kavuştu ile cümle

kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Da nun der König in seinem Hause saß und der HERR ihm Ruhe gegeben hatte von allen seinen Feinden umher,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Engang Kongen sad i sit Hus, efter at HERREN havde skaffet ham Ro for alle hans Fjender rundt om,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.In zgodi se, ko je prebival kralj v hiši svoji in mu je GOSPOD dal pokoj od vseh sovražnikov njegovih okoli,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.I stalo se, že když král seděl v domě svém, a Hospodin jemu dal odpočinutí vůkol přede všemi nepřátely jeho,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.여호와께서 사방의 모든 대적을 파하사 왕으로 궁에 평안히 거하게 하신 때에
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Ora, estando o rei Davi em sua casa e tendo-lhe dado o Senhor descanso de todos os seus inimigos em redor,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Som nu kongen bodde i sitt hus, og Herren hadde latt ham få ro for alle hans fiender rundt omkring,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Toen de HERE eindelijk vrede gaf en Israël niet langer in oorlog was met de omringende volken,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.TUHAN melindungi Raja Daud dari segala gangguan musuhnya, sehingga ia dapat menetap di dalam istananya
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.И като се настани царят в къщата си, и Господ беше го успокоил от всичките неприятели около него,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Когда царь жил в доме своем, и Господь успокоил его от всех окрестных врагов его,
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.ויהי כי ישב המלך בביתו ויהוה הניח לו מסביב מכל איביו׃
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.وكان لما سكن الملك في بيته واراحه الرب من كل الجهات من جميع اعدائه
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.王 住 在 自 己 宮 中 、 耶 和 華 使 他 安 靖 、 不 被 四 圍 的 仇 敵 擾 亂
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.王 住在 自己 宮中 、 耶和華 使 他 安靖 、 不 被 四 圍 的 仇敵擾亂
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.A on mu povedal: Tvoj brat prišiel, a tvoj otec zabil to krmné teľa, že ho zdravého prijal.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.A on mu powiedział: Brat twój przyszedł, i zabił ojciec twój ono tłuste cielę, iż go zdrowego dostał.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.A on řekl jemu: Bratr tvůj přišel, i zabil otec tvůj tučné tele, že ho zdravého přijal.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Ðầy tớ thưa rằng : Em cậu bây_giờ trở_về , nên cha cậu đã làm_thịt bò con mập , vì thấy em về được mạnh_khỏe .
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Ðầy tớ thưa rằng: Em cậu bây giờ trở về, nên cha cậu đã làm thịt bò con mập, vì thấy em về được mạnh khỏe.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Han sa til ham: Din bror er kommet, og din far lot slakte gjøkalven, fordi han fikk ham frisk tilbake.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.대답하되 당신의 동생이 돌아왔으매 당신의 아버지가 그의 건강한 몸을 다시 맞아 들이게 됨을 인하여 살진 송아지를 잡았나이다 하니
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.On mu pa reče: Brat tvoj je prišel, in oče tvoj je zaklal tele pitano, ker ga je zopet dobil zdravega.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Respondeu-lhe este: Chegou teu irmão; e teu pai matou o bezerro cevado, porque o recebeu são e salvo.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.А той му рече: Брат ти си дойде и баща ти закла угоеното теле, защото го прие здрав.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Он сказал ему: брат твой пришел, и отец твой заколол откормленного теленка, потому что принял его здоровым.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.Той же каже йому: Що брат твій прийшов, і заколов батько твій теля годоване, що здорового його прийняв.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.ויאמר אליו כי בא אחיך ויטבח אביך את עגל המרבק על אשר הושב לו שלם׃
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.فقال له. اخوك جاء فذبح ابوك العجل المسمن لانه قبله سالما.
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.僕 人 說 、 你 兄 弟 來 了 . 你 父 親 、 因 為 得 他 無 災 無 病 的 回 來 、 把 肥 牛 犢 宰 了
‹‹O da, ‹Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti› dedi.僕人 說 、 你 兄弟 來 了 . 你 父親 、 因為 得 他 無災無 病的 回來 、 把 肥牛 犢宰了
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Consiguieron sus derechos al destruir a inocentes comerciantes Coreanos.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Họ có quyền đập phá những người thương gia Hàn vô tội.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Ils ont pris le droit de détruire les boutiques de Coréens innocents.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.그들은 그들의 권리를 무고한 한국인 상인들을 괴롭힘으로써 얻었어요.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Loro hanno i loro diritti distruggendo mercanti koreani innocenti.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Oni zdobyli swoje prawa kosztem niewinnych koreańskich kupców.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular. Onlar Dr.あの人達も私と同じく キング牧師を尊敬しているのでしょ
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Și-au obținut drepturile distrugând negustori coreeni inocenți.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Zij hebben 't recht gekregen door onschuldige Koreaanse winkelieren kapot te maken.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Они получили свои права, разорив неповинных корейских торговцев.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Получиха правата си чрез унищожаване на невинни корейски търговци.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.הם השיגו את הזכויות שלהם בעזרת הרס של סוחרים קוריאניים תמימים.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.لقد تحصلوا على حقهم بعد ان افسدوا بضائع الكوريين المساكين
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.그런즉 우리가 무슨 말 하리요 의를 좇지 아니한 이방인들이 의를 얻었으니 곧 믿음에서 난 의요
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Братя, моето сърдечно желание и молбата ми към Бога е за спасението на Израиля.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Что же скажем? Язычники, не искавшие праведности,получили праведность, праведность от веры.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Що ж скажемо? Що погане, котрі не вганяли за праведностю, настигли праведність, праведність, що од віри;
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.ועתה מה נאמר הגוים אשר לא רדפו אחרי הצדקה השיגו את הצדקה היא הצדקה אשר מתוך האמונה׃
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.فماذا نقول. ان الامم الذين لم يسعوا في اثر البر ادركوا البر. البر الذي بالايمان.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這 樣 、 我 們 可 說 甚 麼 呢 . 那 本 來 不 追 求 義 的 外 邦 人 、 反 得 了 義 、 就 是 因 信 而 得 的 義
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這樣 、 我們可說甚麼 呢 . 那 本 來 不 追求 義 的 外邦人 、 反 得 了 義 、 就是 因信 而 得的義
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,Assim diz o Senhor: O povo que escapou da espada achou graça no deserto. Eu irei e darei descanso a Israel.
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,나 여호와가 이같이 말하노라 칼에서 벗어난 백성이 광야에서 은혜를 얻었나니 곧 내가 이스라엘로 안식을 얻게 하러 갈 때에라
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,Så siger HERREN: Folket, der undslap Sværdet, fandt Nåde i Ørkenen, Israel vandred til sin Hvile,
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,Так говорит Господь: народ, уцелевший от меча, нашел милость в пустыне; иду успокоить Израиля.
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,כה אמר יהוה מצא חן במדבר עם שרידי חרב הלוך להרגיעו ישראל׃
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,هكذا قال الرب. قد وجد نعمة في البرية الشعب الباقي عن السيف اسرائيل حين سرت لاريحه.
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,耶 和 華 如 此 說 、 脫 離 刀 劍 的 、 就 是 以 色 列 人 、 我 使 他 享 安 息 的 時 候 、 他 曾 在 曠 野 蒙 恩
RAB diyor ki, ‹‹Kılıçtan kaçıp kurtulan halk çölde lütuf buldu. Ben İsraili rahata kavuşturmaya gelirken,耶和華 如此 說 、 脫離 刀劍 的 、 就是 以色列人 、 我 使 他 享 安息 的 時候 、 他 曾 在 曠野 蒙恩

İlgili Sayfalar