Ana içeriğe geç
Sözlük

kayınbirader ile cümle

kayınbirader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
45
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.母方の縁者にバーナード・モントゴメリー将軍がいる。
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.曾因自己的英雄行為而使自己造成了巨大的損失。
Murat, Napoleon Bonaparte'ın kayınbiraderiydi ve Napoli'ın bir sonraki kralı olacaktı.뮈라는 나폴레옹의 처남이었는데, 후에 나폴리의 왕이 된다.
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.Njegov je rad ostao poznatijim od bratova.
Vedat Dicleli'nin yedi kayınbiraderi vardı.Majka koza je imala sedam kozlića.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.인터뷰중에 제 처남은 용기를 내서 그가 정말 묻고 싶어하던 것을 물어보았습니다.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.La un moment dat cumnatul meu isi face curaj si pune intrebarea la care vroia neaparat un raspuns:
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.Till slut tar min svåger mod till sig och ställer frågan han verkligen vill ha svar på.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.Uiteindelijk vindt mijn zwager de moed om te vragen wat hij echt wil weten.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.В един момент зет ми събрал смелост да зададе единствения въпрос, на който наистина искал да научи отговора.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.שני אלה נשלטים ע"י אזורים נפרדים במוח. אז בשלב מסוים אזר גיסי אומץ ושאל את השאלה האחת עליה באמת רצה תשובה.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.وفي إحدي النقاط، استجمع صهري شجاعته ليسأله سؤال يود حقًا أن يعرف إجابته.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.一番聞きたかった質問を尋ねることにしました それは「どうしてそういうことができたのか?」
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.중국-캐나다계의 처남을 갖고 있다는 것이 우연은 아닐 것입니다.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.גדל חלק מהזמן באינדונסיה ויש לו גיס סיני-קנדי למחצה.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.تربى لفترةٍ في إندونيسيا، وله نسيب كندي-صيني الاصل.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.中国系カナダ人の義兄弟がいることも 不思議ではありません 自分の国を離れて 暮らしている人の数は
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Comunque sia, ad un certo punto mio cognato Leonard decise di scrivere un libro su un serial killer.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.De todos modos, en cierto momento mi cuñado, Leonardo, decidió escribir un libro sobre un asesino en serie.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Dù sao thì, có một lần, em rể tôi, Leonard, quyết định viết một cuốn sách về giết người hàng loạt.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Dus mijn zwager, Leonard, besloot een boek te schrijven over een seriemoordenaar.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Hursomhelst, så bestämde sig min svåger, Leonard, för att skriva en bok om en seriemördare.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.좌우간에, 제 처남 레오나드는 어느 날 한 연쇄살인범에 대한 책을 쓰기로 결심했습니다.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.La un moment dat cumnatul meu, Leonard, s-a hotarat sa scrie o carte despre un criminal in serie.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Mindenesetre, Leonard nevű vejem egyszer csak elhatározta, hogy ír egy könyvet egy sorozatgyilkosról.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Under alle omstændigheder, på et tidspunkt besluttede min svoger, Leonard, at skrive en bog om en seriemorder.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.V jednu chvíli se můj švagr Leonard, za každou cenu rozhodl napsat knihu o sériovém vrahovi.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.W każdym razie, mój szwagier, Leonard, postanowił napisać książkę o seryjnym mordercy.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Как бы то ни было, в какой-то момент мой зять, Леонард, решил написать книгу о серийном убийце.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Както и да е - в един момент зет ми Ленърд реши да напише книга за един сериен убиец.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.У будь-якому разі, якось мій дівер, Леонард, вирішив написати книгу про серійного вбивцю.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.(צחוק) על כל פנים, בשלב מסוים גיסי, לאונרד,
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.على كل حال قرر صهري ليونارد أن يكتب كتابًا عن قاتل متسلسل.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.連続殺人犯の本を書く事にしました 何年も前に この近所を恐怖に陥れた男で
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.처남은 그 살인자를 인터뷰하러 갔고, 살인자와 만났을 때 그 사람이 정말 무시무시하다는걸 알게 됐습니다.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Så min svåger skulle intervjua den här mördaren och han inser när han möter honom att killen är sjukt läskig.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Vậy là em rể tôi đến phỏng vấn tên sát nhân này và cậu ta nhận ra khi gặp hắn rằng gã này cực kì đáng sợ.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Тож мій дівер бере інтерв'ю у цього вбивці, і зустрівши його, усвідомлює, що цей чоловік страшенно жахливий.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.אז גיסי הלך לראיין את הרוצח הזה, וכשפגש אותו, תפס שהוא טיפוס ממש מפחיד.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.فذهب صهري لعقد مقابلة معه وأدرك عند لقائه أن هذا الرجل مخيف إلى حد كبير
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.その男に会った時 極度の恐怖を感じました
Terör ve korku uzmanı bir kayınbiraderim vardı --제 처남은 공포와 테러를 연구하는 사람입니다.
Terör ve korku uzmanı bir kayınbiraderim vardı --יש לי גיס שמתמחה בפחד ואימה -
Terör ve korku uzmanı bir kayınbiraderim vardı --لدي صهري وهو خبير في الرعب والإرهاب
Terör ve korku uzmanı bir kayınbiraderim vardı --ドラキュラやフランケンシュタインの本を執筆したことがあります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod