‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar, ‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.››لنقطع قيودهما ولنطرح عنا ربطهما
‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar, ‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.››說 、 我 們 要 掙 開 他 們 的 捆 綁 、 脫 去 他 們 的 繩 索
‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar, ‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.››說 、 我們 要 掙開 他 們 的 捆綁 、 脫去 他 們的繩索
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.A Cochrane Együttműködés a portál egyik fontos információforrása lesz.
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.De Cochrane Collaboration zal een belangrijke informatiebron voor dit portaal zijn.
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.Istotnym źródłem informacji dla portalu będzie Cochrane Collaboration.
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.sociálně-emocionálního sdělení (pokus změnit pohled např. na užívání konopí).
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.tiedon tarjontaan (jolloin pyritään muuttamaan mielikuvia esimerkiksi kannabiksen käytöstä).
kullanımı hakkındaki algıların değiştirilmeye çalışılması) doğru bir kayış yaşanmıştır.µε δυσµενείς εpiιδράσεις στις αντιλήψεις των νέων για τη χρήση µαριχουάνας αpiό άλλους (GAO, 2006).
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Andò alla porta, rilasciata la cinghia, e sbatté.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Dia pergi ke pintu, dirilis tali, dan membanting.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Ele foi até a porta, lançou a pulseira, e bateu.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.El sa dus la uşă, a lansat curea, şi a trântit.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Er ging zur Tür, veröffentlichte die Band, und es knallte.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Han gick till dörren, släppte bandet, och det smällde.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Hän meni ovelle, vapautti hihna, ja se sulki.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Hij ging naar de deur, liet de band, en het sloeg.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Il est allé à la porte, sorti la sangle, et il a claqué.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.그는 문으로 다가가 손잡이를 발표하고, 그것은 끝장.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Odament az ajtóhoz, elengedte a szíjat, és becsapódott.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Ông đi ra cửa, phát hành các dây đeo, và nó đập.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Podszedł do drzwi, ukazała się pasek, i zatrzasnął.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Se dirigió a la puerta, dado a conocer la correa, y lo estrelló.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Šel je do vrat, ki je izšla pas, in ga zaloputnil.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Šel ke dveřím, povolený pásek, a udeřil.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Šiel ku dverám, uvoľnil popruh, a udrel.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Πήγε στην πόρτα, κυκλοφόρησε το λουρί, και χτύπησε.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Він підійшов до дверей, випустив ремінь, і вона зачинилася.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Он подошел к двери, выпустил ремень, и она захлопнулась.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.Той отиде до вратата, пусна каишка и го затръшна.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.ذهب إلى الباب ، والإفراج عن الشريط ، وانتقد فيه.
O, kapıya gitti kayışı yayınladı ve onu çarptı.アメリカ人は、他のドアを閉め。 "中に入るレム、"マーベルはずらすこと言った
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Apoi doctorul mi-a legat un monitor la piept care-mi măsoară temperatura de bază a corpului şi pulsul inimii.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Az orvos felcsatolta a mellkasmonitort, ami mérte a testem központi hőmérsékletét. és a szívritmusomat.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Doktor mi priviazal na hruď monitor na meranie vnútornej teploty môjho tela a pulzu.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.그리고 의사가 가슴에 감시장치를 달았습니다 그 장치는 저의 체내온도와 심박을 측정합니다.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Toen bond de dokter een borstmonitor aan, die de kerntemperatuur van mijn lichaam meet en mijn hartslag.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Và bác sỹ buộc vào ngực tôi 1 cái máy để đo thân nhiệt và nhịp tim.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.А после докторът ми прикрепи гръден монитор, който измерва вътрешната температура на тялото ми и пулса ми.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Потом доктор прикрепил мне на грудь датчик, измеряющий температуру тела и пульс.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.ואז הרופא חיבר אלי מוניטור חזה אשר מודד את טמפרטורת הליבה של גופי ואת קצב הלב שלי.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.و من ثم اخرج الطبيب عدة رسم قلب لقيس درجة حرارة جسدي ودقات قلبي.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.測るために 胸部モニターがつけられました 氷の上へと歩いて行きました
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Als je beenriemen niet goed zitten, krijg je natuurlijk nog een andere kleine sensatie.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.A samozrejme, ak nesedia dobre popruhy na nohách, v tom bode už máte ďalšiu starosť.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.A samozřejmě že pokud nemáte nožní úvazy nastavené správně, pak v tomto okamžiku čelíte jiné drobné hrozbě.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.És persze, ha a szíjak a lábadon nincsenek jól meghúzva, akkor ez egy újabb izgalomfaktor.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.그리고 물론, 다리 안전띠가 제대로 고정되어 있지 않으면 또 다른 약간의 스릴을 경험하게 됩니다.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Og selvfølgelig, hvis ens benstropper ikke sidder rigtigt, får man på det tidspunkt et andet lille gys.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Se as fitas das pernas não estão colocadas corretamente, nesse momento tens um pequeno calafrio.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Se le cinghie delle gambe non sono messe bene, a quel punto nasce un altro inconveniente.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Sigur, dacă hamul dintre picioare nu e pus corect, ai parte de o altă "zvâcnire".
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Và dĩ nhiên, nếu dây buộc chân không đúng vị trí, lúc đó, bạn sẽ thấy giật lần nữa.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.И разбира се, ако ремъците под краката ти не са наместени правилно, в този момент получаваш друга тръпка.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Конечно, если ваши нижние ремни расположены неправильно... в этот момент Вы получаете другие острые ощущения.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.וכמובן, אם רצועות הרגלים לא מונחות נכון, בנקודה הזאת אתה מקבל עוד התרגשות קלה.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.وحتماً ان لم تكن اربطة الساقين في مكانها الصحيح فسوف تشعر بألم شديد ..
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.そこでも別のスリルが味わえます ズンッ!
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı.Se llevó a cabo un medio abierto por una correa.
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı.Se pidettiin puoli auki hihna.