kavuştu ile cümle
kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.Sus prólogos garantizaban una buena acogida.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Regresa a París y alquila un estudio en Montparnasse.
Bu turne sayesinde uluslararası bir üne kavuştu.Esta exposición realizó una gira internacional.
1942 yılında piyade taburları kendilerine ait altı adet tanksavar topuyla donatılmış müfrezelere kavuştu.A partir de 1942, los batallones de Infantería obtuvieron sus propios pelotones antitanque de 6 cañones.
Kasım 2011’de ise 500.000 üyeye kavuştu.2010. «Con 55.000 desempleados más en diciembre.
1841'de Yeni Zelanda, Yeni Güney Galler'den ayrılarak kraliyet kolonisi statüsüne kavuştu.En 1841, se separó de la colonia de Nueva Gales del Sur para formar la nueva colonia de Nueva Zelanda.
2 Mart - Fas, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.2 de marzo: Marruecos se independiza de Francia.
Stalin'in ölümünden sonra 4 Ağustos 1953 tarihinde özgürlüğüne kavuştu.Fue liberada el 4 de agosto de 1953, después de la muerte de Stalin.
Bu konu hala çözüme kavuşturulamamıştır.Esta discusión aún no ha podido resolverse.
Birkaç ayda hızlı bir geri dönüşle normal kilosuna kavuştu.En pocos minutos el agua recuperó su nivel normal.
Eski anlamlar yeni anlama kavuşturulur.Los grandes símbolos toman un nuevo sentido.
Grup Asya’nın ötesinde, Kuzey, Güney Amerika ve Avrupa’da üne kavuştu.El grupo alcanzó reconocimiento fuera de Asia, notablemente en Europa, América del Norte y América del Sur.
Tünel, Fırat'ın suyunu Harran Ovası'na kavuşturacak.Por último deberán lanzarse al agua para lograr conseguir el remo bora.
Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun.Egli ti ha formato nel modo in cui Egli ha voluto».
1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.1955 – La Germania Ovest ottiene la piena sovranità.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Grazie a quel ruolo è diventata molto celebre.
Önemli olan konuyu açığa kavuşturmasıdır.Il problema principale, però, è individuarlo.
Buradan yola çıkarak Mediciler önce Floransa'da, sonra da İtalya ve Avrupa'da politik güce kavuştular.Con questa ricchezza, acquisì potere politico prima a Firenze e successivamente in Italia e in Europa.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 marzo: la Francia concede l'indipendenza alla Tunisia.
Eski anlamlar yeni anlama kavuşturulur.I grandi simboli prendono un senso nuovo.
Bu arada saçlarını tekrar eski rengine kavuşturdu.In seguito ha sempre portato i capelli rasati.
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.Giunsero sesti ed entrarono in Eccellenza.
Ailesinin konumu sayesinde Tunus'taki en iyi öğretmenlerden eğitim alma olanağına kavuştu.Grazie all'aiuto di uno zio sacerdote, poté compiere i suoi studi superiori a Napoli.
Guericke'nin makinası çok kısa bir süre içinde büyük bir üne kavuştu.In Inghilterra la moda del trumeau arrivò un po' in ritardo.
Elton John zamanla, uluslararası üne kavuştu.Forse John Huston era in anticipo sui tempi.
12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.Nei primi decenni del XII secolo l'isola si arricchì di chiese, monasteri e castelli.
Yine de birçok büyük ve küçük problem çözüme kavuşturulamamıştır.I problemi erano però molti e di non breve soluzione.
Bu turne sayesinde uluslararası bir üne kavuştu.Tuttavia ha avuto il permesso di fare un tour internazionale.
O, hastanede bilincine tekrar kavuştu.Он пришёл в сознание в больнице.
Mevzu açıklığa kavuştu.Дело прояснилось.
Adam birkaç saat geçtikten sonra Hakk'ın rahmetine kavuştu.Мужчина скончался несколько часов спустя.
5 Ekim 1995 tarihinde Kral Norodom Sihanouk tarafından tekrar eski rağbetine kavuşturulmuştur.Восстановлен 5 октября 1995 года королём Нородомом Сиануком.
1970'li yılların sonuna doğru grup "Lady in Black" parçası ile Almanya'da büyük bir üne kavuştu.Значительный успех в середине 1970-х годов группа имела в Германии, где сингл «Lady in Black» стал хитом.
Katz 1980'li yıllarda büyük bir üne kavuştu.Большой успех ожидал Катрин в 80-е годы.
Bu vadilere yerleşen akarsular vadiyi aşındırarak akarsu vadisi görünümüne kavuşturur.Я просто готов плакать от радости, когда с холмов смотрю на прекрасную долину.
2007 Aralık ayında ikinci nesline kavuştu.В марте поступило второе предложение.
Bu durum kendisini büyük bir üne kavuşturdu.О себе он оставил хорошее впечатление.
Özgürlüğüne kavuştuktan sonra Sovyetler Birliği'ne gitti.После освобождения выехал в Советский Союз.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.Лишь совсем небольшое количество людней согласилось на эту сделку.
İlke 4 İş yükünü istikrara kavuşturun/dengeleyin (heijunka).Он состоит только из одного (первого) четверостишья.
Bu başarısı sayesinde büyük üne kavuştu ve St. Petersburg Akademisi tarafından ödüllendirildi.Его жизнь и произведения» и стал лауреатом премии Санкт-Петербургской академии наук.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Эта роль принесла ей большой успех.
31 Ağustos - Malezya, bağımsızlığına kavuştu.31 октября — независимость Косово признала Малайзия.
Sonuç olarak, halk büyük refaha kavuştu ve Han Hanedanlığı bir barış dönemi geçirdi.И, наконец, хан давал им в пожизненное владение села.
Kilise de eski gücüne kavuştu.Группировка потеряла своё былое могущество.
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.В то же время до сих пор неизвестно, действительно ли по-настоящему вымер этот вид, или нет.
1970'lerde bir bağımsızlık hareketi oldu ve 1980 yılında Vanuatu Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştu.نشأت حركة الاستقلال في العقد 1970 وظهرت جمهورية فانواتو في عام 1980.
Buradan yola çıkarak Mediciler önce Floransa'da, sonra da İtalya ve Avrupa'da politik güce kavuştular.وعلى هذا الأساس اكتسبت العائلة السلطة السياسية في فلورنسا بادئ الأمر، ثم على نطاق أوسع في إيطاليا وأوروبا.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 مارس: استقلال تونس من الاستعمار الفرنسي.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.التحق عدد قليل جدًا من النساء في ذلك الوقت بهذا المجال.
Oluşum: Grup belirsiz fikirler hakkında konuşarak bunları aydınlığa kavuşturur.تبدأ المجموعة في محو آراء غامضة من خلال الحديث عنها.
Zenci kadın gitaristlerin çok az olduğu bir dönemde genç Rosetta, hatırı sayılır bir şöhrete kavuştu.(ضمن MONACA) كوميديا رومانسية شبابي خاطئة كما توقعت.
İlke 4 İş yükünü istikrara kavuşturun/dengeleyin (heijunka).رابع الخلفاء الراشدين عند أهل السنة والجماعة، وأول أئمة الشيعة.
Onu üne kavuşturan ilk şarkısı "O mein Papa" (1950) idi.كان أول فيلم له هو بابا أمين (1950).
Seri birçok olayı açıklığa kavuşturmuştur.وكشف للعالم عن الكثير من أحوالها.
Bu durum da dinleyeni; belki başka hiçbir türde bulamayacağı bir sıcaklığa kavuşturur.“للكلمة (يُمَّه) وقعٌ موجعٌ إذا ما جاءت في وقتٍ لا تسمعكَ فيه”.
Başarılı gladyatörler zaman zaman özgürlüğe kavuştu.Gladiadores de sucesso eram ocasionalmente recompensados com liberdade.
1975 yılında Paris'te Ravel Ödülünü kazandıktan sonra, uluslararası bir kariyere kavuştu.Depois de vencer a Ravel concurso em Paris 1975, lançou uma carreira internacional.
Gelen yoğun eleştiriler üzerine Landers, konuyu ayrı bir köşe yazısında açığa kavuşturmuştur.As respostas consternadas fizeram com que Landers esclarecesse o assunto em uma coluna posterior.
Get Rich or Die Tryin' (2003) ve The Massacre (2005) albümleriyle şöhrete kavuştu.Ficou conhecido com o lançamento dos álbuns Get Rich or Die Tryin' (2003) e The Massacre (2005).
İlgili Sayfalar