kayın ile cümle

kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Karımın babası benim kayınpederimdir.My wife's father is my father-in-law.
Tom Mary'nin kayınbabasıdır.Tom is Mary's father-in-law.
Tom Mary'nin kayınpederidir.Tom is Mary's father-in-law.
Tom Mary'nin kayınbiraderidir.Tom is Mary's brother-in-law.
Kayınvalidemden nefret ediyorum.I hate my mother-in-law.
Kayınvalidem benim tüylerimi ürpertiyor.My mother-in-law gives me the creeps.
Kayınbiraderim önemsiz konulardan kolayca sinirlenir.My brother-in-law easily loses his temper from trivial matters.
Benim kayınçom polis.My brother-in-law is a cop.
Bu otel benim kayın biraderime ait.This hotel belongs to my brother-in-law.
Kayınpederim bir avukat.My father-in-law is a lawyer.
O benim kız kardeşimin kocası. O benim kayınbiraderim.He's my sister's husband. He's my brother-in-law.
Kayınbiraderim geçen çarşamba vefat etti.My brother-in-law passed away last Wednesday.
Porsuk bir sürü tavşan ve kayın tavuğu, ela keklik, küçük kemirgenler yakalar.Wolverine catches a lot of hares and black grouses, hazel grouses, small rodents.
Kayınbiraderim gerçekten bencil.My brother-in-law is really egotistical.
Kayınpederimi daha iyi tanımak istiyorum.I want to get to know my father-in-law better.
Tom kayın babasıyla iyi geçinmiyor.Tom doesn't get along with his father-in-law.
Matt Rita'nın kayınbiraderi.Matt is Rita's brother-in-law.
Kayınpederim oturuyor.My father-in-law is sitting.
Mary kayınvalidesini arayacak.Mary will call her mother-in-law.
O benim kayınvalidem.She is my mother-in-law.
O onun kayınbiraderi değil.He's not his brother-in-law.
Fadıl, o ve Dania arasına giren kayınvalidesinden bıkmıştı.Fadil was tired of his mother-in-law coming in between he and Dania.
Fadıl'ın karısı, erkek kardeşi ve kayınpederinin hepsi o yıl öldü.Fadil's wife, his brother and his father-in-law all died that year.
Leyla kayınvalidesiyle geçinemiyordu.Layla didn't get along with her mother-in-law.
Fadıl'ın kayınpederi öldü.Fadil's father-in-law died.
Fadıl kayınpederini öldürmeye çalıştı.Fadil tried to murder his father-in-law.
Tom kayın validesiyle iyi geçinmiyor.Tom doesn't get along with his mother-in-law.
O benim eşimin annesidir, yani, benim kayınvalidemdir.She is my wife's mother, that is to say, my mother-in-law.
Sami, Ferit'in eski kayınbiraderidirSami is Farid's former brother-in-law.
Kayınbiraderim farklı bir görüşteydi.My brother-in-law was of a different opinion.
Kayınvalideniz ile iyi bir ilişkiniz var mı?Do you have a good relationship with your mother-in-law?
Kayınvalidenizle iyi geçiniyor musunuz?Do you get along well with your mother-in-law?
Mary benim kayınvalidem.Mary is my mother-in-law.
Tom eskiden kayınbiraderimdi. O, küçük kız kardeşimin eski kocasıdır.Tom used to be my brother-in-law. He's my younger sister's ex-husband.
Tom eskiden kayınçomdu. O, küçük kız kardeşimin eski kocasıdır.Tom used to be my brother-in-law. He's my younger sister's ex-husband.
Kayınvalidemden hoşlanmıyorum.I don't like my mother-in-law.
Kayınvaliden kim?Who's your mother-in-law?
Tom'un kayınvalidesiyle tanıştın mı?Have you met Tom's mother-in-law?
Kız kardeşimin kocası kayınbiraderimdir.My sister's husband is my brother-in-law.
Kayınpederimin önemli bir işi var.My father-in-law has an important job.
Kayınvalidemin önemli bir işi var.My mother-in-law has an important job.
Tom küvette ayağı kayınca az kalsın çömleği kırıyordu.Tom almost broke his butt slipping in the bathtub.
Onun kayınvalidesiyle arası iyi.She has a good relationship with her mother-in-law.
Karımın babası benim kayınbabamdır.The father of my wife is my father-in-law.
Ben Tom'un kayınbabasıyım.I'm Tom's father-in-law.
Tom'un kayınpederiyim.I'm Tom's father-in-law.
Tom kayınbiraderim.Tom is my brother-in-law.
Tom kayınçom.Tom is my brother-in-law.
Ayakkabımın dili yana kayınca uyuz oluyorum.I hate it when the tongue of my shoe slides to the side.
RAB Kayin'e, "Niçin öfkelendin?" diye sordu, "Niçin surat astın?"And the Lord said to him: Why art thou angry? and why is thy countenance fallen?
Kayin, "Cezam kaldıramayacağım kadar ağır" diye karşılık verdi.And Cain said to the Lord: My iniquity is greater than that I may deserve pardon.
Kayin'in yedi kez öcü alınacaksa, Lemek'in yetmiş yedi kez öcü alınmalı.Sevenfold vengeance shall be taken for Cain: but for Lamech seventy times sevenfold.
Zoltán'ın kayınpederinin kimliği de tartışılmaktadır.Zoltán's father-in-law's identity is also debated.
Kayınbiraderlerinin ikisi de sanatçıydı ve Gaspard Dughet sonradan Poussin soyadını aldı.His two brothers-in-law were artists, and Gaspard Dughet later took Poussin’s surname.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.He created a streak of nine games in which he had at least one catch.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.Maurice's predecessor and father-in-law, Tiberius II Constantine, emptied the treasury.
Kayınvalide Hoş geldin, safâ getirdin, hayırlı uğurlu ol inşallah der ve al duvağını açar.So when you enter houses, greet your people with a salutation from Allah, blessed (and) goodly.
Cicero'nun Sezar'ın kayınpederini mahkemeye getirmekten korkmuş olması muhtemeldir.Cicero may have been afraid to bring the father-in-law of Julius Caesar to trial.
1955'te Harry Winokur, Dunkin Donuts'ın kurucusu olan kayınbiraderi William Rosenberg ile çalıştı.In 1955, Harry Winokur worked with brother-in-law William Rosenberg, the founder of Dunkin' Donuts.
Benzer şekilde Karl'ın kayın babası Emile de Fransa ordusuna çağrılır.Likewise, Marie's father and Karl's father-in-law Emile is drafted into the French army.
İlgili Sayfalar