kayıp ile cümle
kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, 2013'ten beri kayıp.Tom has been missing since 2013.
Tom'un hâlâ kayıp olduğunu düşünüyor musun?Do you think that Tom is still lost?
Sami'nin ayakkabıları kayıptı.Sami's shoes were missing.
Tom'un kayıp olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom is lost.
Sami hala kayıptı.Sami was still missing.
Sami, Leon polisine Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami reported Layla missing to Leon police.
Sami, Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami reported Layla missing.
Sami polise başvurdu ve Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami contacted the police and reported that Layla was missing.
Sami polisle temasa geçti ve Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami contacted the police and reported that Layla was missing.
Sami resmen kayıp ilan edildi.Sami was officially declared missing.
Sami'nin kayıp olduğu bildirildi.Sami was reported missing.
Kayıp bir parça var.There's a piece missing.
Sami kayıp karısını asla bulmadı.Sami never found his missing wife.
Sami, polise Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami reported Layla missing to police.
Sami aşırı kayıp yaşadı.Sami suffered excessive loss.
Sami kayıp ve kafası karışıktı.Sami was lost and confused.
Sami çok uzun zamandır kayıp.Sami has been missing for a very long time.
Sami yaklaşık altı yıl boyunca kayıptı.Sami disappeared for about six years.
Sami kayıp parayı keşfetti.Sami discovered the money missing.
Sami kayıp ilan edildi.Sami was declared missing.
Sami'nin valizleri kayıptı.Sami's suitcases were missing.
Sami o korkunç kayıptan kurtarmaya çalışıyordu.Sami was trying to recover from that terrible loss.
Heykelin başı kayıp.The statue's head is missing.
Tom kayıp, değil mi?Tom is lost, isn't he?
Kayıp zamanı telâfi etmek için sıkı çalışmak zorundayım.I have to work hard to make up for lost time.
Kayıp bisikleti buldum.I found the missing bicycle.
Eve varıncaya kadar cüzdanımın kayıp olduğunu fark etmedim.I didn't realize that my wallet was missing until I got home.
İki hafta önce kayıp olduğu bildirilmiş.He was reported missing two weeks ago.
İki hafta önce kayıp ihbarı yapılmış.She was reported missing two weeks ago.
O kayıpları bize kim ödeyecek?Who'll pay us for those losses?
O kayıpları bize kim tazmin edecek?Who'll pay us for those losses?
Zaman kaybından daha vahim kayıp yoktur.There is no graver loss than the loss of time.
Yanni'nin arabası kayıptı.Yanni's car was missing.
"Ne oldu?" "Anahtar kayıp." "Ne anahtarı?" "Bisikletimin anahtarı.""What's wrong?" "The key's missing." "Which key?" "My bike key."
Kayıp hanesine ekle.Chalk it up as a loss.
Robert kayıp bir insandır.Robert is a missing person.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.The production company had to cover some of his gambling losses.
Bu kayıpların çoğu insanlar tarafından iyi tolere edildiği görülmektedir.These losses appear to be well tolerated by most people.
"Eksik" derken ne demek istiyorsunuz? (fosil kayıtları) Kayıp insanlar?What do you mean, 'missing'? (the fossil record) Missing persons?
Ancak birlikte yazdıkları kitap bir Kayıp Cennet idi."The book they had written together, however, was a Paradise Lost."
Bu olayda 37 Sovyet askeri öldürüldü; Japon kuvvetleri kayıp vermedi.37 Soviet soldiers were killed in this incident; the Japanese forces suffered no casualties.
Ticinus'taki kayıplardan sonra Scipio en fazla 27.000 mevcuta sahip olabilir.After losses suffered at Ticinus, Scipio should have had at most 27,000 men.
Sonra kayıplara karışmıştır, ne yaptığı bilinmemektedir.After the abolition of the clan, what they did was not known.
Kayıp çalışması, ‘The marabout of Si Slimane’ buna bir örnektir.His lost study of "The marabout of Si Slimane" is an example.
Tahliye sonrasında iki Fransız yolcunun kayıp olduğu görüldü.Later, it was reported that two French passengers were missing.
Sicilya Krallığı, öldürülen ve ele geçirilenler ile çok büyük kayıplara maruz kaldı.The Kingdom of Sicily had suffered enormous losses in killed and captured.
Leo'nun çalışmalarının çoğu kayıptır.Most of Leo's writings have been lost.
Crabtree’nin ifadesiyle “İnanılmaz bir kayıp!”As expressed by Crabtree, "What an incalculable loss!"
Newt, kayıp yaratıkları bulmasında kendisine yardım etmesi için Jacob'ı ikna eder.Newt persuades Jacob to help search for the missing creatures.
Kayıp Bardesanes'in Tarih'ini kullanır ancak kaynaklarının birçoğu bilinmemektedir.He uses the lost History of Bardaisan, but many of his sources remain unknown.
İkinci Dünya Savaşının sonunda Windischgarstens'te, 122 ölü ya da kayıp verilmiştir.By the end of the Second World War, 122 Windischgarsteners were either dead or missing.
Ruslar yaklaşık 6,000 kayıp vermiştir.The Russians lost about 6,000.
İlerleyen iki yıl boyunca, özellikle Avrupa'da büyük bir kayıp kaydedildi.For the coming two years, the company recorded huge loss, especially in Europe.
24 kişi ise halen kayıp olarak listelenmektedir.An additional 24 people officially remain listed as missing.
Şafak Sökmeden Önce: Atalarımızın Kayıp Tarihini Kurtarmak.Before the Dawn: Recovering the Lost History of Our Ancestors.
Bu kayıpların başlıca 2 temel bileşeni vardır, metal kaybı ve dielektrik kaybı.There are two main components to these losses, the metal loss and the dielectric loss.
P. clarkii yerleştirildiği bazı bölgelerde ise ekonomik kayıplarla karşılaşılmıştır.The introduction of P. clarkii has also resulted in economic losses in some regions.
Kayıplar dahili DC direnç olarak ölçülebilen bu hareketi sırasında meydana gelir.Losses occur during this movement that can be measured as the internal DC resistance.
Glenn Seaborg bizmut altın için birkaç bin atom üretti ama net bir kayıp.Glenn Seaborg produced several thousand atoms of gold from bismuth, but at a net loss.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.Hundreds of small losses.
İlgili Sayfalar