kayın ile cümle
kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Las plantas jóvenes requieren una media sombra, mientras que las adultas deben situarse a pleno sol.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.Ella cercò aiuto nel cognato Béla III d'Ungheria, ma senza successo.
Ailenin diğer fertleri ile birlikte Jeffersonun kayınpederi John Wayles'e aitti.Insieme agli altri membri della sua famiglia, Sally era di proprietà di John Wayles.
Bir ara karısına dönmeye çalışır ama kayınbiraderi tarafından dövülerek kovulur.Una sera Wapiti cerca di raggiungerla ma viene picchiato dal fratello.
Enver Paşa'nın kayınvalidesidir.Forse è il vero erede di Pavese.
Büyükbaba'nın annesi ya da kayınvalidesidir.È la nuora o la figlia della Nonna, a seconda delle versioni.
Kayınpederi, ülkenin en önemli gazetelerinden birinin yayın yönetmedir.I capi della dirigenza includevano i direttori di alcuni dei giornali più potenti della nazione.
Leiston’da kardeşinin kayınbiraderi olan Suffolk kökenli bir hanın kızına, Louisa Dunnell’a, aşık oldu.Qui si innamorò della cognata di suo fratello, Louisa Dunnell, figlia di un oste originario di Suffolk.
Necip - Fabrikatör Bursalı Cemil’in kayınbiraderi 120.La notte del bombardiere di Serge Brussolo 1120.
Şerif Ali Dayı: 50 yaşındadır, Tahir’in kayınbiraderidir.Il detective Tabor Süden ha circa cinquant'anni e vive solo.
Kayınpederim , bir mühendis.Мой тесть - инженер.
Futbolcu Mark van Bommel'in kayınpederidir.Тесть футболиста Марка Ван Боммела.
Gelinler, kayınpederlerinin yanında konuşmazlar.Их родители хотя и не враждуют между собой, но и слышать не желают об их отношениях.
Stužica, Doğu Karpatlarda benzersiz bir şekilde korunmuş ve bozulmamış ilkel bir kayın ormanıdır.Stužica) — уникально сохранившийся нетронутый первобытный буковый лес в Восточных Карпатах.
Oğulları kayınvalidesiyle birlikte koruyucu bakıma alındı.Осиротевшего мальчика взяли под свою опеку его родные.
C-Note kayın biraderinden karısına ve kızına iyi bakmasını ister.Пол записывает для жены и сына видео-завещание.
Örneğin Kayın-Ana (Kaynana), Kayın-Ata (Kaynata) gibi.Обладают сходством с Agalliinae (с которыми очень сходны по гениталиям самцов) и Ulopinae.
Normal bir hızda kayın.Выдерживайте естественный темп.
Kayınpeder ^ Nişanyan Sözlük.Словенец по отцу.
Denise Richardsın eski kayın biraderi.Бывший муж Рэйчел Вудс.
Kayın da Kazdağı bitki örtüsünün önemli bir kısmını oluşturur.Растения также составляют небольшую долю рациона этой черепахи.
Kayınvalidesi Maria'nın evliliğin gerçekleştiği zaman hala kıdemli imparatoriçe olup olmadığı belirsizdir.Можно с уверенностью сказать, что без согласия императрицы брак не состоялся бы.
Vedat Dicleli'nin yedi kayınbiraderi vardı.Насран-Алдар имел семь бездетных жён.
Konstantin kayınbiraderinin hayatını bağışladı.Констанция просила Константина сохранить жизнь мужу.
Kayınbaba ile damat arasındaki kaçınma bu kadar sıkı değildir.Отношения между отчимом и пасынком не были тёплыми.
Normal hızla kayın.اوقف السيارة بشكل طبيعي وهدئ السرعة.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.هو من الذين غلب لقبهم على اسمهم فلم يعرفوا إلا به ومن الذين نسبوا إلى أمهاتهم.
Örneğin: Qadın (Kadın), Qayın (Kayın)… Ң: Genizden çıkarılan N ve G karışımı bir sestir.وتهيئ لها الظروف حتى تتزوج من زوجها "رجاء" وتتنازل لهم عن ابنتيها.
Bu mektuplardan birini karısı diğerini ise kayınvalidesi yazmıştır.واحد من الخطابين قد كتبته حماته أما الآخر فكتبته زوجته.
Kayın ağaçları ormanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.تشكل أشجار الزان نسبة كبيرة من غابات هذه المنطقة.
Karlı Kayın Ormanı 06.الثعابين في العشب 04.
Komşularına zengin kayınpederini abartarak anlatır ve bu yüzden komşuları tarafından yadırganır.يحلم بالقبض على أولاد الجيران حتى يثبت نفسة بين الكبار.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.O predecessor de Maurício e seu sogro, Tibério II, esvaziou o tesouro imperial.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.A imperatriz tentou buscar ajuda com seu cunhado, o rei Bela III da Hungria, sem sucesso.
Futbolcu Mark van Bommel'in kayınpederidir.É sogro do ex-futebolista Mark van Bommel.
Zoltán'ın kayınpederinin kimliği de tartışılmaktadır.A identidade do sogro de Zaltas é também debatida.
Kayınbabası Topal Eskici ile benzer karaktere sahiptir.Seu avô tinha uma tatuagem similar.
Kürekler, Kayın ağacından yapılmaktadır.Os bois, por exemplo, nascem de árvores de mamão.
Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu.Brooke fica grávida e tem gêmeos.
Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RAB'be sunu getirdi.God schept de dag en moeder de soep.
Kayınbabası I. Nikiforos bu savaşta ölmüştü.De ondersoort A. m. nigrescens stierf in deze eeuw uit.
Damadın babasından ve kayınbabasından başlanmak üzere, damada ve sağdıca ebede çevrilir.Deze begint met de vader van de vader van de vader et cetera.
Kayınpederi, ülkenin en önemli gazetelerinden birinin yayın yönetmedir.Het blad wordt uitgegeven door La Prensa, een van de grootste kranten van het land.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Hij was een zwager van Bernard Montgomery.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.Grupę Armii marszałka Bernarda Montgomery’ego.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.A o godzinie szóstej ciemności ogarnęły ziemię (i trwały) aż do godziny dziewiątej.
Constantinus'un kayın-babası.Brat Konstantego.
Kayınvalide ve kayınbaba ilk el öpüşte bağışta bulunurlar.Eva och bastardparen ber om nåd.
Kıdemli imparatoriçenin olmaması nedeniyle, kayınpederinin hükümdarlığında tek imparatoriçeydi.Då hennes svärfar var ogift var hon den enda kejsarinnan.
Örneğin Kayın-Ana (Kaynana), Kayın-Ata (Kaynata) gibi.Cider finns som både söt och torr (och däremellan).
Ailenin diğer fertleri ile birlikte Jeffersonun kayınpederi John Wayles'e aitti.Han ärvde gården av sin far John Jefferies.
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Mindre träd som trivs i halvskugga.
Şevket bu sırada kayın biraderi ve rejimin varisi Beşar Esad 'le yakın ilişki kurdu.Vid denna tid styrdes landet av ett råd där hennes morbror Sten och svåger Per Brahe ingick.
1053) "Wessex" Kontu ve Edward (Günah çıkartıcı Edward)'ın kayın pederi.1045 – Bröllopet mellan Edvard Bekännaren och Edith av Wessex.
İrlanda'da da kayınlar yerli değildir.De ovannämnda familjerna är inhemska i Afrika.
Oğulları kayınvalidesiyle birlikte koruyucu bakıma alındı.Завдяки своїм друзям був прийнятий до стану вершників.
2. Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu.2 А далі вона породила брата йому Авеля.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.Ten po devíti měsících obléhání obsadil a zničil.
Oğulları kayınvalidesiyle birlikte koruyucu bakıma alındı.O děti se společně se svým novým manželem postarala dobře.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.Jejich vlastní děti nepatří jim, ale jejich pánům.
İlgili Sayfalar