Biz onu gözden kaybettik.We have lost sight of him.
Yolumuzu kaybettiğimizi anladık.We found that we had lost our way.
Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur.We had better utilize our natural resources.
Doğal kaynaklarımızı korumaya çalışmalıyız.We must try to conserve our natural resources.
Sınırlı kaynaklarımız var.We have limited resources.
Yamaçtan aşağıya doğru kaydık.We skied down the slope.
Kayıp çocuk için ormanı aradık.We searched the woods for the missing child.
Kalabalıkta onu kaybettik.We lost sight of her in the crowd.
Yabancı firmalardan kaynaklanan bir rekabetle karşı karşıyayız.We face competition from foreign suppliers.
Enerji kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.We mustn't waste our energy resources.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Hayal kırıklığına uğradık, takımımız maçı kaybetti.To our disappointment, our team lost the game.
Ülkemiz doğal kaynaklarını geliştirmeli.Our country must develop its natural resources.
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Takımımız ilk oyunu kaybetti.Our team lost the first game.
Takımımızın neden kaybettiğini açıklayabilir miyiz?Can you account for why our team lost?
Yangında ayakkabımı kaybettim.I lost my shoe in the fire.
Posta treni yangında postasının çoğunu kaybetti.The mail train lost most of its mail in the fire.
Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.A bad cold caused the singer to lose his voice.
Ceketini evde kaybetmiş olamazsın.You can't have lost your coat in the house.
Eve vardığımda cüzdanımı kaybettiğimi anladım.When I got home, I found I had lost my wallet.
Eve gittiğimde, kaybetmiş olduğum cüzdanımı buldum.When I got home, I found I had lost my wallet.
Eve gelene kadar şemsiyemi kaybettim.It wasn't until I got home that I missed my umbrella.
Venedik'teki San Marco meydanı yazın hep turist kaynıyor.St Mark's Square in Venice is always swarming with tourists in the summer.
Bazı kayıklar gölün üstündedir.Some boats are on the lake.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Ses sonunda kayboluncaya kadar gittikçe zayıfladı.The sound became fainter and fainter, till at last it disappeared.
Kayıyor muyum?Am I slipping?
Prens ormanda kayboldu.The prince was lost in the woods.
Kurşun kalemimi kaybettim.I've lost my pencil.
Ben kalemimi kaybettim.I have lost my pencil.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.Seen from a distance, the big rock looks like an old castle.
Yenin değer kaybetmesi enflasyona neden olur mu?Does depreciation of the yen give rise to inflation?
Yen'in dolar karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.The yen is expected to lose value against the dollar.
Bazı İngilizce sözcükler Japoncadan kaynaklanır.Some English words derive from Japanese.
En yakın kayıp eşya bürosu nerede?Where is the nearest lost and found?
Buradan ayrılırken zaman kaybetmemeliyiz.We should lose no time in leaving here.
Kayıp eşya bürosu nerede?Where is the lost and found?
Bilincimi kaybettim.I lost consciousness.
Karanlıkta kaybolmaktan korkuyordum.I was afraid of getting lost in the dark.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Sevdiğin birinin kaybına çok uzun süre ağlama.Don't mourn over the loss of your loved one too long.
Biz kalabalıkta adamın görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the man in the crowd.
Kaybı telafi etmeliyiz.We must make up for the loss.
Hızlı sürerek kaybedilen zamanı telafi etmeliyim.I must make up for lost time by driving fast.
Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.I lost the camera I had bought the day before.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Bilgisayar bilimi ülkemizde hızlı bir ilerleme kaydetti.Computer science has made rapid progress in our country.
Takımımız kaybetti.Our team lost.
Roger buz üzerinde kaydı ve bacağını incitti.Roger slipped on the ice and hurt his leg.
Kurtarma ekibi kayıp yolcuları aradı.The rescue party searched for the missing passengers.
Fişimi kaybettim. Hâlâ bir geri ödeme alabilir miyim?I lost my receipt. Can I still get a refund?
Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.Lindbergh's solo nonstop transatlantic flight was a remarkable accomplishment.
United Airlines'ın kayıt gişesi nerede?Where is the United Airlines check-in counter?
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
Eğer harita olmasaydı, yolumu kaybederdim.If it had not been for the map, I would have lost my way.
İşinizi kaybetseniz, ne yapardınız?What would you do, if you lost your job?
Oksijensiz bütün hayvanlar uzun zaman önce gözden kaybolurdu.Without oxygen, all animals would have disappeared long ago.
Anahtarımı kaybedersem kapıyı kilitleyemem.If I lost my key, I wouldn't be able to lock the door.