Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Melekat pada batu, dan juga memakannya. Mengubah dataran tandus.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Nấm và rong biển kết hợp với nhau... bám lấy những hòn đá, và ăn chúng... thay đổi những miền đất cằn cỗi.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Sie umarmten Fels, fraßen sich in Stein. Sie verwandelten unfruchtbares Land.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Ze klampten zich aan rots vast en aten het ook. Ze vormden het onvruchtbare land om.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Они цепляются к скалам, вгрызаясь в камень, преображая бесплодную землю.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Прилепнали към скалата, ядяли я. Преобразявали яловата земя.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.נצמדו לסלעים ואף אכלו אותם. שינו את הנוף הצחיח.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.التعلق بالصخور، و أكلها أيضاً. تحويل الأراضى القاحلة.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Az egyik sziklacsúcs északra volt, Mikmás átellenében, és a másik délre, Géba átellenében.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Batu karang yang di sebelah utara menghadap ke Mikhmas, dan yang di sebelah selatan menghadap ke Geba
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ena klippan reste sig i norr, mitt emot Mikmas, den andra i söder, mitt emot Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ene klippe reiser sig bratt i nord midt imot Mikmas, den andre i syd midt imot Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ene Spids rager i Vejret på Nordsiden ud for Mikmas, den anden på Sydsiden ud for Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.De noordelijke rots lag voor Michmas en de zuidelijke voor Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.En rt se vzpenja kakor steber na severu proti Mikmasu in drugi na jugu proti Gebi.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Jeden zub čnel od severa naproti Michmasu a druhý od juhu naproti Gabe.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Jedna skála byla na půlnoci proti Michmas, a druhá na poledne proti Gabaa.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.한 바위는 북에서 믹마스 앞에 일어섰고 하나는 남에서 게바 앞에 일어섰더라
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.L`une de ces dents est au nord vis-à-vis de Micmasch, et l`autre au midi vis-à-vis de Guéba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Một cái răng đá mọc lên về phía bắc , đối ngang Mích-ma , còn cái kia ở tại phía nam , đối ngang Ghê-ba .
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Một cái răng đá mọc lên về phía bắc, đối ngang Mích-ma, còn cái kia ở tại phía nam, đối ngang Ghê-ba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Skała jedna była na północy przeciwko Machmas, a druga na południe przeciwko Gabaa.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Um deles estava para o norte defronte de Micmás, e o outro para o sul defronte de Gibeá.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Una delle rocce sporgenti era di fronte a Micmas a settentrione, l'altra era di fronte a Gàbaa a meridione
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Und einer sah von Mitternacht gegen Michmas und der andere von Mittag gegen Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Uno de los peñascos estaba situado al norte, hacia Micmas; y el otro al sur, hacia Gabaa
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Το μετωπον του ενος βραχου ητο προς βορραν απεναντι Μιχμας, και το του αλλου προς νοτον απεναντι Γαβαα.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Едната скала се издигаше на север срещу Михмас, а другата на юг от Гавая.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.одна скала выдавалась с севера к Михмасу, другая с юга к Гиве.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.השן האחד מצוק מצפון מול מכמש והאחד מנגב מול גבע׃
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.والسن الواحد عمود الى الشمال مقابل مخماس والآخر الى الجنوب مقابل جبع.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.一 峰 向 北 、 與 密 抹 相 對 、 一 峰 向 南 、 與 迦 巴 相 對
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.一 峰 向北 、 與密抹 相對 、 一 峰 向南 、 與迦巴 相對
Kayalar geliyor!Ada batu!
Kayalar geliyor!-Coi chừng có đá!
Kayalar geliyor!DA! FELSEN!!
Kayalar geliyor!- Pas på!
Kayalar geliyor!Sziklák!
Kayalar geliyor! Tutun!- Kijk uit, rotsblokken.
Kayalar geliyor!¡Vienen rocas!
Kayalar geliyor!Vin pietre!
Kayalar geliyor!- Vse višje smo. - Pazi. Skale.
Kayalar geliyor!Βράχοι έρχονται!
Kayalar geliyor!- Внимавай! Идат камъни!
Kayalar geliyor!- Внимавай! Идат камъни!
Kayalar geliyor!.המכ"ם מראה גופים מתקרבים
Kayaları görüyoruz."רואים רק אבנים.
Kayaları görüyoruz.Chúng ta thấy những hòn đá.
Kayaları görüyoruz.진화를 본 사람은 한명도 없고 우린 돌덩어리만 보이오.
Kayaları görüyoruz.Nous voyons des cailloux.
Kayaları görüyoruz.Vedem bolovani.
Kayaları görüyoruz.Vediamo rocce.
Kayaları görüyoruz.Vemos rocas.
Kayaları görüyoruz.Vidíme jen kameny.
Kayaları görüyoruz.Vidíme skaly.
Kayaları görüyoruz.Vi ser klipper.
Kayaları görüyoruz.We zien stenen.
Kayaları görüyoruz.Widzimy skały.
Kayaları görüyoruz.Wir sehen Steine.
Kayaları görüyoruz.Βλέπουμε βράχους.