Tom Mary'nin kayınbiraderidir.Tom is Mary's brother-in-law.
Kayınbiraderim önemsiz konulardan kolayca sinirlenir.My brother-in-law easily loses his temper from trivial matters.
O benim kız kardeşimin kocası. O benim kayınbiraderim.He's my sister's husband. He's my brother-in-law.
Kayınbiraderim geçen çarşamba vefat etti.My brother-in-law passed away last Wednesday.
Kayınbiraderim gerçekten bencil.My brother-in-law is really egotistical.
Matt Rita'nın kayınbiraderi.Matt is Rita's brother-in-law.
O onun kayınbiraderi değil.He's not his brother-in-law.
Sami, Ferit'in eski kayınbiraderidirSami is Farid's former brother-in-law.
Kayınbiraderim farklı bir görüşteydi.My brother-in-law was of a different opinion.
Tom eskiden kayınbiraderimdi. O, küçük kız kardeşimin eski kocasıdır.Tom used to be my brother-in-law. He's my younger sister's ex-husband.
Kız kardeşimin kocası kayınbiraderimdir.My sister's husband is my brother-in-law.
Tom kayınbiraderim.Tom is my brother-in-law.
Kayınbiraderlerinin ikisi de sanatçıydı ve Gaspard Dughet sonradan Poussin soyadını aldı.His two brothers-in-law were artists, and Gaspard Dughet later took Poussin’s surname.
1955'te Harry Winokur, Dunkin Donuts'ın kurucusu olan kayınbiraderi William Rosenberg ile çalıştı.In 1955, Harry Winokur worked with brother-in-law William Rosenberg, the founder of Dunkin' Donuts.
Murat, Napoleon Bonaparte'ın kayınbiraderiydi ve Napoli'ın bir sonraki kralı olacaktı.Murat was the brother-in-law of Napoleon, and would later become king of Naples.
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.So his parents loved him more than the other siblings.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.The empress tried to seek help from her brother-in-law King Béla III of Hungary, to no avail.
Kayınbiraderi Honorius daha sonra Arcadius'a sarayında yaşananları şikayet etmiştir.Her brother-in-law Honorius later complained to Arcadius about them reaching his own court.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.The Counterfeit General Montgomery.
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.He gave each of his sons part of the properties, as they were all working with him in his business.
Kayınbiraderin şerefine !A toast to you, brother-in-law.
1928), bir Abhaz Prensi ve Sultan Vahdettin'in kayınbiraderi ve Emine Nazikeda Sultan'ın ağabeyidir.He was also the brother-in-law of Sultan Mehmed VI through his sister Emine Nazikeda.
Barnet'in amcası bir yetenek ajanı ve kayınbiraderide bir müzik menajeridir.Barnet's uncle is a music agent, and his brother-in-law is a music manager.
Kardeşi Jed Whedon ve kayınbiraderi Maurissa Tancharoen ile birlikte Whedon tarafından yazılmıştır.It was written by Whedon, along with his brother Jed Whedon and sister-in-law Maurissa Tancharoen.
Komplocular arasında Brutus'un iki kayınbiraderi ve iki oğlu Titus ve Tiberius vardı.The conspirators included two of Brutus' brothers-in-law, and his two sons Titus and Tiberius.
Kayınbiraderi Balthasar van der Ast (ö.His brother-in-law Balthasar van der Ast (d.
Columbia'da oturumlarının çoğunu gelecekteki kayınbiraderi olan John Hammond yaptı.At Columbia, John Hammond, his future brother-in-law, produced most of his sessions.
Filomela ; kayınbiraderi Tereus tarafından tecavüze uğradı.Philomela; raped by her brother-in-law Tereus.
Aloysia Weber ile olan evliliği sayesinde Wolfgang Amadeus Mozart'ın kayınbiraderiydi.[1][2][3]Through his marriage to Aloysia Weber, he was the brother-in-law of Wolfgang Amadeus Mozart.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Kor (Sarg) ist der Name ihres Bettes und Blikjandabol (blinkendes Unheil) der ihres Bettvorhangs.
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.Dies gelang ihm besser als seinen Brüdern.
Eşi Robert F. Kennedy ile kayınbiraderi John F. Kennedy'yi seçim yarışında desteklemiştir.Später unterstützte sie ihren Mann sowie ihren Schwager John F. Kennedy bei deren Wahlkämpfen.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun kayınbiraderidir.Gute Freunde (Bilderbuch).
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.Sie begannen damit, jeden in ihrer Reichweite, den sie als Erbhindernis fürchteten, zu beseitigen.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Il était le beau-frère du Field marshal Bernard Montgomery.
Vedat Dicleli'nin yedi kayınbiraderi vardı.Le Talmud dit qu'elle avait sept fils.
Kayınbiraderi ünlü David Spade'dir.Le premier propriétaire connu est David Scott.
Eşi Robert F. Kennedy ile kayınbiraderi John F. Kennedy'yi seçim yarışında desteklemiştir.Su hermano, el senador Robert F. Kennedy está cerca de ellos.
Leiston’da kardeşinin kayınbiraderi olan Suffolk kökenli bir hanın kızına, Louisa Dunnell’a, aşık oldu.Ahí, se enamoró de la cuñada de su hermano, Louisa Dunell, hija de un posadero originario de Suffolk.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.Ella cercò aiuto nel cognato Béla III d'Ungheria, ma senza successo.
Bir ara karısına dönmeye çalışır ama kayınbiraderi tarafından dövülerek kovulur.Una sera Wapiti cerca di raggiungerla ma viene picchiato dal fratello.
Leiston’da kardeşinin kayınbiraderi olan Suffolk kökenli bir hanın kızına, Louisa Dunnell’a, aşık oldu.Qui si innamorò della cognata di suo fratello, Louisa Dunnell, figlia di un oste originario di Suffolk.
Necip - Fabrikatör Bursalı Cemil’in kayınbiraderi 120.La notte del bombardiere di Serge Brussolo 1120.
Şerif Ali Dayı: 50 yaşındadır, Tahir’in kayınbiraderidir.Il detective Tabor Süden ha circa cinquant'anni e vive solo.
Vedat Dicleli'nin yedi kayınbiraderi vardı.Насран-Алдар имел семь бездетных жён.
Konstantin kayınbiraderinin hayatını bağışladı.Констанция просила Константина сохранить жизнь мужу.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.هو من الذين غلب لقبهم على اسمهم فلم يعرفوا إلا به ومن الذين نسبوا إلى أمهاتهم.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.A imperatriz tentou buscar ajuda com seu cunhado, o rei Bela III da Hungria, sem sucesso.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Hij was een zwager van Bernard Montgomery.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Grupę Armii marszałka Bernarda Montgomery’ego.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Novým velitelem v Africe se stal generál Bernard Montgomery.
Vedat Dicleli'nin yedi kayınbiraderi vardı.Václav Kostiha měl sedm sourozenců.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.În locul lui a fost numit generalul-locotenent Bernard Montgomery.
Konstantin kayınbiraderinin hayatını bağışladı.Som sin far oppdaget Konstantin sammensvergelsen.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.Permaisuri tersebut mencoba mencari bantuan dari saudara iparnya, Raja Béla III dari Hongaria, namun gagal.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Nama SOS diambil dari nama-nama anggotanya, yaitu Suwarman(Oni), Obin (Ogi), dan Sutisna (Sule).
Kayınbiraderi Honorius daha sonra Arcadius'a sarayında yaşananları şikayet etmiştir.Saudara iparnya Honorius kemudian mengeluh kepada Arcadius tentang mereka mencpaai istananya sendiri.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Thắng lợi này được xem là chiến thắng lớn nhất của Đại tướng Anh là Bernard Montgomery.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun kayınbiraderidir.神名月しのぶ(かんなづき - ) まりこの親友。
Üç sarhoş, Will'in kayınbiraderinin resepsiyonisti olduğu "Arcade Oteli"'ne sığınırlar.3人は、ウィルの義兄が働くアーケード・ホテルに逃げることにする。