Ana içeriğe geç
Sözlük

kay ile cümle

kay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onlardan bazıları biraz aşırı olmasına rağmen fikirlerimi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my ideas, even though some of them are a bit extreme.
Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.One million people lost their lives in the war.
Cüzdanımı kaybettim.I have lost my wallet.
Ben cüzdanımı kaybettim.I have lost my wallet.
Sayende iştahımı kaybettim.Thanks to you I've lost my appetite.
Kilit soru ne kaybedebilirim değil fakat kaybedecek neyim vardır.The key question is not what can I gain but what do I have to lose.
Bana aklımı kaybettirdin.You made me lose my mind.
En büyük ilham kaynağınız nedir?What is your greatest source of inspiration?
Ben ilhamımı kaybettim.I lost my inspiration.
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.He disappeared without a trace.
O hiçbir iz bırakmadan kayboldu.He disappeared without a trace.
Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!You can't get lost in big cities; there are maps everywhere!
Dosyayı hangi klasöre kaydettin?In which folder did you save the file?
Kayıp için ona pes etmemelisin.You should not give him up for lost.
Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to lose the key.
Konseri kaydettin mi?Did you tape that concert?
Yeni telefon numaranı bilgisayarıma kaydedeyim.Let me put down your new phone number in my notebook.
Sağlığınla ilgili kaygılandım.I have been anxious about your health.
Senin kötü hafızan senin kötü dinleme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.Your poor memory is due to poor listening habits.
Senin konuşman tarihte kaydedileck.Your speech will be recorded in history.
Bencilliğin sana arkadaşlarını kaybettirecek.Your selfishness will lose you your friends.
Sana karşı sabrımı kaybediyorum.I am losing my patience with you.
Kaybolma ihtimalinize karşı yönleri yazmayı düşündük.We thought we would write out the directions, in case you got lost.
Kaybolursunuz diye yolları yazalım dedik.We thought we would write out the directions, in case you got lost.
Kaybolacağını asla hayal etmedim.Never did I dream that you would lose.
Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.Unless you make a decision quickly, the opportunity will be lost.
Aptallığın sayesinde, maçı kaybettik.Thanks to your stupidity, we lost the game.
Kaymaktan hoşlandığına sevindim ama sadece bu bana göre değil.I'm glad you enjoy skiing, but I guess it's just not my cup of tea.
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.Chestnuts have to be boiled for at least fifteen minutes.
Kaybolan zamanı telafi etmeliyim.I must make up for lost time.
Paranı borç ver ve senin arkadaşını kaybet.Lend your money and lose your friend.
Para kaybı onun yurt dışına gitmesini imkansız hale getirdi.The loss of money made it impossible for him to go abroad.
Para tencereyi kaynatır.Money will make the pot boil.
Tencereyi kaynatan paradır.Money will make the pot boil.
Tansiyon kalp hastalığının ana kaynağıdır.Tension is a major cause of heart disease.
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.To my amazement, it disappeared in an instant.
Ben sadece yarışlarda kaybettim bu yüzden beş parasızım.I just lost at the races so I'm flat broke.
Karımı geçen sene kaybettim.I lost my wife last year.
Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.Out of sight out of mind. When you're separated you lose touch.
Süt sudan daha yüksek bir ısıda kaynar.Milk boils at a higher temperature than water.
Diş dolgumu kaybettim.I've lost my filling.
Muhabir söylenilen her şeyi kaydetti.The reporter took down everything that was said.
Muhabir kaynaklarının adını vermeyi reddetti.The reporter refused to name his sources.
Aklımı kaybettim.I'm out of my mind.
Kesinti mekanik bir sorundan kaynaklanıyor.The downtime is caused by a mechanical problem.
Ümidini kaybetmemelisin.You should not give up your hope.
Umudunu kaybetmemelisin.You must not give up hope.
Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.It is essential to keep calm in a time of crisis and avoid going haywire.
İtibarını kaybetmek aşağılanmak anlamına gelir.To lose face means to be humiliated.
Kaya yamaçtan aşağıya yuvarlandı.The rock rolled down the hillside.
Küçük bir dere kayaların arasından akıyor.A small stream ran down among the rocks.
Benim gözlüğümü kaybettim.I've lost my glasses.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Kuyruğa kaynak yapma.Don't cut in line.
Eğlenin ama kaybolmayın.Have fun, but don't get lost.
Acının kaynağı zevktir.Pleasure is the source of pain.
Okula giderken cüzdanımı kaybettim.I lost my purse on my way to school.
Düşünce olmadan öğrenme emek kaybıdır.Learning without thought is labor lost.
Bir kayalığın tepesinden bağırırsan sesinin yankısını duyabilirsin.If you shout from the top of a cliff, you can hear the echo of your voice.
Üyelerin adlarını ne zaman kaydettiler?When did they register the names of the members?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kay ile cümle - kay kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App