kavuştu ile cümle

kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Leonardo, gördüklerini çizerek açıklığa kavuşturuyordu.Siné põe-se a desenhar o que vê.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 de Março - Tunísia ganha independência da França.
Spor yardımıyla da yeni bir görünüme kavuştu.O desporto ganhou uma nova visibilidade.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.Poucas mulheres receberam a honraria até hoje.
Böylece tanrılar yine eski huzuruna kavuştular.Lá, os deuses recebem-no de volta para a sua antiga casa.
Orada, "Mine is bigger" (Benimki daha büyük) diyerek neden ruhunu sattığı konusunu da açıklığa kavuşturur.Isto é, se preocupavam mais com o “produto” que forneciam.
Mike Oldfield'in gruba destek olmasıyla birlikte dünya çapında üne kavuştular.Também contribuiu em trabalhos de Mike Oldfield.
Devleti ve toplumu demokratik bir yapıya kavuşturmak.A criação de políticas e sua implementação em um nível civil.
1835'de kent tekrar eski konumuna kavuştu.Em 1823, a doença anterior de John voltou.
Kilise de eski gücüne kavuştu.A Igreja recobrou novo vigor.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 maart: Tunesië wordt onafhankelijk van Frankrijk.
2004'ün sonunda ikinci nesiline kavuştu.Eind 2004 verscheen een tweede herdruk.
Ant'in başlıca amaçlarından biri make'in taşınabilirlik sorunlarını çözüme kavuşturmaktı.Een van de doelstellingen van Ant is het oplossen van de portabiliteitsproblemen van make.
Bu tarihte 700 bin dolayında köle özgürlüğüne kavuştu.Meer dan 700.000 slaven kregen toen de vrijheid.
2007 yılı sonlarında ise makyajlandı ve ikinci nesline kavuştu.Second Coming verscheen eind 1994 en kreeg gemengde reacties.
Onu üne kavuşturan ilk şarkısı "O mein Papa" (1950) idi.Zijn volgende hit had hij pas met That's My Pa (1962).
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.In maart 1991 kreeg hij een hartaanval, maar overleefde dit.
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.Niet zelden wordt hij door zijn barmhartigheid tot grootse daden aangezet.
Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış oldukları bir muamma oluşturmaktadır.Hoe deze stenen hier terecht zijn gekomen is voor archeologen nog steeds een raadsel.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Het album heeft wel de klassieke vier "mouvements" vorm.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Voor deze rol ontving zij veel lof.
1936 yılında yayınlanan Gone with the Wind (Rüzgar Gibi Geçti) adlı romanıyla üne kavuştu.1936 - Het boek "Gone with the wind" wordt gepubliceerd.
Onlar da, Allah’ın izniyle hastaları şifaya kavuşturduklarını söylediler.Al wie met hen redetwist, heeft met God geredetwist.
O ve onun arkadaşı olan Bayan Elizabeth onu, aradığı güce kavuşturmuştu.Hij en zijn vrouw Elizabeth hebben geen idee wat hun ginds te wachten staat.
1835'de kent tekrar eski konumuna kavuştu.In 1823 keerde ook John’s eerdere ziekte terug.
En sonunda Vong kaybetti ve cumhuriyet huzura kavuştu.Uiteindelijk trok Theobald zich terug uit Évreux en werd vrede gesloten.
1990'lı yılların sonlarına doğru şöhrete kavuştu.De dames behaalde echte successen midden jaren 90.
1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.In 1955 was de Bondsrepubliek Duitsland, ook wel West-Duitsland, weer een volwaardige staat in Europa.
12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.In de tweede helft van de 17e eeuw werden de hoektoren, de kerk en kloostergebouwen geconstrueerd.
Salem Hindistan'ın bağımsızlığına kavuştuğu anda doğmuştur.Salem rodzi się dokładnie w momencie, kiedy Indie uzyskują niepodległość.
Dokuz ırmağın kavuştuğu yerdedir.W Rajdzie Grecji był dziewiąty.
2005 yılında ilk stüdyo albümü The Documentary ve iki Grammy adaylığıyla şöhrete kavuştu.Stał się sławny w 2005 r. po sukcesie jego albumu The Documentary i dwukrotnej nominacji do nagrody Grammy.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 marca – Tunezja uzyskała niepodległość (od Francji).
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.W 2002 miał zawał serca, ale wyszedł z niego bez szwanku.
1661'de şehir statüsüne kavuştu.W 1661 roku miasto zostało odzyskane przez Rzeczpospolitą.
Yerelnet ^ "Kargabükü Mahallesi Yeni İsmine Kavuştu". (yardım)Milan Rodić novo pojačanje! (serb.).
Böyle büyük bir antrenörün gelmesiyle takım gerçek gücüne kavuştu.Szansą dla zespołu mogłoby być pozyskanie bardzo dobrego trenera.
Kilise de eski gücüne kavuştu.W rezultacie kościół odzyskał swoją dawną świetność.
Katz 1980'li yıllarda büyük bir üne kavuştu.Browar rozwijał się na tyle dobrze, że w 1980 r.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Dzięki tej roli zdobył ogromną popularność.
Onun feyz ve bereketleri ile mârifetullaha kavuştular.Dla swoich podwładnych jest surowy i zdystansowany.
Kolları koparcasına çalışır Ortalığı aydınlığa kavuşturmak için.Wierzą, że pomaga odnaleźć wewnętrzne światło.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Pragnął zrobić doktorat, wrócił więc do Montpellier.
Bunlar da mutlaka devlet eliyle çözüme kavuşturulmalıdır.Mogą również współpracować w pewnym zakresie z jednostkami rządowymi.
Bazılarının büyük bir üne kavuştuğu bu din adamları bölgeye birçok insanin gelmesine neden oldular.(3) Procesje ludzi z daleka przychodzących tu widziano od wielu tędy przychodzących.
1970'lerde bir bağımsızlık hareketi oldu ve 1980 yılında Vanuatu Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştu.En självständighetsrörelse uppstod på 1970-talet, och Republiken Vanuatu grundades 1980.
12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.Under 1100-talet utvecklades staden, kyrkor, kloster och hus byggdes.
Angarsk 1948'de endüstriyel bir yerleşimdi ve 30 Mayıs 1951'de şehir statüsüne kavuştu.Angarsk grundades 1948 som en industriort och fick stadsrättigheter den 30 maj 1951.
Onu üne kavuşturan rolü, Lost dizisindeki Dr. Juliet Burke isimli karakterdir.Hon är mest känd för sin roll som dr Juliet Burke i TV-serien Lost.
Stalin'in ölümünden sonra 4 Ağustos 1953 tarihinde özgürlüğüne kavuştu.Hon släpptes fri efter Stalins död 1953.
Bu görevi sırasında ülkenin istikrara kavuşturulmasında etkili oldu.Dessa funktioner kom till oss i den ordningen när vi växte upp.
2005'te Melodifestivalen'e katıldı ve seslendiediği "Roma" adlı şarkıyla üne kavuştu.2005 deltog hon i Melodifestivalen igen med "Att älska dig", som hon varit med och skrivit.
Aynı yıllarda kentte bulunan İngiliz tüccarlar kraliyet ailesi tarafından özel haklara kavuşturuldu.Även hästar som var gåvor från de många kungliga familjerna i Europa avlades in i rasen.
Programın izlenme oranları oldukça yüksek olur ve Jessica asıl şöhretine bu sayede kavuştu.Det fanns självklart mycket press på Jessica, eftersom detta var hennes första singel.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Möjliga spår av fossil.
Yaradana feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini Leylâ’sına kavuşturmasını ister."Det är så jäkla roligt att han kommer tillbaka efter skadan och får lira en final.
Kilisenin açılışı 1914'te yapıldı ve aynı yıl Hässleholm şehir statüsüne kavuştu.Den invigdes 1914[1], samma år som Hässleholm blev stad.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.Лише зовсім невелика кількість людей погодилася на цю угоду.
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.Чи правда це було, чи ні важко сьогодні встановити.
MÖ 1530-1500) döneminde tam bağımsızlığına kavuştu.Проте вже на початку 1500-х років здобуває повну самостійність.
İlgili Sayfalar