Ana içeriğe geç
Sözlük

kay ile cümle

kay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kayıp çocukla ilgili bir iz var mı?Is there any trace of the missing child?
Biz kayıp kişileri bulmak için elimizden geleni yaptık.We tried our best to find the missing persons.
Kaynaklar tükenmeye başlıyor.The supplies are beginning to give out.
Cüzdanım ve pasaportum kayıp.My wallet and passport are missing.
Buralarda bir yerde cüzdanımı kaybettim.I lost my wallet somewhere around here.
Cüzdanını kaybetme.Don't lose your purse.
Geçenlerde kaybettiğim saat yeniydi.The watch I lost the other day was new.
O gözden kayboluncaya kadar onu izledim.We watched him until he was out of sight.
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.We'll use energy sources such as the sun and wind.
Arabamı kayıp buldum.I found my car missing.
O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.I got a video cassette recorder cheap at that shop.
Ben doktora inancımı kaybettim.I have lost faith in the doctor.
Benim için her şey bitti. İşimi kaybettim.It's all over for me. I lost my job.
Dün saatimi kaybettim.I lost my watch yesterday.
Ben ormanda yolumu kaybettim.I lost my way in the woods.
Ormanda yolumu kaybettim.I lost my way in the forest.
Neredeyse seni kalabalıkta kaybediyordum.I all but lost you in the crowd.
Kalabalıkta kayboldum.I was lost in the crowd.
Onu kalabalığın içinde kaybettim.I lost him among the crowd.
Onu kalabalığın arasında kaybettim.I lost him among the crowd.
Kalabalıkta onun görüntüsünü kaybettim.I lost sight of her in the crowd.
Kalabalıkta gözümden kayboldu.I lost sight of her in the crowd.
Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.I like skiing much better than swimming.
10,000 dolarlık bir kaybımız oldu.We suffered a loss of 10,000 dollars.
Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.Accidents often result from carelessness.
Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu.The area around the melting ice cream was crawling with ants.
Yumurtaları kaynar suyun içine koyun.Put the eggs into the boiling water.
Sadece yeteri kadar kaynatılır.It is boiled just enough.
Bahar geldiğinde kar eriyip kayboldu.The snow melted away when spring came.
Beynin sürekli bir kan kaynağına ihtiyacı var.The brain needs a continuous supply of blood.
Biraz kilo kaybettiğimden beri kemerim gevşedi.Since I lost a little weight, my belt got loose.
Biletimi bulamıyorum. Onu kaybetmiş olmalıyım.I can't find my ticket. I must have lost it.
Su 100 derecede kaynar.Water boils at 100 degrees.
Su 100 santigrat derecede kaynar.Water boils at 100 degrees Celsius.
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.Water is a natural resource of vital importance.
Su, 100 santigrat derece sıcaklıkta kaynar.Water boils at a temperature of 100 degrees centigrade.
Öğretmenimiz suyun 100ºC derecede kaynadığını söyledi.Our teacher said that water boils at 100ºC.
Bütün ümitler kayboldu.All hope is gone.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Güneş bir bulutun arkasında kayboldu.The sun disappeared behind a cloud.
Güneş, bir bulutun arkasında gözden kayboldu.The sun vanished behind a cloud.
Güneş doğarken, sis kayboldu.As the sun rose, the fog disappeared.
Güneş enerjisi yeni bir enerji kaynağıdır.Solar energy is a new source of energy.
Kışın evimize yakın küçük bir tepede kızakla kaymayı seviyorum.In the winter, I like to sled down the small hill close to our home.
Kayıt gişesi nerede?Where is the check-in counter?
Hayalet aniden kayboldu.The ghost vanished suddenly.
Japonya'da doğal kaynaklar bol değildir.Natural resources are not abundant in Japan.
Japon endüstrisi savaştan beri büyük ilerlemeler kaydetti.Japanese industry has made great advances since the war.
O, otobüs durağına vardığında otobüs zaten gözden kaybolmuştu.When he arrived at the bus stop, the bus was already out of sight.
Onun iyi bir okul kaydı var.He has a good school record.
Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.His loss of memory is a psychological problem rather than a physical one.
Oğlu kayalıkların üstüne düştü.His son fell over the cliff.
Oğlu kasabada kayboldu.His son was lost in the town.
Büyük bir kayanın arkasına saklandı.He hid himself behind a large rock.
Kayak yaparken bacağını kırdı.He broke his leg skiing.
O, kayak yapmak için deli oluyor.He is crazy about skiing.
Kayak yaparken düşüp kolunu kırdı.He fell and broke his arm while he was skiing.
Kayak yaparken düştü ve kolunu kırdı.He fell and broke his arm while he was skiing.
O kolayca kontrolünü kaybeder.He loses his temper easily.
Kayıp anahtar için odayı aradı.He searched the room for the lost key.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod