O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.E eis que o véu do santuário se rasgou em dois, de alto a baixo; a terra tremeu, as pedras se fenderam,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.És ímé a templom kárpítja fölétõl aljáig ketté hasada; és a föld megindula, és a kõsziklák megrepedezének;
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Ja katso, temppelin esirippu repesi kahtia ylhäältä alas asti, ja maa järisi, ja kalliot halkesivat,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.이에 성소 휘장이 위로부터 아래까지 찢어져 둘이 되고 땅이 진동하며 바위가 터지고
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Og se, forhenget i templet revnet i to stykker fra øverst til nederst, og jorden skalv, og klippene revnet,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Und siehe da, der Vorhang im Tempel zerriß in zwei Stücke von obenan bis untenaus.
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Và nầy , cái màn trong đền thờ , bị xé ra làm hai từ trên chí dưới , đất thì rúng_động , đá lớn bể ra ,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Và nầy, cái màn trong đền thờ, bị xé ra làm hai từ trên chí dưới, đất thì rúng động, đá lớn bể ra,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.Y he aquí, el velo del templo se rasgó en dos, de arriba abajo. La tierra tembló, y las rocas se partieron
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.И вот, завеса в храме раздралась надвое, сверху донизу; и земля потряслась; и камни расселись;
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.И, ето, завесата на храма се раздра на две от горе до долу, земята се разтресе, скалите се разпукаха,
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.І ось завіса церковня роздерлась надвоє од верху до низу, й земля затрусилась, і скелї порозпадались;
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.והנה נקרעה פרכת ההיכל מלמעלה למטה לשנים קרעים והארץ נרעשה והסלעים נבקעו׃
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.واذا حجاب الهيكل قد انشق الى اثنين من فوق الى اسفل. والارض تزلزلت والصخور تشققت.
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.忽 然 殿 裡 的 幔 子 、 從 上 到 下 裂 為 兩 半 . 地 也 震 動 . 磐 石 也 崩 裂
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.忽然 殿裡 的 幔子 、 從上 到 下 裂 為兩 半 . 地 也 震動 . 磐石 也 崩裂
Olamaz yüzücü boğuldu, kayık alabora oldu ve şu römorkör kayalara çarptıle voilier a chaviré,
Olamaz yüzücü boğuldu, kayık alabora oldu ve şu römorkör kayalara çarptıO nadador afoga-se e o barco à vela vira-se.
Olamaz yüzücü boğuldu, kayık alabora oldu ve şu römorkör kayalara çarptıוהנה השחיין טבע וסירת המפרש התהפכה, וספינת הגרר עלתה על שרטון,
Olamaz yüzücü boğuldu, kayık alabora oldu ve şu römorkör kayalara çarptıو آه لا, لقد غرق السباح وقارب الابحار انقلب وقارب السحب ,حسنا, لقد اصطدم بالصخور
Olamaz yüzücü boğuldu, kayık alabora oldu ve şu römorkör kayalara çarptıヨットは転覆し タグボートは岩にぶつかりました きっと運が良い人なら川を渡り切ります
"Önde gel," kayaların ulaştı Phineas dedi ve karışıyordu yıldız ışığı gördüm"앞으로 가자,"그들은 바위에 도달로 Phineas라고 그랬 잖아, 그리고 만나는 별빛에보고
"Önde gel," kayaların ulaştı Phineas dedi ve karışıyordu yıldız ışığı gördüm"تعال إلى الأمام" ، وقال فينس ، لأنها وصلت الصخور ، ورأى في النجوم اختلط
"Önde gel," kayaların ulaştı Phineas dedi ve karışıyordu yıldız ışığı gördümそして夜明け、その中に至るまでの失礼ですが正札付きフットパスのトレース;
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.(140:6) Вожди их рассыпались по утесам и слышат слова мои, что они кротки.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Al vallen zij in de handen van hun rechters, dan nog zullen zij mij alleen maar goede dingen horen zeggen.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Bila para penguasa mereka dicampakkan dari tebing-tebing batu, mereka akan mengakui bahwa kata-kataku benar
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Các quan xét chúng nó bị ném xuống bên hòn đá; Họ sẽ nghe lời tôi, vì lời tôi êm dịu.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Các quan xét chúng_nó bị ném xuống bên hòn đá ; Họ sẽ nghe lời tôi , vì lời tôi êm_dịu .
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Dalla rupe furono gettati i loro capi, che da me avevano udito dolci parole
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.deras ledare skola störtas ned utför klippan, och man skall då höra att mina ord äro ljuvliga.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Deres dommere blir nedstyrtet og gitt klippen i vold, og selv forstår de at mine ord var liflige.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Ha sziklához paskoltatnak az õ bíráik, akkor hallgatják az én beszédeimet, mert gyönyörûségesek.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.heidän päämiehensä syöstään kalliolta alas, ja silloin kuullaan minun sanani suloisiksi.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Ich sudcovia budú pometaní medzi skaly, a ľudia počujú moje slová, lebo sú ľúbezné.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Ihre Führer müssen gestürzt werden über einen Fels; so wird man dann meine Rede hören, daß sie lieblich sei.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.저희의 관장들이 바위 곁에 내려 던지웠도다 내 말이 달므로 무리가 들으리로다
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Ko popadajo raz skale njih sodniki, bodo poslušali besede moje, ker so prijetne.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Ned ad Klippens Skrænter skal Dommerne hos dem styrtes, og de skal høre, at mine Ord er liflige.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Niech będą zrzuceni do miejsc opoczystych sędziowie ich, aby słyszeli słowa moje, że były wdzięczne.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Quando os seus juízes forem arremessados duma penha abaixo, saberão que as palavras do Senhor são verdadeiras.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Que leurs juges soient précipités le long des rochers, Et l`on écoutera mes paroles, car elles sont agréables.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Sean derribados sus jueces en lugares peñascosos, y oigan mis palabras, que son agradables
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Smetáni jsou do míst skalnatých soudcové jejich, aby slyšeli slova má, nebo jsou libá.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Οτε οι αρχηγοι αυτων περιηρχοντο εις τοπους πετρωδεις, ηκουσαν τα λογια μου, οτι ησαν γλυκεα.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.Когато началниците им бъдат хвърлени из канарите, Те ще чуят думите ми, защото са сладки.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.נשמטו בידי סלע שפטיהם ושמעו אמרי כי נעמו׃
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.قد انطرح قضاتهم من على الصخرة. وسمعوا كلماتي لانها لذيذة.
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.他 們 的 審 判 官 、 被 扔 在 巖 下 . 眾 人 要 聽 我 的 話 、 因 為 這 話 甘 甜
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.他 們 的 審判官 、 被 扔在 巖下 . 眾人 要 聽 我的話 、 因為 這話 甘甜
- Önüne bak! Kayalar!¡Cuidado!
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Attention !
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Attenzione, le rocce!
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Cuidado com as rochas!
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Se upp!
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Uwaga!
- Önüne bak! Kayalar! Kayalar geliyor!Varo!
- Önüne bak! Kayalar!Pietre!
- Önüne bak! Kayalar!Πρόσεχε!
Öyle olmuş olsaydı muhtemelen beyinlerimiz kayaları boşluk ile dolu olarak algılardı.Ak by to tak bolo, naše mozgy by pravdepodobne vnímali skaly ako plné prázdneho priestoru.