như lửa , như búa đập vỡ đá sao ? Ðức_Giê - hô-va phán vậy .
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Lời ta há chẳng như lửa, như búa đập vỡ đá sao? Ðức Giê-hô-va phán vậy.
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ma parole n`est-elle pas comme un feu, dit l`Éternel, Et comme un marteau qui brise le roc?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod