Kayaya oyulmuş yazıt milattan önce altıncı yüzyıldandır.The inscription carved into the rock is from the sixth century B.C.
Tom ve Mary, Alplere kayak kaymaya gittiler.Tom and Mary went skiing in the Alps.
Tom bir kaya koleksiyonuna sahiptir.Tom has a rock collection.
Tom'un bir kaya koleksiyonu var.Tom has a rock collection.
Düşen kayalara dikkat edin!Beware of falling rocks!
Tom patenle kayabilir.Tom is able to skate.
Tom'la kayak yapmaya gitmek istiyorum.I want to go skiing with Tom.
Tom, Mary'nin genellikle nerede kayak yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary usually goes skiing.
Tom, Mary'nin nereye kayak yapmaya gittiğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary had gone skiing.
Tom kayak evinde.Tom is in the ski lodge.
Tom Mary'nin nerede kayak yaptığını biliyordu.Tom knew where Mary had gone skiing.
Kaya düşüşünde üç dağcı öldü.Three climbers were killed in a rock fall.
Bir kaya çığında üç dağcı öldü.Three climbers were killed in a rock fall.
Kaya tırmanışını öğrenmek ister misiniz?Do you want to learn rock climbing?
Aptal bir kayadan başka bir şey değil.It's nothing but a stupid rock.
Kayak pisti bir kar silahıyla vuruldu.A snow gun covered the ski slope with snow.
Şilte kaya gibi hissettirdi.The mattress felt like rocks.
İzinsiz giren kişi bir kayak maskesi takmış.The intruder wore a ski mask.
Tom bir kayak öğretmeni.Tom is a ski instructor.
Tom bir kayak eğitmeni.Tom is a ski instructor.
Tom'la kayak yapmak istiyorum.I'd like to go skiing with Tom.
Ekmek bir kaya kadar sert.The bread is as hard as a rock.
O kayalara dikkat et.Be careful on those rocks.
Kayak nasıldı?How was the skiing?
Tom sana nasıl kayak yapılacağını öğreten kişi miydi?Was Tom the one who taught you how to ski?
Gelecek hafta sonu kayak yapmayı planlıyorum.I plan to go skiing next weekend.
Tom nasıl kayak yapacağını bilmiyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't know how to ski.
Kayak yapamam.I can't ski.
Kayak yapmayı seviyorum.I love skiing.
Keşke önümüzdeki hafta sonu kayağa gidebilseydim.I wish we could go skiing next weekend.
Geçen hafta kayak yapıyordum.I was skiing last weekend.
Çok kayak yaparım.I do a lot of skiing.
Gelecek hafta sonu kayağa gitmeyi planlıyorum.I'm planning to go skiing next weekend.
Kayak yapmaya gittim.I went skiing.
Kayak kaymaya gittim.I went skiing.
Patenle kayamam.I'm not able to skate.
Tom kayak yapmayı severdi.Tom loved skiing.
Seninle kayak yapmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going skiing with you.
Geçen hafta sonu Tom ile kaya tırmanışına gittim.I went rock climbing with Tom last weekend.
Tom neredeyse Mary kadar iyi kayak yapabilir.Tom can ski almost as well as Mary can.
Kaya tırmanışında kendimi yaraladım.I injured myself rock climbing.
Tom Mary kadar iyi kayak yapabilir.Tom can ski just as well as Mary can.
Tom kayak yapmada benden daha iyi.Tom is better at skiing than I am.
Bir çift kayak kiraladım.I rented a pair of skis.
Tom benden daha iyi kayak yapıyor.Tom is better at skiing than me.
Tom kayak yapmada benden daha iyidir.Tom is better at skiing than me.
Tom'la kayak yapmaya gittim.I went skiing with Tom.
Kaya tırmanışına gittim.I went rock climbing.
Bir kayaya oturdum.I sat down on a rock.
Kertenkele kayanın altından kaçtı.The lizard escaped from under the rock.
Size ödünç verebileceğim bir kayağım var.I have a pair of skis I could lend you.
Bir kayanın arkasına saklandım.I hid behind a rock.
Ben de kayak yapmayı seviyorum.I like skiing, too.
Tom kimle kayağa gitmek istediğini söyledi?Who did Tom say he wanted to go skiing with?
Tom kimle kayak yaptı?Who did Tom go skiing with?
Tom kiminle kayak yapıyordu?Who was Tom skiing with?
Tom'a nasıl kayak yapacağını kim öğretti?Who taught Tom how to ski?
Tom bir kaya evinde yaşıyor.Tom lives in a rock house.
Tom nerede kayağa gitmek istiyor?Where does Tom want to go skiing?
O erkek kardeşi kadar güzel kayak yapabilir.She can ski just as well as her brother.