Ana içeriğe geç
Sözlük

kay ile cümle

kay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.Water is a natural resource of vital importance.
Su, 100 santigrat derece sıcaklıkta kaynar.Water boils at a temperature of 100 degrees centigrade.
Dünya'nın petrol yerine yeni enerji kaynakları geliştirmesi gerekmektedir.The world needs to develop new energy sources in place of oil.
Kontrolümü kaybettim.I'm out of control.
Hükümet, kaybı telafi etmek zorunda kaldı.The government had to make up for the loss.
O, yönetimin alternatif gelir kaynaklarını araması gerektiğini savunuyor.He argues that the administration must look for alternative sources of revenue.
Aklınızı mı kaybediyorsunuz?Are you losing your mind?
Pulları toplamada ilgimi kaybetti.I lost interest in collecting stamps.
Sanırım biletimi kaybettim.I think I've lost my ticket.
Biletimi kaybettim. Ne yapmalıyım?I lost my ticket. What should I do?
Karda kayboldum.I got lost in the snow.
Kar yakında kaybolacak.The snow will soon disappear.
Kar kayboldu.The snow has disappeared.
Soğukkanlılığını kaybetme.Don't lose your cool.
Biz son zamanlarda senin personel kaydında bir hata keşfettik.We recently discovered an error in your personnel record.
Öğretmenimiz suyun 100ºC derecede kaynadığını söyledi.Our teacher said that water boils at 100ºC.
Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir.According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.
Gemi ufukta kayboldu.The ship vanished over the horizon.
Gemi, kayalara çarpmış.The ship was wrecked on the rocks.
Bütün ümitler kayboldu.All hope is gone.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.Watch your step. The floor is slippery.
Adımına dikkat et, yoksa kayıp düşeceksin.Watch your step, or you will slip and fall.
Bill kayıp için suçlamayı kabul etti.Bill took the blame for the loss.
Kayıp on milyon dolara varıyor.The loss amounts to ten million dollars.
Kayıp bir milyon doları buluyor.The loss amounts to a million dollars.
Korkarım ki kayıp bir milyon dolar tutacaktır.I am afraid the loss will amount to one hundred million dollars.
Kaybı telafi etmek için her şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything to make up for the loss.
Kayıp 1,000,000 dolara ulaştı.The loss adds up to $1,000,000.
Kayıp 2,000,000 dolara ulaştı.The loss amounted to $2,000,000.
Kayıp 100 dolara ulaştı.The loss amounted to 100 dollars.
Köylüler kayıp çocuğu aramaya gittiler.The villagers went in search of the missing child.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Birçok eski gelenekler yavaş yavaş ortadan kayboluyorlar.Many old customs are gradually dying out.
Birçok adam denizde hayatını kaybetti.Many a man has lost his life at sea.
İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.Many soldiers were killed in World War II.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Güneş bir bulutun arkasında kayboldu.The sun disappeared behind a cloud.
Güneş, bir bulutun arkasında gözden kayboldu.The sun vanished behind a cloud.
Güneş doğarken, sis kayboldu.As the sun rose, the fog disappeared.
Güneş enerjisi yeni bir enerji kaynağıdır.Solar energy is a new source of energy.
Ben kilo kaybettim.I'm losing weight.
Siz beklerken kaydedilmiş bazı müziklerin tadını çıkarabilirsiniz.You can enjoy some recorded music while you wait.
İzlenen demlik asla kaynamaz.A watched pot never boils.
Büyük başarılar sürekli çabadan kaynaklanmaktadır.Big successes result from constant effort.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Kayıt ofisi nerede?Where is the registrar's office?
Tanrım! Araba anahtarlarını kaybettim.My goodness! I have lost the car keys.
Bizim su kaynağımız çok yetersiz.Our water supply is very short.
Üçüncü çeyrek gelirlerinde bir kayıp öngörülüyordu.A loss in third-quarter revenues was predicted.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Kayıp kitabımı kim buldu?Who found my missing book?
Kayıp bir köpeği kim buldu?Who has found a lost dog?
Kayalıkların üstünde eski bir kale duruyor.An old castle stands on top of the cliff.
Göletin üstünde kayak yapmak tehlikelidir.Skating on the pond is dangerous.
Keşke kayıp zamanı telafi edebilsem.I wish I could make up for lost time.
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.China is rich in natural resources.
Eğer gece gündüz çalışırsanız, sağlığınızı kaybedersiniz.If you work day and night, you will lose your health.
Şehre girerken kulenin görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the tower as we entered the town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod