kayıyor ile cümle
kayıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , khi tôi nói : Chơn tôi trợt , Thì sự nhơn từ Ngài nâng_đỡ tôi .
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Ich sprach: Mein Fuß hat gestrauchelt; aber deine Gnade, HERR, hielt mich.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Již jsem byl řekl: Klesla noha má, ale milosrdenství tvé, ó Hospodine, zdrželo mne.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Juist toen ik dacht dat ik het niet meer aankon, ervoer ik de kracht van Uw goedheid en liefde, HERE.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Jużem był rzekł: Zachwiała się noga moja; ale miłosierdzie twoje, o Panie! zatrzymało mię.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.여호와여 나의 발이 미끄러진다 말할 때에 주의 인자하심이 나를 붙드셨사오며
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Ko pravim: Omahuje noga moja, milost tvoja, o GOSPOD, me podpira.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Kun minä ajattelen: "Minun jalkani horjuu", niin sinun armosi, Herra, minua tukee.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Mikor azt mondtam: Az én lábam eliszamodott: a te kegyelmed, Uram, megtámogatott engem.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.När jag tänkte: »Min fot vacklar», då stödde mig din når, o HERRE:
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Når jeg sier: Min fot vakler, da holder din miskunnhet mig oppe, Herre!
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Når jeg tænkte: "Nu vakler min Fod", støtted din Nåde mig, HERRE;
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Oridecîte ori zic: ,,Mi se clatină piciorul!`` bunătatea Ta, Doamne, mă sprijineşte totdeauna.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quand je dis: Mon pied chancelle! Ta bonté, ô Éternel! me sert d`appui.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quando dicevo: «Il mio piede vacilla», la tua grazia, Signore, mi ha sostenuto
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quando eu disse: O meu pé resvala; a tua benignidade, Senhor, me susteve.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Waktu aku berpikir bahwa aku akan jatuh, kasih-Mu, TUHAN, membuat aku berdiri kukuh
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Οτε ελεγον, ωλισθησεν ο πους μου, το ελεος σου, Κυριε, με εβοηθει.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Когато казах: Подхлъзва се ногата ми, Тогава, Господи, Твоята милост ме подпря.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.אם אמרתי מטה רגלי חסדך יהוה יסעדני׃
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.اذ قلت قد زلت قدمي فرحمتك يا رب تعضدني.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.我 正 說 我 失 了 腳 、 耶 和 華 阿 、 那 時 你 的 慈 愛 扶 助 我
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.我 正說 我 失 了腳 、 耶和華 阿 、 那 時 你 的 慈愛 扶助 我
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Guardate adesso mentre scivola, e osservate cosa fa con la sua coda.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Kijk hem nu slippen, en kijk wat hij doet met zijn staart.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.이제 미끄러질 때 꼬리의 모습을 보십시오.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Normalną prędkość zwolniliśmy 10 razy. Patrzcie, co robi z ogonem, kiedy się ślizga.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Og se den miste grebet, og se hvad den gør med halen.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Regardez-le glisser, et observez ce qu'il fait avec sa queue.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Şi priviţi-l acum alunecând, şi vedeţi ce face cu coada lui.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Und jetzt beobachten Sie, wie es wegrutscht und was es mit seinem Schwanz tut.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Và bây giờ hãy xem nó trượt, và xem nó làm gì với cái đuôi của mình.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Y véanlo ahora resbalar, y vean lo que hace con su cola.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Гледайте го сега как се подхлъзва, и вижте какво прави с опашката си.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.Смотрите, как оно поскальзывается, и смотрите, что оно делает с хвостом.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.היא מחליקה עכשיו. תראו מה היא עושה עם הזנב.
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.وشاهدوه الآن ينزلق وشاهدو ما يفعله بذيله
Bakın şimdi kayıyor ve kuyruğuyla ne yaptığına bir bakın.尻尾をどうするか見てください
Bakışları ağıza kayıyor.Dirigen su mirada a la boca.
Bakışları ağıza kayıyor.Ils se mettent à regarder la bouche.
Bakışları ağıza kayıyor.言い換えると この時期に 唇の動きを読み始めるのです
Ben sık sık başka dünyalara kayıyorum."[웃음] 그래서 저는 대개 수업 시간에 멍한 상태죠.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Jag vill inte överge vetenskap, men samtidigt känns det ibland som vetenskapen ger vika under oss.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.과학을 포기하고 싶진 않지만, 동시에 때때로 과학이 우리 밑에서 나온다는 생각이 들기도 합니다.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nechcem sa vzdať vedy, ale niekedy mám pocit, že veda vychádza spopod nás.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nie chcę rezygnować z nauki, ale jednocześnie mam czasem wrażenie, że nauka wymyka nam się spod kontroli.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Non voglio rinunciare alla scienza, ma allo stesso tempo sembra quasi che la scienza ci stia scivolando via.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.No quiero renunciar a la ciencia, pero al mismo tiempo a veces siento como que la ciencia se nos escapa.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nu vreau să renunţ la ştiinţă, dar în acelaşi timp mi se pare câteodată că ştiinţa ne provoacă.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Tôi không muốn từ bỏ khoa học, nhưng cùng lúc đó, đôi lúc tôi cảm thấy khoa học được tạo ra từ chính chúng ta.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Не искам да отричам науката, но същевременно ми се струва, че тя някак си ни изпреварва.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу відмовлятися від науки, але іноді виникає відчуття, ніби наука йде проти нас самих.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу отказываться от науки, но иногда возникает ощущение, что наука играет против нас.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.אינני רוצה לוותר על המדע, אך בו בעת זה מרגיש לעיתים שהטבע חותר מתחתינו.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.لا أريد التخلي عن العلم , ولكن في نفس الوقت أحياناً نشعر أن العلم يخرج إلينا من تحت أقدامنا .
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.科学の支えを失うような気が 時々するのです さて どうなるでしょうか
Doz arttıkça konuşma kayıyor.A medida que as doses aumentam, a fala começa a falhar.
Doz arttıkça konuşma kayıyor.A medida que las dosis se incrementan, el habla comienza a balbucear.
Doz arttıkça konuşma kayıyor. Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.All'aumentare delle dosi il linguaggio perde colpi, influenza la coordinazione, e porta nausea e vomito.
Doz arttıkça konuşma kayıyor.Sebagaimana dosis meningkat, pidato mulai menjadi cercaan.