kavuştu ile cümle

kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nijerya ile var olan deniz sınırı sorunu 2000 yılında çözüme kavuşturulmuş.Der Streit mit Nigeria über die Seegrenzen wurde im Herbst 2000 beigelegt.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20. März: Tunesien erlangt seine Unabhängigkeit von Frankreich.
Eski anlamlar yeni anlama kavuşturulur.Alte Gefühle erwachen neu.
Ayrıca deklaratif ve prosedüral hafıza arasındaki farkı açıklığa kavuşturdu.Es unterscheidet zwischen dem deklarativen und dem prozeduralen Gedächtnis.
İngiltere teknik direktörü Alf Ramsey, maç sonrası durumun açıklığa kavuşturulması için FIFA'ya başvurdu.Der englische Manager Alf Ramsey bat selber bei der FIFA um Klarstellung.
2007 Aralık ayında ikinci nesline kavuştu.Im Dezember 2007 erfolgte eine zweite wissenschaftliche Expedition.
13 Ocak 1946'da Yugoslavya yeniden bağımsızlığına kavuştu.Am 6. September 1938 feierte er gegen Jugoslawien sein Comeback.
1948 yılında savaş sonrasında Venedik'te açılan ilk sergiye katılarak ününe tekrar kavuştu.In Venedig fand 1948 seine erste Einzelausstellung nach dem Krieg statt.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Der Vater zeugt auf Ewigkeit den Sohn.
Bu sırada güvenilirliği ile üne kavuştu.Da erlangte er Gewissheit.
Kaldanilerle de astrolojik bir niteliğe kavuştu.Er selbst erklärt seine Konditionsschwäche mit einem Asthmaleiden.
Önemli olan konuyu açığa kavuşturmasıdır.Es sei Sache der Abklärungen, dies herauszufinden.
1957 yılında Procter & Gamble tarafından satın alındıysa da 1969 yılında Clorox yine bağımsızlığına kavuştu.Die FTC gewann diesen Streit und 1969 wurde Clorox wieder ein unabhängiges Unternehmen.
İyileştikten sonra eski formuna tekrar kavuştu.Erst nach einer Therapie ging es ihm wieder besser.
Ancak, Alman ekonomik mucizesi ile tekrar rahata kavuştu.Nach dem Krieg konnte es Hans dank des deutschen Wirtschaftswunders wieder zu etwas bringen.
Yine de birçok büyük ve küçük problem çözüme kavuşturulamamıştır.Doch in keiner anderen großen oder kleinen Sache ist er Uns gefällig gewesen.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Mit dieser Rolle erlangte er Berühmtheit.
31 Ağustos - Malezya, bağımsızlığına kavuştu.Juli: Malawi wird unabhängig.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Die Hofanlage ist in klassischer, vierseitig geschlossener Weise ausgeführt.
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.Der Zar blieb ihm stets gewogen und war ihm gegenüber großzügig.
Kilise de eski gücüne kavuştu.Auch die Kirche konnte ihre Macht festigen.
1917 yılındaki Şubat Devrimi sonucu özgürlüğüne kavuştu.Die Februarrevolution 1917 brachte ihm die Freiheit.
Güneşten alınan enerji cilt yoluyla bedene kavuşturulur.Die notwendige Energie wird per Kabel durch die Wange direkt in den Mund geführt.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.Sie finden dort aber nur einen geringen Teil des Geldes.
1957'de ilk aforizmalarını yayımladı ve uluslararası bir üne kavuştu.1937 gab sie ihre ersten Konzerte und begann eine internationale Karriere.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Nachdem sie genug verdient hatte, kehrte sie zurück nach Paris in das Studio von MacMonnies.
Baba sağlığına kavuştu.Père a recouvré la santé.
Bunu sadece açıklığa kavuşturmak istiyordum.Je voulais juste le clarifier.
31 Ağustos - Malezya, bağımsızlığına kavuştu.31 août : la Malaisie obtient à son tour l'indépendance.
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.Domitien l'apprit et fit périr le plaisant.
Roma'da hukuk ve hitabet konusunda belli bir üne kavuştuktan sonra, askerlik kariyerine başladı.Après s'être fait une réputation à Rome comme juriste et orateur, il entame une carrière militaire.
Birkaç ayda hızlı bir geri dönüşle normal kilosuna kavuştu.Il lui faut plusieurs mois pour retrouver un rythme de vie normal,.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Le Fils procède du Père par génération éternelle.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Il revient à Paris et loue un atelier à Montparnasse.
Parti, 1920, 1921 ve 1922'deki 1 Mayıslarda en büyük kitleselliğe kavuştu.Le parti est celui qui avait le cortège le plus important lors des 1er Mai 1920, 1921 et 1922.
Stalin'in ölümünden sonra 4 Ağustos 1953 tarihinde özgürlüğüne kavuştu.Après la mort de Staline, elle fut libérée le 4 août 1953.
1957'de “DNA ikileşmesi”nin mekanizması (işleyişi) iyice aydınlığa kavuştu.En 1957, le mécanisme de réplication de l'ADN est mis en évidence.
Bu rol sayesinde büyük üne kavuştu.Il a eu beaucoup de succès grâce à ce rôle.
1942 yılında piyade taburları kendilerine ait altı adet tanksavar topuyla donatılmış müfrezelere kavuştu.À partir de 1942, chaque bataillon d'infanterie reçut son propre peloton de 6 canons anti-char.
İl-Aldı döneminde beylik tekrar bağımsızlığına kavuştu.Sous son règne, le Baol avait retrouvé son indépendance.
Ancak, Alman ekonomik mucizesi ile tekrar rahata kavuştu.Il facilita le miracle économique français et le miracle économique allemand.
1957'de ilk aforizmalarını yayımladı ve uluslararası bir üne kavuştu.En 1953, il se rend pour la première fois aux États-Unis et obtient une reconnaissance internationale.
Dergide tanınmış yazarlarla birlikte birçok yeni yazar da ilk öykülerini yayınlama olanağına kavuştu.Beaucoup de journalistes connus y ont fait leurs premières armes.
Genç yaşta besteci olarak üne kavuştu.Il a, dans ses jeunes années, choisi Respighi pour maître.
Güneşten alınan enerji cilt yoluyla bedene kavuşturulur.La boule d'énergie l'emporte droit sur le Soleil.
Eski anlamlar yeni anlama kavuşturulur.Les grands symboles prennent un sens nouveau.
12. yüzyılda, demir madenleri sayesinde ülke refaha kavuştu.Du XVIIIe au XIXe siècle, la région a connu la prospérité grâce à l’extraction du fer.
Ancak çok az sayıda kadın bu payeye kavuştu.Mais seulement quelques personnes partagent ce secret.
Bu sırada güvenilirliği ile üne kavuştu.Il est désormais dans la confidence.
Grup Obsesión adlı şarkısından sonra dünya çapında üne kavuştu.Tout le monde chante la ballade de l'Imagination après cette scène.
Ününe Toronto eyaletinde kavuştu.Il tire son nom de la ville de Torone.
Beni izninle ihtilaf edilen şeylerde hakka kavuştur.Je condamne mes propos déplacés.
Kent, daha sonraları kilise, belediye binası ve belediye sarayına kavuştu.Entrée sud. l'église et la place de la mairie.
Şarkı, Very adlı şirketinin reklamınında kullanılmasıyla üne kavuştu..Il rencontre le succès lors de son utilisation dans les publicités de Desigual.
Resmen bir devlet kurulmasa da, Güney Afrika fiilen bağımsız bir idareye kavuştu.Durant cette période, il travaille pour la mise au point d'un gouvernement autonome en Afrique du Sud.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 mars : la Tunisie et le Maroc accèdent à leur indépendance.
En önemli rolüne, kahraman savaşçı kadın Zeyna rolü teklif edildiğinde kavuştu.Mais le pire arrive lorsque le cadeau de la mère de Zeek est volé.
1970'lerde bir bağımsızlık hareketi oldu ve 1980 yılında Vanuatu Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştu.Durante la década de 1970 surgió un movimiento independentista, y en 1980 se fundó la República de Vanuatu.
20 Mart - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.20 de marzo: Túnez se independiza de Francia.
1944 - Fransa'da kadınlar seçme hakkına kavuştu.1944: en Francia las mujeres consiguen el sufragio femenino.
İlgili Sayfalar