kayıyor ile cümle

kayıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Doz arttıkça konuşma kayıyor.Steigt die Dosis, wird die Sprache undeutlich.
Doz arttıkça konuşma kayıyor.С увеличаването на количеството говорът става неясен.
Düşüncelerimiz bu yöne kayıyor.Ihned se naše myšlenky vydají tím směrem.
Düşüncelerimiz bu yöne kayıyor.I od razu zaczynamy intensywniej myśleć na ten temat.
Düşüncelerimiz bu yöne kayıyor.И поэтому мы сразу меняем наш ход мыслей.
Düşüncelerimiz bu yöne kayıyor.І, таким чином, ми миттєво спрямовуємо наші думки у цьому напрямку.
Düşüyor ve buraya kayıyor.이것이 여기까지 떨어지고 미끄러졌습니다
Düşüyor ve buraya kayıyor.Padá a sklouzává se sem.
Düşüyor ve buraya kayıyor.Spada i ślizga się na dół.
Düşüyor ve buraya kayıyor.Ze valt en glijdt hier af.
Düşüyor ve buraya kayıyor.Вона падає і з'їзджає сюди.
Düşüyor ve buraya kayıyor.הוא גולש ונופל כאן.
Eğer bu sağa kayarsa, reel GSMH de buradan buraya kayıyor.Jeśli to poruszy się w prawo, mamy sytuację gdzie realne PKB przejdzie z tego miejsca w to miejsce
Eğer bu sağa kayarsa, reel GSMH de buradan buraya kayıyor. Yeni genişlemeci bir durum.Tento posun doprava znamená, že se reálný HDP posune z tohoto místa sem, jde o expanzivní politiku.
Eğer bu sağa kayarsa, reel GSMH de buradan buraya kayıyor.実質 GDP はこの状態からこの状態に行きます。 拡大されました。
Ek olarak evrenin çok hızlı bir şekilde genişlemesinden dolayı kırmızıya kayıyorlar.A spousta z nich je mnoho miliard světelných let daleko.
Ek olarak evrenin çok hızlı bir şekilde genişlemesinden dolayı kırmızıya kayıyorlar.E muitos deles são muitos muitos milhares de bilhões de anos-luz de distância.
Ek olarak evrenin çok hızlı bir şekilde genişlemesinden dolayı kırmızıya kayıyorlar.Wiele z nich jest oddalonych od nas o wiele miliardów lat świetlnych.
Ek olarak evrenin çok hızlı bir şekilde genişlemesinden dolayı kırmızıya kayıyorlar.А більшість з них на відстані багатьох мільярдів років.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.A zde se dá zjednodušeně říct, že se moc přesouvá ze Západu na Východ.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Có thể nói đơn giản hơn, nó đang dịch chuyển từ các quốc gia Tây phương sang Đông phương.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Dan versi sederhana dari pernyataan ini adalah kekuatan beralih dari Barat ke Timur.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.De ene is machtsoverdracht, wat een verandering van de macht tussen staten is.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.E elas são a versão simples da mensagem, que é, ele está mudando do Ocidente para o Oriente.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.I w uproszczeniu, przemieszcza się ona z Zachodu na Wschód.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.그리고 그게 메세지를 간략한 표현으로 한것인데, 그 세력이 서방에서 동방으로 이동하고 있다는 것입니다.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Questo è un altro modo per dire che si sta spostando dall'occidente all'oriente.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Și asta e partea simplă a acestui mesaj se mută de la vest către est.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Und vereinfacht heißt dies: die Macht verschiebt sich von West nach Ost.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Y la versión simple del mensaje es que se mueve de Occidente a Oriente.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.Και η απλή εκδοχή αυτού του μηνύματος είναι πως κινείται από τη Δύση προς την Ανατολή.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.והגרסה הקצרה למסר הזה, היא שהכח העולמי עובר ממערב למזרח.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.وبصيغة أبسط هذا التغير هو، تنقل القوة من الغرب للشرق.
En basit söylemle, güç Batı'dan Doğu'ya kayıyor.西洋から東洋へのパワーの移転です もう一つは 「パワーの分散」
Hala bir direnç olmasına rağmen cisim bulunduğu yerden kayıyor. -והם מחליקים אחד ביחס לשני, למרות שעדיין יש חיכוך לאחר שהגוף התחיל לזוז, יש לנו את התאוצה שחישבנו לרגע קט
Hala bir direnç olmasına rağmen cisim bulunduğu yerden kayıyor. -وعلى الرغم من الانزلاق من الاعلى , على الرغم من هذا ما زال هنالك مقاومة اذا عند التزحزح تبدأ بالتسارع للحظة
İşte bu şekilde kayıyor.Así es cómo está cambiando.
İşte bu şekilde kayıyor.C'est comme ça que ça change.
İşte bu şekilde kayıyor.Det är så det förändras.
İşte bu şekilde kayıyor.Dit is hoe de verandering optreedt.
İşte bu şekilde kayıyor.É assim que está a mudar.
İşte bu şekilde kayıyor.Iată cum se schimbă.
İşte bu şekilde kayıyor.Itt van, a változás módja.
İşte bu şekilde kayıyor.이것이 바로 변화하는 방식입니다.
İşte bu şekilde kayıyor.Oto jak to się zmienia.
İşte bu şekilde kayıyor.Questi sono i cambiamenti
İşte bu şekilde kayıyor.Und so ist die Welt im Wechsel.
İşte bu şekilde kayıyor.Вот как оно меняется.
İşte bu şekilde kayıyor.Ето как се променят нещата.
İşte bu şekilde kayıyor.כך זה זז.
İşte bu şekilde kayıyor.هذه هي طريقة تحوله.
İşte bu şekilde kayıyor.次にこの写真を説明しましょう
Kayıyorlar. Sokak oyunları oynuyorlar.Jeżdżą na rolkach, urządzają przedstawienia.
Kayıyorlar. Sokak oyunları oynuyorlar.인라인을 타고 거리극을 펼칩니다.
Kayıyorlar. Sokak oyunları oynuyorlar.הם גולשים בסקטים. הם משחקים במשחקי רחוב.
Kayıyorlar. Sokak oyunları oynuyorlar.انهم يتزلجون. ويلعبون ألعاب الشارع.
Kayıyorlar. Sokak oyunları oynuyorlar.遊んだり どの子も無料で参加できます
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Bevor wir nebeneinander Rutschen waren, sind jetzt wir ziehen insgesamt auseinander.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Předtím jsme molekulami klouzali kolem sebe a teď je od sebe oddělujme.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Zanim prześlizgniemy się dalej od siebie, teraz rozdzielamy się całkowicie.

İlgili Sayfalar