Ana içeriğe geç
Sözlük

kay ile cümle

kay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sessiz kalmaya devam edersen, kendimi kaybedeceğim.If you continue to remain silent, I'll lose my temper.
Onları daha fazla beklersek zaman kaybı olur.It'll be a waste of time if we wait for them any longer.
Daha fazla beklemek zaman kaybı gibi görünüyor.It seems a waste of time to wait any longer.
Daha fazla beklemek tam bir zaman kaybıdır.It's an absolute waste of time to wait any longer.
Daha uzun kalmak zaman kaybıdır.It's a waste of time to stay longer.
Geçen kış Zao'ya kayak yapmaya gittim.I went skiing at Zao last winter.
Geçen kış Kanada'da kayak yapmaya gittim.I went skiing in Canada last winter.
Bu nehir Nagano dağlarından kaynaklanır.This river rises in the mountains in Nagano.
Eğer bu işi bitirmezsek önümüzdeki anlaşmayı kaybederiz.If we don't finish this job, we'll lose the next contract.
Bu kaya neye benziyor?What does this rock look like?
Bu kayıt cihazı yeni değil.This tape recorder is not new.
Bu ona hayatını kaybettirdi.This lost him his life.
Profesör Kay kırk yıldır böcekleri araştırmaktadır.Professor Kay has been studying insects for forty years.
Kay ağlamayı kesen çocuğu alıncaya kadar değildi.It was not until Kay received the doll that she stopped crying.
Kay oyuncak bebeği alana kadar ağlamayı kesmedi.It was not until Kay received the doll that she stopped crying.
Ben kameramı kaybettim.I have lost my camera.
Amerika'ya giderken bir gün kaybediyor muyuz?Are we losing a day on the way to America?
Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!The politician is as slippery as an eel!
Kaybı gelecek hafta telafi etmelisin.You must make up the loss next week.
Her yıl ne sıklıkla kayağa gidersin?How often do you go skiing every year?
Kaybın için seni tazmin edeceğim.I will compensate you for your loss.
Eğer denemeye devam edersen, ilerleme kaydedersin.If you keep trying, you will make progress.
Polis onun kayboluşunu inceliyor.The police are looking into his disappearance.
Polis kızın kayıp köpeğinin bir çırpıştırma resmini yapmasını istedi.The police asked the girl to make a rough sketch of her lost dog.
Şu anda kazanın onun dikkatsizliğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.At the moment they think that the accident is due to his carelessness.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.The plate slipped from her hand and crashed to the floor.
Ben şemsiyemi kaybettim.I have lost my umbrella.
Geçenlerde kaybettiğim saat yeniydi.The watch I lost the other day was new.
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.We looked for our lost puppy, but in vain.
Paranın gözden kaybolmasını soruşturacağız.We are going to look into the disappearance of the money.
Biz Kanada'da kayak yapmaya gittik.We went skiing in Canada.
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.We'll use energy sources such as the sun and wind.
Onun kayıplarının 100 dolar olduğunu tahmin ettik.We estimated his losses at 100 dollars.
Onu gözden kaybettik.We lost sight of him.
Benim elmalar kayıp.My apples are gone.
Benim en sevdiğim spor kayaktır.My favorite sport is skiing.
Yumurtamı katı kaynat lütfen.Boil my eggs hard, please.
Geçen gün kameramı kaybettim.I lost my camera the other day.
Ben sık sık kayak yaparım.I often ski.
Sık sık kayak yaparım.I often ski.
Cüzdanımı süpermarkette kaybetmiş olmalıyım.I must have lost my purse in the supermarket.
Kayak yapmayı severim.I like skiing.
Kaymayı çok severim.I like skiing very much.
Ben kayakta iyiyim.I'm good at skiing.
Kayak yaparken yaralandım.I was injured while I was skiing.
Ben, bir çift kayak botu satın almak istiyorum.I want to buy a pair of ski boots.
Yüzmeyi kaymaya tercih ederim.I prefer swimming to skiing.
Yüzmeyi kayak yapmaya tercih ederim.I prefer swimming to skiing.
Kayak yaparken bacağımı kırdım.I broke my leg while skiing.
Ben kayak yapmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn how to ski.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday.
Dolma kalemimi kaybettim.I had lost my pen.
Dün saatimi kaybettim.I lost my watch yesterday.
Yeni dolma kalemimi kaybettim.I have lost my new fountain pen.
Biletimi kaybettim.I've lost my ticket.
Geçen hafta burada yolumu kaybettim.I lost my way here last week.
Kayıp zamanı telafi etmek için acele ettim.I hurried to make up for the lost time.
Kayıp zamanı telafi etmek için çok çalışmam gerekiyor.I must study hard to make up for lost time.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.I ate some bread and a boiled egg for lunch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod