kavuştu ile cümle
kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kadınları özgürlüklerine kavuşturmadan önce, kendisini özgürlüğe kavuşturdu.Прежде чем освободить женщин, она освободила себя.
Kadınları özgürlüklerine kavuşturmadan önce, kendisini özgürlüğe kavuşturdu.وقبل تحرير النساء حررت نفسها
Kadınları özgürlüklerine kavuşturmadan önce, kendisini özgürlüğe kavuşturdu.その昔
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.A tak dokonal Abrahám a zomrel v dobrej starobe, starý a sýty veku, a bol pripojený k svojmu ľudu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.E Abraão expirou, morrendo em boa velhice, velho e cheio de dias; e foi congregado ao seu povo.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I skonal a umřel Abraham v starosti dobré, stár jsa a plný dnů; a připojen jest k lidu svému.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I ustawając umarł Abraham w starości dobrej, zeszły w leciech, i syty dni; i przyłączon jest do ludu swego.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.kimúlék és meghala Ábrahám, jó vénségben, öregen és betelve az [élettel], és takaríttaték az õ népéhez.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.그가 수가 높고 나이 많아 기운이 진하여 죽어 자기 열조에게로 돌아가매
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình , tắt_hơi , được qui về nơi tổ_tông .
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình, tắt hơi, được qui về nơi tổ tông.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Poi Abramo spirò e morì in felice canizie, vecchio e sazio di giorni, e si riunì ai suoi antenati
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Potem izdahne in umre Abraham v lepi starosti, star in dni svojih sit; in je bil zbran k ljudstvu svojemu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Så opgav Abraham ånden og døde i en god alderdom, gammel og mett av dager, og han blev samlet til sine fedre.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.så udåndede han. Og Abraham døde i en god Alderdom, gammel og mæt af Dage, og samledes til sin Slægt.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Y falleció Abraham en buena vejez, anciano y lleno de años, y fue reunido a su pueblo
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Και εκπνευσας απεθανεν ο Αβρααμ εν γηρατι καλω, γερων και πληρης ημερων και προσετεθη εις τον λαον αυτου.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.И Авраам издъхна, като умря в честита старост, стар и сит от дни ; и прибра се при людете си.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.и скончался Авраам, и умер в старости доброй, престарелый и насыщенный жизнью , и приложился к народу своему.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.ויגוע וימת אברהם בשיבה טובה זקן ושבע ויאסף אל עמיו׃
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.واسلم ابراهيم روحه ومات بشيبة صالحة شيخا وشبعان اياما وانضمّ الى قومه.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞 伯 拉 罕 壽 高 年 邁 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞伯拉罕 壽 高 年 邁 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那裡
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.E Isaac falleció y fue reunido con su pueblo, anciano y lleno de años. Y sus hijos Jacob y Esaú lo sepultaron
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.이삭이 나이 많고 늙어 기운이 진하매 죽어 자기 열조에게로 돌 아가니 그 아들 에서와 야곱이 그를 장사하였더라
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.ויגוע יצחק וימת ויאסף אל עמיו זקן ושבע ימים ויקברו אתו עשו ויעקב בניו׃
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.فاسلم اسحق روحه ومات وانضمّ الى قومه شيخا وشبعان اياما. ودفنه عيسو ويعقوب ابناه
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以 撒 年 紀 老 邁 、 日 子 滿 足 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡 . 他 兩 個 兒 子 以 掃 雅 各 把 他 埋 葬 了
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以撒 年 紀 老邁 、 日子 滿足 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那 裡 . 他兩個兒子 以 掃雅各 把 他 埋葬 了
Konuyu açığa kavuşturmam için daha basit numaralar kullanarak yapayım.Annapas kun teen tämän hyvin yksinkertaisilla numeroilla tehdäkseni asian hiukan selvemmäksi.
Konuyu açığa kavuşturmam için daha basit numaralar kullanarak yapayım.Dovolte mi to těmito jednoduchými počty trochu objasnit.
Konuyu açığa kavuşturmam için daha basit numaralar kullanarak yapayım.Pozwólcie, że zrobię to na prostych liczbach, żeby było łatwiej.
Konuyu açığa kavuşturmam için daha basit numaralar kullanarak yapayım.Дозвольте пояснити це дуже просто, щоб зроботи це трішки зрозумілішим.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Človek neobstojí v bezbožnosti, ale koreň spravedlivých sa nepohne.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.derék asszony koronája az õ férjének; de mint az õ csontjaiban való rothadás, [olyan] a megszégyenítõ.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ei ihminen kestä jumalattomuuden varassa, mutta vanhurskasten juuri on horjumaton.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ein gottlos Wesen fördert den Menschen nicht; aber die Wurzel der Gerechten wird bleiben.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.El hombre no se establecerá por medio de la impiedad, pero la raíz de los justos es inconmovible
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen människa bliver beståndande genom ogudaktighet, men de rättfärdigas rot kan icke rubbas.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen står fast ved Gudløshed, men retfærdiges Rod skal aldrig rokkes.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.사람이 악으로 굳게 서지 못하나니 의인의 뿌리는 움직이지 아니하느니라
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.L`homme ne s`affermit pas par la méchanceté, Mais la racine des justes ne sera point ébranlée.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài người chẳng phải vì hung ác mà được lập vững bền; Song rễ người công bình chẳng bị lay động.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài_người chẳng phải vì hung_ác mà được lập vững_bền ; Song rễ người công_bình chẳng bị lay_động .
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nebývá trvánlivý člověk v bezbožnosti, kořen pak spravedlivých nepohne se.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ne ustanoviti se človek z brezbožnostjo, korenina pravičnih pa se nikdar ne gane.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nie zmocni się człowiek z niezbożności; ale korzeń sprawiedliwych nie będzie poruszony.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Non resta saldo l'uomo con l'empietà, ma la radice dei giusti non sarà smossa
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.O homem não se estabelece pela impiedade; a raiz dos justos, porém, nunca será, removida.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Omul nu se întăreşte prin răutate, dar rădăcina celor neprihăniţi nu se va clătina. -
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Tak ada seorang pun yang dapat tetap jaya oleh kejahatan; tapi orang yang jujur tetap kukuh, tak tergoyahkan
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ugudelighet hjelper intet menneske til å stå støtt, men de rettferdiges rot rokkes ikke.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Δεν θελει στερεωθη ανθρωπος δια της ανομιας η ριζα δε των δικαιων θελει μενει ασαλευτος.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Не утвердит себя человек беззаконием; корень же праведников неподвижен.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Човек няма да се утвърди чрез беззаконие, А коренът на праведните не ще се поклати.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.לא יכון אדם ברשע ושרש צדיקים בל ימוט׃
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.لا يثبت الانسان بالشر. اما اصل الصدّيقين فلا يتقلقل.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡 行 不 能 堅 立 . 義 人 的 根 必 不 動 搖
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡行 不 能 堅立 . 義人 的 根 必 不 動搖
Kral sarayına yerleşmişti. RAB de onu çevresindeki bütün düşmanlarından koruyarak rahata kavuşturdu.Då nu konungen satt i sitt hus, sedan HERREN hade låtit honom få ro runt omkring för alla hans fiender,