kayıplar ile cümle

kayıplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer füzüeler kimyasal savaş başlıkları yüklü olsaydı, kayıplar çok daha büyük olurdu.[1]Had chemical warheads been loaded, casualties would have been far greater.[1]
İki buçuk aylık savaş, Japon 101. ve 106. Tümenlerinin ağır kayıplar vermesiyle sonuçlandı.The two and a half month battle resulted in heavy losses of the Japanese 101st and 106th Divisions.
Nogaylar, tüm insanları etkileyen önemli kayıplara uğradı.The Nogai suffered significant losses, which affected the whole people.
Nogaylar ağır kayıplar verdi.The Nogais suffered heavy losses.
Bazı kaynaklara göre, Pers kayıpları 20.000 idi ve Araplar 10.500 adam kaybetti.According to some sources, the Persian losses were 20,000, and the Arabs lost 10,500 men.
Müslümanlar ağır kayıplar verdiler.The Muslims sustained heavy losses.
Rusların önemli kayıplar verdiği bildirildi.The Russians reportedly suffered significant losses.
Ukrayna kuvvetleri, başta Bölgesel Savunma Kuvvetleri olmak üzere bazı kayıplar verdi.Ukrainian forces suffered some casualties, mainly among the Territorial Defense Forces.
Tek bir filmin kötü performansının stüdyosunu mali kayıplara sürüklemesi yaygın bir durumdur.It is common for a single film’s lackluster performance to push its studio in financial losses.
Jackson's Field'daki bir hava kazası, sonuçta savaşın Müttefik kayıplarının yarısına neden oldu.An air crash at Jackson's Field ultimately caused half the Allied casualties of the battle.
Büyük Suriye Devrimi kayıplarıMartyrs of the Great Syrian Revolution
Bu çatışmada yaklaşık 200 Moro öldü ve Binbaşı Bundy'nin müfrezesi ağır kayıplar verdi.About 200 Moros died in this engagement, and Major Bundy's detachment suffered heavy casualties.
Birinci grup, Hussitlere tam karşı cepheden saldırdı fakat neticesinde ağır kayıplar verdi.The first group assaulted the Hussites from the front, and sustained heavy casualties.
Müttefik gemileri Alman gemilerini durdurmaya çalıştı ve bu da ağır kayıplara neden oldu.Allied ships tried to intercept the German ships, resulting in heavy losses.
Ruslar, Türkler ve Gürcüler ağır kayıplar verdiler.The Russians, Turks, and Georgians all incurred heavy losses.
Maranaolar, muharebede Moro tarafındaki kayıpları şehit olarak görüyor.The Maranaos regard the casualties in the Moro side in the battle as martyrs.
Sultanın kuvvetleri daha büyük kayıplar verdi ve o gece geri çekilmeye karar verdi.The Sultan's forces suffered the greater casualties and he decided to withdraw at night.
Kayıplar, 2 ölü ve 1 yaralı.Casualties, 2 men killed and 1 wounded.
Bizim (ABD kayıpları) kayıplarımız, 1 subay ve 2 er yaralı."Our casualties, 1 Officer and 2 enlisted men wounded.
Mısırlıların ağır kayıplar verdiği rivayet edilir.The Egyptians reportedly suffered heavy casualties.
Dünya çapındaki ekonomik kayıpların yılda yüz milyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor. [1]Worldwide economic losses are estimated at hundreds of millions of dollars annually.[11]
Ancak Arica İspanyollar tarafından çok yüksek kayıplara rağmen savunulur.Arica konnte von den Spaniern unter starken Verlusten verteidigt werden.
Özellikle subay kayıpları yüksekti.Insbesondere die hohen Verluste an Offizieren waren höchst bedenklich.
Osmanlı kayıpları yüksekti: 9000 ölü, 3000 esir ve 2800 firari.Die osmanischen Verluste waren hoch: 9000 Tote, 3000 Gefangene und 2800 Deserteure.
Kartacalılar bu kayıplardan sonra barış istediler.In dieser Lage baten die Karthager um Frieden.
Kayıplar da yüksek oldu.Die Verluste waren hoch.
Daha düşük hisse senedi fiyatları ve iş kayıpları 2001'de birçok telekomünikasyon şirketini etkiledi.Aber die schlechte Auftragslage und viele Außenstände trieben die Firma im Dezember 1996 in die Insolvenz.
Ancak Carnot, mekanik işe dönüşmeyen ısı kayıplarının olduğunu varsaymıştır.Carnot vermutete, dass bei diesem Prozess keine Wärme verloren geht.
Sonra kayıplara karışmıştır, ne yaptığı bilinmemektedir.Dadurch sei er in Verwirrung geraten, da er sich für unwissend hielt.
Alman kayıpları ise azdı.Die deutschen Verluste waren geringer.
Ancak bu uğurda uğranılan kayıplar da ağırdı.So kam es zu schweren Zerwürfnissen.
Zaman zaman burada bekleyiş uzun sürüyor ve bazı kayıplar veriliyorumuş.Doch der Abstand nimmt ab und man musste einige Verluste hinnehmen.
Soudan ve diğer gemiler bazı kişileri kurtarmayı başarsa da can kayıpları yaşandı.Ist das Rettungsboot/Raft am Verunglückten angekommen, gibt es mehrere Möglichkeiten, ihn zu retten.
Toplam İspanyol kayıplarına dair bir belirsizlik bulunmaktadır.Über die indianischen Verluste existiert insgesamt kein Konsens.
Atina müttefiklerin kayıpları ise muhtemele bu sayı civarındadır.Die Zerstörung großer Teile Athens fällt vermutlich in diesen Zeitraum.
Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir.Verschiedene Quellen nennen unterschiedliche Zahlen für die Verluste.
Kayıplar hakkında net bir bilgi yoktur.Über Verluste gibt es keine Erkenntnisse.
Muharebedeki kayıpların tam sayısı bilinmemektedir.Die genaue Anzahl der Toten der Mühldorfer Lager ist nicht mehr zweifelsfrei nachzuweisen.
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.Auf beiden Seiten gab es große Verluste.
Alman kayıpları ise 189.Der Angriff der deutschen 187.
Bununla birlikte Alman kayıpları da ağır olmuştur.Jedoch waren auch die deutschen Verluste erheblich.
Savaş da büyük kayıplar verilir.Große Verluste brachte der Krieg.
Ancak bu tümen Kızıl Ordu'ya karşı ağır kayıplar verdi.Doch auch dieser wurde unter schweren Verlusten für die Rote Armee abgewehrt.
Bunlar, belki de bir savaşın kayıplarıdır.Solche Verluste seien nun mal die Folge des Kampfes.
Kayıplar, geçen bir haftada fazla değildi.Ohne Autorenangabe: In dieser Woche verlor....
Türkler büyük kayıplar verdi.Dabei erlitten die Türken schwere Verluste.
Eşref Şah ağır kayıplar vererek Tahran’a doğru çekildi.Sie wurden gezwungen, sich unter schweren Verlusten nach Kreta zurückzuziehen.
Katalon Savaşı yaklaşık 24 saat sürdü ve iki taraf da çok büyük büyük kayıplar verdi.Die Schlacht dauerte insgesamt vier Stunden und forderte auf beiden Seiten relativ geringe Verluste.
Kızıl Ordu'nun 1941 - 1942 kışındaki bu karşı taarruzları çok büyük kayıplara yol açmıştı.Im Winter 1941/1942 gab es aus diesen Gründen viele Todesfälle.
Daha sonra ben sadakatimi samimi bir şekilde arz ettim, takdimeler yaptım, mal-mülk kayıplarını telâfi ettim.Ihr habt mir erlaubt, mitzunehmen, was mir das Liebste sei; darum habe ich meinen theuersten Schatz genommen.
1994 yılında belirgin bir artış gösteren gözaltı kayıpları, en çok Diyarbakır ilinde yaşandı.Ihr spurloses Verschwinden im Jahre 1994 sorgte für eine große Aufmerksamkeit in den Medien.
Buna sebep olarak ise verdikleri önemli kayıplar ve mühimmat eksikliğini gerekçe göstermiştir.Gründe hierfür waren neben den hohen Verlusten auch der Mangel an Munition.
Sovyetler Birliği açısından bu harekât, yüksek kayıplara karşın başarısız oldu.Der heftige sowjetische Gegenangriff war dagegen unter großen Verlusten gescheitert.
Baskındaki İngiliz kayıpları az sayıdaki Alman kayıpları ile karşılaştırıldığında oldukça fazlaydı.Die Kriminalitätsrate ist verglichen mit dem englischen Schnitt recht niedrig.
Bölüğün kayıpları üç ölü ve bir yaralıdır.Die stürmende Gruppe erlitt einen Toten und drei Verwundete.
Neticede Fransız saldırısı ağır kayıplarla başarısız olmuştur.Der Angriff wurde unter schweren französischen Verlusten vorgetragen.
Yunan birlikleri büyük kayıplar vererek hızla çekilmeye başlamıştır.Die Japaner ziehen sich nach schweren Verlusten zurück.
Altı gün boyunca surların önünde her iki taraf için kayıplara mal olan çatışmalar sürdü.Es kam zu wochenlangen, für beide Seiten verlustreichen Kämpfen.
Fakat bu başarı, büyük kayıplar pahasına elde edilebilmiştir.Diese scheiterte dann allerdings unter großen Verlusten.
Buna ek olarak, sık sık direnç kayıpları vardır.Zusätzlich wird die Rückreaktion oft auch begünstigt.
İlgili Sayfalar