ABD'de eşcinsellerin özgürlüğe kavuşmaları İkinci Dünya Savaşı döneminde başladı.La emancipación de los homosexuales comenzó en EE. UU. durante la Segunda Guerra Mundial.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Y quiere recuperar a su hijo.
Bökeyhanulı 1937 yılında Moskova'da hala açıklığa kavuşmamış olan sebeblerden dolayı öldü.Bertha Kalich falleció en 1939 en Nueva York por causas no determinadas.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Su éxito comercial no parece debilitarse pese a sus 42 años de existencia.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Ellos dieron cuerpo a la relación del personaje de Jamie con su hija y su nieta.
O olay da sonuca kavuşmaz.Allí tampoco termina de convencer.
Bütün Fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir.Il territorio della Francia dovrà essere completamente liberato e le parti invase restaurate.
Bu iyileşmelerin nedeni motorların TFE731-20BR yapılandırmasına kavuşmasıdır.Gli incrementi sono dovuti all'introduzione dei motori in versione TFE731-20BR.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Non le può offrire una vita comoda.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Non è il denaro che ti ridarà tuo figlio.
1920 ve 1921 arasında Mondrian’ın çalışmaları asıl ve olgun şekillerine kavuşmaya başlamıştır.A partire dal 1921, i quadri di Mondrian raggiungono una forma "matura".
Göktürkler bağımsızlıklarına kavuşmak için daha önce de birçok kez ayaklanmışlardı.I suoi discendenti misero in atto numerosi tentativi di ottenere l'indipendenza.
Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.И вы должны дать им эту надежду.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Лу умоляет его остаться ради сына.
Dağ dağa kavuşmaz,insan insana kavuşur.В горах человек может осознать себя.
Malmöhus olarak bilinen hisar, 16. yüzyıla kadar günümüzdeki şekline kavuşmadı.هذه القلعة المعروفة اليوم بمالموهس، لم تحصل على شكلها الحالي حتى منتصف القرن السادس عشر.
Hayatının çoğunu serf olarak geçirdi; özgürlüğüne kavuşması kırk yaşını geçtikten sonra gerçekleşti.وللأسف أنه أصبح مشكلة يعاني منها الكثير من الأشخاص بمجرد وصولهم إلى سن الأربعين.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Adora uma vida calma.
Bu iyileşmelerin nedeni motorların TFE731-20BR yapılandırmasına kavuşmasıdır.Estes melhoramentos devem-se a alterações dos motores TFE731-20BR (motores "BR").
Sikelgaita büyük miktar gümüşü bir başka zaman hastalanması üzerine sağlığına kavuşmak için bağışladı.Ela doou também uma grande quantidade de prata numa tentativa de recuperar a saúde em outra ocasião.
Diğerleri henüz sonraki yıllardaki ünlerine kavuşmamışlardı.Já não falo dos que tive nos anos anteriores.
Ciddi manada yaralanan Brunel, sağlığına kavuşmak için altı ayını harcadı.Vaughan overleed, na een drie maanden durend ziekbed, aan hartfalen.
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.Albert is in alle staten als hij dit te weten komt.
Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir.Przypisywany im jest znak (+ za zwycięstwo lub – za przegraną).
Kurtuluş, insanın günahkâr tabiatından arınması ve ruhun ebedi hayata kavuşması vaadini içerir.Zbawienie jest przebaczeniem grzechów i otrzymaniem życia wiecznego.
Eurydice de Orphe'ye tekrar kavuşmaktan çok mutludur.Eurydyka trafia do orszaku Jowisza.
Papua Yeni Gine'nin 1975'te bağımsızlığına kavuşması üzerine başkent yapıldı.Można było znaleźć tam flagę Papui-Nowej Gwinei, która uzyskała niepodległość w 1975 roku.
İşte onlar Cennet'e ve bütün muratlarına kavuşmayı umabilirler.").Detta är en koppling mellan de som är i paradiset och all misär som finns utanför.
Papua Yeni Gine'nin 1975'te bağımsızlığına kavuşması üzerine başkent yapıldı.Flaggan behölls när Papua Nya Guinea vann självständighet 1975.
Çünkü kadınlara göre, Charlie ile beraber olan her kadın bir süre sonra hayatının aşkına kavuşmaktadır.Precis som alla andra killar så blir Phil till slut kär.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.На неї чекає легке безтурботне життя.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.«Досі чекаю на повернення сина.
Malmöhus olarak bilinen hisar, 16. yüzyıla kadar günümüzdeki şekline kavuşmadı.Tato pevnost, dnes známá jako Malmöhus, získala svoji současnou podobu až v polovině 16. století.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Již velmi dlouho touží nalézt své rodiče.
Hayatının çoğunu serf olarak geçirdi; özgürlüğüne kavuşması kırk yaşını geçtikten sonra gerçekleşti.Většina z nich také zemřela před dovršením čtyřiceti let.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Jamie ale své dítě schová a nechá Michaela, ať si vezme ji.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Este un tip comod care vrea să ducă o viață liniștită.
Bütün Fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir.Minden francia területet fel kell szabadítani és elözönlött részeit helyre kell állítani.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Egyszerű életet él.
Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.Megígérem, hogy hozok neked valami finomságot.
Bunun yanında hangi türün veya cinsin ilk olarak taş alet kullanmış olduğu henüz açıklığa kavuşmamıştır.Ez az első faj, amiről pontosan tudjuk, hogy kőeszközöket használt.
Fransa'nın özgürlüğüne kavuşmasının ardından MRP'nin kuruluşunda yer almıştır.Édesapja az NKVD koncentrációs táborából való szabadon bocsátását követően vesztette életét.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.A hengszu kiszengek nem szórakoztathattak, miután betöltötték a 30. életévüket.
Çünkü kadınlara göre, Charlie ile beraber olan her kadın bir süre sonra hayatının aşkına kavuşmaktadır.A bűbáj értelmében minden nő, aki lefekszik Charlie-val, az őutána megtalálja igaz szerelmét.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.He elivät yksinkertaista elämää.
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.Aleksanteri lähti armeijansa kanssa häntä vastaan.
ABD'de eşcinsellerin özgürlüğe kavuşmaları İkinci Dünya Savaşı döneminde başladı.Homoseksuaalien palveleminen Yhdysvaltain asevoimissa kiellettiin toisen maailmansodan aikaan.
Yıllardır bu olayla ilgili bazı konular hâlâ açıklığa kavuşmamıştır."Τίποτε από όσα διακυβεύονταν τόσα χρόνια δεν έχει χαθεί.
Böylece, Yahudiler, Fransız vatandaşlığına kavuşmak için şartları yerine getirdiler.Οι Εβραίοι της Γαλλίας αποκτούν την ιδιότητα του πολίτη.
1818'de, Vali Hudson Lowe kölelerin özgürlüğe kavuşması girişimini başlattı.I 1818 tok guvernør Hudson Lowe initiativet til frigjøring av slavene.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Forfatterskapet satte imidlertid ikke virkelig fart før hun fylte førti år.
Hasta olanlara bir an önce sağlıklarına kavuşmaları amacıyla hediye olarak verilmekte ve gönderilmektedir.Diett er for syke (med den hensikt at de skal bli friske), mens kosthold er for friske.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Blir det for mye for familien å komme over?
Ancak Picasso, İspanya halkı cumhuriyete yeniden kavuşmadan buna izin vermeyeceğini söyledi.Men Picasso nektet å tillate dette før Spania igjen ble en demokratisk republikk.
Ciddi manada yaralanan Brunel, sağlığına kavuşmak için altı ayını harcadı.Sau khi giải cứu, Ghinsberg đã dành ba tháng để phục hồi trong bệnh viện.
Hayatının çoğunu serf olarak geçirdi; özgürlüğüne kavuşması kırk yaşını geçtikten sonra gerçekleşti.生涯の大半を農奴として過ごし、 40歳を越えるまで自由を獲得できなかった。
Malmöhus olarak bilinen hisar, 16. yüzyıla kadar günümüzdeki şekline kavuşmadı.この城塞は今日ではマルメヒュース(英語版)Malmöhusとして知られるが、16世紀半ばまでは今日の姿は表さなかった。
İnsandaki tanrısal ruh, bedende (soma) bir mezarda (sema) gibi hapistir, öte dünyaya kavuşmaya çabalar.何と云はうか、人間としての義務(つとめ)において、神であらせられるべきだつた。
Onda "Visal" (Allah'a kavuşma) isteği kuvvetlidir.「偉大なることを望んだのは偉大である。
Tekrar birbirlerine kavusmanin kendilerini ne kadar sasirttigini ifade ederler.主人公と仲間キャラがどれだけ仲良くなっているかを示す値。