kayın ile cümle
kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Murat, Napoleon Bonaparte'ın kayınbiraderiydi ve Napoli'ın bir sonraki kralı olacaktı.Murat was the brother-in-law of Napoleon, and would later become king of Naples.
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.So his parents loved him more than the other siblings.
İmparatoriçe, kayınbiraderi Macaristan Kralı III. Béla'dan yardım istedi ama sonuç alamadı.The empress tried to seek help from her brother-in-law King Béla III of Hungary, to no avail.
Theodora'nın kendisi de kayınvalidesi Efrosini tarafından bir görücülük gösterisinde seçilmişti.Theodora herself had been picked in a bride-show by her mother-in-law Euphrosyne.
Kayınbiraderi Honorius daha sonra Arcadius'a sarayında yaşananları şikayet etmiştir.Her brother-in-law Honorius later complained to Arcadius about them reaching his own court.
Ancak daha sonra kayınvâlidesinin zulmüne dayanamayarak boşanmış ve Türkiye'ye geri dönmüştür.So, his wife ran away from him before he could be subjected to return to his human form.
Karlı Kayın Ormanı 06.Forest Pest Leaflet 06.
Ünlü komutan Bernard Montgomery'nin kayınbiraderidir.The Counterfeit General Montgomery.
Avrupa kayını yaz ve sonbaharda gelecek ilkbahar için hazırlanır.The European beech invests significantly in summer and autumn for the following spring.
Kayınpederi, tahta ulaştığında duldu.Sure enough, we hit wood.
Oğulları kayınvalidesiyle birlikte koruyucu bakıma alındı.Their father raised his four sons with the help of housekeepers.
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.He gave each of his sons part of the properties, as they were all working with him in his business.
Örneğin Kayın-Ana (Kaynana), Kayın-Ata (Kaynata) gibi.Livestock such as cattle and sheep readily browse it.
Constantinus'un yarım kayın-biraderi. ^ Julianus, Epistula ad SPQ Atheniarum 270 D,Julian, Letter to the Athenians, 270D.
Genellikle kayın babası Paul ile anlaşamaz.Mr. B is sometimes at odds with the family dogs.
Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu.Seetha is pregnant and had to return to her native place.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.No, uh... my mother-in-law passed away two years ago.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.If you're on the way to visit your mother in-law, you'd probably prefer to stay on the left.
Seni " Kayınpederim " olarak çağırmak isterdim. Evliliğinizi tebrik ederim. <i>Özür dilerim.I wanted to call you "Father-in-law." <i>Congratulations on your marriage. <i>I'm sorry.
Ve kayınlarım üstünde de özel bir etki bırakmış oldum.And I had a special installation in tribute to my in-laws.
Kayınpederin, Sangmin'le kısa bir konuşma yaptı.Your father-in-law has had a word with Sangmin.
Diyelim ki örnek olarak vefat etmiş olan kayınpederimin ruhu ile iletişime geçmelerini istedim.Suppose I ask them to contact the spirit of my deceased father-in-law, as an example.
Kayınpederin ve ben olabiliriz bu kişiler.Well, your father-in-law and I can do that.
Belinize kadar eğilin, aşağı kayın ve geri çıkınYou go down to your lower back, slide down, and go backwards.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...I truly wanted to call you "Father-in-law."
Sizi yalnızca bir kayınpeder olarak biliyorum.You never have. I only know you as a father-in-law.
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Well, when she had her second daughter, her mother in-law told her son,
Harika bir kadin olan kayinvalidem doktordur.So what happened after?
Kayinvalidem doktor oldugundan beni gormesi icin cagrildi.In the end I went for a surgery, they persuaded me, I had a very serious epileptic seizure.
Kayinvalideme o nobet yuzunden oyle sert vusmusum ki yaralanmisti.Since my mother in law is a doctor, she was called to see me.
Kayınbiraderin şerefine !A toast to you, brother-in-law.
Kayın-birader !Brother-in-law.
Kayın birader !Brother-in-law.
Kayın biraderBrother-in-law.
Kayın birader, bırak onu Onun hatası değilBrother-in-law, let go. It's not her fault.
Kayın birader ! itiraf ediyorum iyi dinle, bu işten yırtamazsın dediklerine dikkat etBrother-in-law, I'll confess. Listen well, he'll get you no matter what, watch what you're saying.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.As time passed, it happened that Cain brought an offering to Yahweh from the fruit of the ground.
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Yahweh said to Cain, "Why are you angry? Why has the expression of your face fallen?
Kayin, ‹‹Cezam kaldıramayacağım kadar ağır›› diye karşılık verdi,Cain said to Yahweh, "My punishment is greater than I can bear.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Cain went out from Yahweh's presence, and lived in the land of Nod, east of Eden.
Kayinin yedi kez öcü alınacaksa, Lemekin yetmiş yedi kez öcü alınmalı.››If Cain will be avenged seven times, truly Lamech seventy-seven times."
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.It was told Tamar, saying, "Behold, your father-in-law is going up to Timnah to shear his sheep."
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Moses' father-in-law said to him, "The thing that you do is not good.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.So Moses listened to the voice of his father-in-law, and did all that he had said.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Moses let his father-in-law depart, and he went his way into his own land.
Kayin, Giva ve Timna; köyleriyle birlikte on kent.Kain, Gibeah, and Timnah; ten cities with their villages.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››For I said, "Don't let them gloat over me, or exalt themselves over me when my foot slips."
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.and led him to Annas first, for he was father-in-law to Caiaphas, who was high priest that year.
Kayinburma. kgmKayin
Örneğin, fakültemizdeki dekanın kayın validelerden farkı yok.For example, a dean of our faculty is no better than any mothers-in-law.
Ondan sonra oyunu kullanmak için bekleyen kayınvalidesi Ajete, genel durum hakkında daha endişeli.Her mother in law, Ajete, waiting to vote after her, is more concerned about the overall situation.
1928), bir Abhaz Prensi ve Sultan Vahdettin'in kayınbiraderi ve Emine Nazikeda Sultan'ın ağabeyidir.He was also the brother-in-law of Sultan Mehmed VI through his sister Emine Nazikeda.
Zoltán'ın kayınpederinin kimliği de tartışılmaktadır.Zoltán's father-in-law's identity is also debated.
İvan'ın kayinbiraderi olan üç sihirbaz tarafından canlandırılır.Ivan is revived by his sisters' husbands, powerful wizards, who can transform into birds of prey.
Avrupa kayın ormanları (Fagus sylvatica) en büyük koruma özelliğini taşımaktadır.The forests of European beech (Fagus sylvatica) are of greatest conservation importance.
Park alanı çoğunlukla ağaçlar ve meşe, gürgen ve kayın çalılıkları ile kaplıdır.The area of the park is mainly covered by trees and shrub of oak, hornbeam, and beech.
Kayınvalidesi ve kayınpederiyle bir hafta boyunca konuşmazdı.She didn't speak to her mother-in-law and father-in-law for a week.
Barnet'in amcası bir yetenek ajanı ve kayınbiraderide bir müzik menajeridir.Barnet's uncle is a music agent, and his brother-in-law is a music manager.
Carver, kayınvalidesine yakınlığı nedeniyle Kaliforniya'daki Paradise kasabasına taşındı.Carver moved to Paradise, California with his family to be close to his mother-in-law.[when?]
Daha sonra çocuk gelini Darecan'dan boşandı ve kayınvalidesi Tamar ile yasadışı bir şekilde evlendi.He then divorced his child-bride Darejan and illegally married his mother-in-law Tamar.
İlgili Sayfalar