Ana içeriğe geç
Sözlük

kay ile cümle

kay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Geri döndüğümde, çantam bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.When I got back, my bag had disappeared without a trace.
Çaydanlık kaynıyor.The kettle is boiling.
Çaydanlık kaynıyor olmalı.The kettle must be boiling.
Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.Have patience with a friend rather than lose him forever.
Ben arkadaşım ile bir tenis maçı oynadım fakat kaybettim.I played a match of tennis with my friend, but lost.
Beklenildiği gibi, onlar yarışmayı kaybettiler.As was expected, they lost the contest.
Kayıp gelecek ay telafi edilmeli.The loss must be made up for next month.
Onu kaybetmiş olmalıyım.I must have lost it.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.A fallen rock barred his way.
Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.Falling rocks present a danger to climbers.
Lütfen benim için bir yumurta kaynatın.Please boil an egg for me.
Yumurtalarımı iki dakika kaynatır mısınız lütfen?Would you please boil my eggs for 2 minutes?
Lütfen yumurtaları çok sert kaynatma.Please don't boil the eggs so hard.
Kaynamış bir yumurta istiyorum.I want a boiled egg.
Bir yumurta kaynat.Boil one egg.
Ben yumurtayı katı kaynattım.I hard-boiled an egg.
Seyahat ederken, kaybolmak kolaydır.When traveling, it is easy to get lost.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.My parents enjoy skiing every winter.
Tren gözden kayboldu.The train disappeared from view.
Tren yerine bir uçağa binerek kayıp zamanı telafi edebilirsin.You can make up for lost time by taking an airplane instead of a train.
Çok geçmeden önce, hayalet yoğun siste kayboldu.Before long, the ghost disappeared into a thick fog.
Açık kaynak; teknolojik yeniliği kullanan motordur.Open source is the engine that drives technological innovation.
Lütfen düşük ısıda fasulyeleri bir süre kaynatın.Please simmer the beans for a while over a low heat.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
O, kaynanasını gücendiren bir şey söylediği için için için pişman oldu.She bitterly regretted having said something that displeased her mother-in-law.
Göz açıp kapayıncaya kadar, tenis topu büyüklüğünde meyveli börek kaybolmuştu.In the blink of an eye, the tennis-ball-sized dumpling had disappeared.
Ben hemen konsantrasyonumu kaybettim.I immediately lost my concentration.
Tüm kaynaklarını aynı işe yatırma.Don't put all your eggs in one basket.
Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.If the loser smiled the winner will lose the thrill of victory.
Kaybedecek bir şeyi olmayan birine meydan okuma.Don't challenge someone who has nothing to lose.
Sonunda kayıp anahtarını buldu.She finally found her missing keys.
O, parasını ailesini, arkadaşlarını kaybetti.She lost her money, her family, her friends.
Maciek karısını aralık ayında kaybetti.Maciek lost his life in December.
Yumurtayı kaynar suya koy.Put the egg into boiling water.
Bütün köylüler kayıp bir kediyi aramak için dağlara gittiler.All the villagers went into the mountains to look for a missing cat.
Sanırım ona yardım etmek için tüm çabalarım sadece benim zaman kaybım olacak.I think all my efforts to help her will just be a waste of my time.
Sahibinin uzun süredir aradığı kayıp kediyi buldum.I found the lost cat that its owner had been looking for for a long time.
O kasetçalar onun sesini kaydetti.That tape recorder recorded his voice.
Ne kadar çok denersem deneyeyim o kayaya kadar yüzemiyorum.No matter how hard I try, I can't swim to that rock.
Allah'a olan inancını kaybetmek referans noktaları kaybetmektir.To lose faith in God is to lose your points of reference.
Tüm bir haftayı kaybetmek istemez.He doesn't want you to lose a whole week.
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!The bag I left on the passenger seat is missing!
Kaybedecek bir şöhretin yoksa,özgür bir şekilde yaşarsın.You live freely if you haven't a reputation to lose.
Kaybedecek bir itibarın yoksa; özgürce yaşarsın.You live freely if you haven't a reputation to lose.
Madem ki kayıtlıyım şimdi ne yapmak zorundayım?What do I have to do now that I'm registered?
Arkadaşlarından birini kaybettiğin için üzgün olmalısın.You must be sad since you lost one of your friends.
Sekiz yaşındayken bir resim okuluna kaydoldum.I enrolled in an art school when I was eight.
Kayak çok eğlencelidir.Skiing is very fun.
Alman takımı kaybetti ve şimdi üzgünüm.The German team lost and now I am sad.
Çocuklar su kaydırağına geldiklerinde su sıçratmayı seviyorlar.Children enjoying making a splash in water as they come off a waterslide.
Öğretmenimiz bize suyun 100 santigrat derecede kaynadığını söyledi.Our teacher told us that water boiled at 100 degrees centigrade.
O, umudunu hiç kaybetmez.He never loses hope.
Yaklaşık 80 sent kaybettim.I've lost about 80 cents.
Kayıp balıkçı teknesi limana güvenli bir dönüş yapmıştı.The lost fishing boat made a safe return to harbour.
Pasaportumu kaybettim.I lost my passport!
Sanırım cüzdanımı kaybettim.I think I lost my wallet.
Yeni kayaklar almam gerekiyor.I must buy new skis.
Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!Esperanto is surely an enormous waste of time!
İblis efendisi sonunda bilincini kaybetti ve pat diye yere düştü.The demon lord finally lost conciousness and fell to the floor with a thud.
O, haberi duyduğunda kontrolü kaybetmişti.She freaked out as she heard the news.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod