Ana içeriğe geç
Sözlük

kaya ile cümle

kaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hobim kayak yapmaktır.Mon hobby est faire du ski.
O, kaya gibi sertti.C'était dur comme de la pierre.
Kayak yapmaya gitmek ister misin?As-tu envie d'aller skier ?
Kayak yapmaya gitmek ister misiniz?Avez-vous envie d'aller skier ?
Diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha çok seviyor.Danser en boîte lui plaît mieux que de skier.
İlkbaharda kayak, kraterin ağzı çevresinde kısa yollarda mümkündür.Au printemps, le ski est possible sur des liaisons courtes autour du bord du cratère.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.Au premier plan, un homme est debout sur un rocher en hauteur, le dos tourné au spectateur.
Kayaçlardaki paleomanyetik işaretler 3 faklı mekanizma tarafından kaydedilir.Les signatures paléomagnétiques dans les roches peuvent être enregistrées par trois mécanismes différents.
Şehir uçurumların ve dik kayaların arasına inşa edilmiştir.La ville est bâtie entre la mer et les collines.
Mağara ve kayalar arasında gizlenerek avlanır.Il se cache dans les rochers et les grottes.
Necef, kayalık bir çöldür.Il s'agit d'un rocher désertique.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Quand Jupiter tourne, sa ionosphère se déplace relativement au champ magnétique dipolaire de la planète.
2015 FIS Dünya Serbest Stil Kayak ve Snowboard Şampiyonası'nda yarıştı.En 2015, la station accueille les Championnats du monde de ski acrobatique et de snowboard.
Başka bir yapı "kaya tuzu" veya "sodyum klorür" (halit) yapısıdır. (bkz. here.)Une autre structure commune est la structure "sel (ordinaire)" ou structure "chlorure de sodium" (halite).
River Raid kayan tipte bir shooter oyunudur.Le jeu est principalement du type rail shooter.
Bu olay medya'da Liancourt Kayalıkları Krizi olarak anıldı.Voir Contentieux sur les rochers Liancourt.
Sarp kayalıklar ardından köye ulaşılmaktadır.On peut arriver au rocher du Coucou depuis ce village.
Kaya Lordları bir kez daha dönüştüler.Mais les seigneurs khârezmiens se divisent à nouveau.
Bu türdeki kaya balıkları, bu nedenden dolayı bazen bekçi veya karides balığı olarak bilinirler.Ces motifs, à Banpo, sont caractérisés par des visages ou des poissons.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.L'épée rappelle la légendaire Excalibur.
Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilmektedir.Il peut même pousser sur des roches superficielles.
Haziran 2012'de Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ahmet Kaya Özel Ödülü verileceği açıklandı.En novembre 2012, Le magazine Classic Rock décerne un prix à Family.
Bu ikinci bölge bazı adaları ve sahile çok yakın ama denizde bulunan kayaları da ihtiva eder.Cette seconde zone englobe également quelques îles et quelques rochers situés juste au large des côtes.
Mars'taki adlandırılmış kayalar listesidir.Ceci est une liste des plaines de Mars.
Kayaklı koşu disiplininde 2010 Kış Olimpiyatları, Whistler Olimpik Park'ta düzenlenecektir.Les épreuves nordiques pour les Jeux olympiques d'hiver de 2010 se dérouleront au Parc Olympique de Whistler.
Ancak kimi zamanlarda vurgu ikinci heceye kayabilmektedir.Clara semble un temps pencher vers la seconde solution.
Kendisi ise Kuzey Amerikalı kadın kayakçılar içerisinde üçüncü olarak yer almıştır.Il a ensuite acheté un troisième intérêt de The North American .
Papey, İzlanda'nın güneybatısında yer alan kayalık bir adadır.Papey est une île du sud-est de l'Islande.
Bir kayanın altında yaşamaktadır.La grue sur un rocher.
Kaya çatlakları ve tavşan çukurlarında yuva yapar.Il niche dans les crevasses des rochers et dans les terriers de lapins.
Petrolün toplanması için ana kayaçları delikliler oluştururlar.Pour la production d'huiles essentielles on a recours à la distillation.
Gölün marjları kayalık batı kıyıları hariç genellikle düzdür.Les berges du lac sont marécageuses sauf au nord-ouest.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.TIBI DABO CLAVES REGNI CAELORVM. (en français : Tu es Pierre et sur cette pierre je construirai mon Église.
Gözeneklilik (porozite) kayacın boşluklarının toplam hacmine oranıdır.Une cordée étant une translation complète des cages.
1924: Eiger buzulu yoluyla ilk kayak çıkışı.Janvier 1921 : Première descente de la tour Eiffel en rappel.
İsviçre'nin ilk kayak okulu 1929'da St.Moritz'de açılmıştır.L'école élémentaire St. Georges est inaugurée en 1949.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En été 1980, elle se casse la hanche après avoir glissé dans sa maison.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Altın Hamle ve Kaya Catlatmak adlı saldırıları vardır.On eût dit une masse d'acier et d'or qui se mouvait.
Kayayı kendisi inşa etmiştir.Il a été bâti directement sur le roc.
Kaya kristallerini kesme yöntemini geliştirdi.Il lui dit de briser le cristal.
Yerelnet Kayacık Orta Mahalle İlköğretim Okulu ^Collège moyen de l'ancien quartier.
Bir kayak merkezi bulunur.C'est une station de ski.
1980 Dünya Kayak Şampiyonası, Falun İsveç'da gerçekleşmiştir.L'édition 1980 des championnats du monde de ski nordique a eu lieu à Falun en Suède.
Su sarp kayalıklardan gelmektedir.Ancêtre de l'Eau de Rochas.
Ayrıca granitik kayaçlarda da görülür.Mais on assiste aussi à leur descente aux enfers.
Başlıca kayaç yapıcı mafik mineraller olivin, piroksen, amfibol ve biyotit'tir.Les principaux minéraux mafiques sont l'olivine, le pyroxène, l'amphibole et la biotite.
Gölün iki plajı, 22 adası ve pek çok kayalığı bulunmaktadır.Ce lac compte 32 îles dont quatre îles majeures.
Kayalıklarda Kaynak.Sous les roches.
"Yılın En İyi Alman Sporcusu" ödülünde de kayak sporcusu Sven Hannawald'ın arkasından 2. oldu.Élu deuxième athlète allemand de l'année 2002 derrière le sauteur à ski Sven Hannawald.
Kayaca taneli bir görünüm verir.La voile a un profil.
Bu yüzden, tabakala birbirlerinin üzerinde kolayca kayar.De plus, les sous-espèces s'hybrident facilement les unes avec les autres.
Metamorfik kayaçlar kimi zaman kendi tarihlerini verebilir,yaşını içerisindeki sınırlar verebilir.En effet, maximiser sa VR à un âge contraint les valeurs aux âges futurs.
Lili Marlen Türküsü, Ahmet Kaya'nın 1986 tarihli An Gelir adlı albümünde yer alan bestesi.On peut citer en exemple le film Thérèse d'Alain Cavalier datant de 1986 qui utilise le même dispositif.
Kimyasal bakımdan, felsik kayaçlar mafik kayaçlardan kayaç yelpazesinin diğer tarafında kalır.Au plan chimique, les roches mafiques sont à l'opposé du spectre des roches felsiques.
Aktör Bülent Kayabaş tarafından seslendiriliyor.Zod exécute le perdant.
Çevrede birkaç kaya mezarı da vardır.On trouve également quelques roches à cupules dans les environs.
Gemisi doğruca sarp kayalıkların üstüne gider ve parçalanır.Le vaisseau s'enfonce sur les rochers.
Kendilerini kayalıklardan denize atmalıydılar."Ils le précipitèrent donc au bas des rochers.
Merkezleri Casterly Kayası ve Lannis Limanı'dır.La plage et le port de Pors Lanvers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod