İlk kategori sosyal kavramada görülen eksikler üzerine yoğunlaşır.وتركز الفئة الأولى على العجز في الإدراك الاجتماعي.
Macaca mulatta - hint şebeği enfeksiyon hastalıkları ve akıl-kavrama çalışmalarında.Secondhand Smoke Fact Sheet, from the مراكز مكافحة الأمراض واتقائها.
İlk kategori sosyal kavramada görülen eksikler üzerine yoğunlaşır.A primeira categoria se concentra no déficits da cognição social.
Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.Ele era habil com as mãos.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Bij deze discipline gaat het parcours louter naar beneden; er komen geen beklimmingen voor.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Hierna begon Mao de invloed van de factie uit het leger te verminderen.
Debriyaj kavraması geliştirildi.Debbies geest verdwijnt.
Bu durum idrak etmeye, kavramaya engel olur.Op deze manier voorkomen ze ontdekking.
Bu kavrama ait literatürde birçok tanım yer almaktadır.In veel literatuur werd deze gelijkstelling aanvaard.
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.Pole (le champ) jest jedną z kluczowych kategorii teorii francuskiego socjologa Pierre'a Bourdieu.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Herb znany w przynajmniej czterech wariantach.
Akışkan kavramalı 2b .Dyspepsja czynnościowa H2b.
Augustus'un kendi deneyimleri, sabrı, nezaketi ve politik kavrama hızı da başarısında önemli rol oynamıştır.Augustus' egna erfarenheter, hans tålamod, takt och politiska företrädanden spelade också roll.
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.Ett annat sätt att ta sig an maktkoncentration i samhället har den franske sociologen Pierre Bourdieu.
Kavrama, kavramsallaştırmanın bir sınırıdır.Sagån utgör gräns till Uppland.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.Han anses ha höjt disciplinen till modern vetenskaplig nivå.
Kavramayı tanımlamak zordur.Begreppet har visat sig svårt att definiera.
Doğayı deneyle kavramaya çalışmıştır.Він навчив користуватися природою.
Buda: Buda; uyanmak, kavramak, bilinçlenmek anlamındadır.Пряме примордіальне значення: крупне досягнення, пробудження, розуміння.
Pinker’in akademik uzmanlıkları, algı, görsel kavrama, dil gelişimi ve çocukta dil gelişimidir.Академічна спеціалізація Пінкера — візуальне сприйняття та розвиток мови у дітей.
Aktarma ise 7 ileri çift-kavrama.Тут 7! — це число перестановок з семи точок.
Akışkan kavramalı 2b .Порядковий номер 2B.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Armstrong anticipează astfel cel puțin 4 concepte moderne.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Are de asemenea rădăcini vechi în Scandinavia.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.A szovjet mellett azonban egyre jobban előtérbe került a maoista felfogás is.
Bir şeyi kavramak, onu bir ölçüde kavramsallaştırmak demektir.Egy dolgot megismerni, azt jelenti mint formáját értelemmel felfogni, megérteni.
Holokost inkârı davalarında çoğunlukla bu kavrama dayanılmaktadır.Sok vallásos ember számára a kérdést leginkább a holokauszt vetette fel.
Rampada kavramayı sağlayan dönüş yönünde dişler de açılmıştı.Az Ajkára való beáramlással szemben megindult a visszaáramlás is.
Eşit algılama ve eşit kavrama, eşit yönetimi gerektirir.Tällä pyritään tasapainoon ja yhdenvertaiseen valvontaan.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Βλέπουμε και την ίδια στο "iTwins".
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Denne klasses karakteristik er at entallet ender på -i og ikke bøjes.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Den forekommer tillige tilfældigt i Svealand.
Bu kavrama ait literatürde birçok tanım yer almaktadır.Få av disse tilstandene finnes i medisinsk litteratur.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Samme ordet benyttes også i nynorsk.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Pihak Amerika hingga saat itu sama sekali tidak menyadari bahwa pasukan Maruyama makin mendekat.
Mach3 Turbo : Anti-sürtünme bıçakları ve yeni bir kavramayı geliştirdi.Ripon III: Mẫu thử với mũi dài hơn và cánh mới.
Bu kavrama ait literatürde birçok tanım yer almaktadır.Huyện này có nhiều di tích văn hoá.
Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.私達は彼の口と手の動きに最大限の注意を払わなくてはいけない。
İlk kategori sosyal kavramada görülen eksikler üzerine yoğunlaşır.上位中産階級とは、社会集団に関する社会学上の概念である。
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.同樣的問題亦在斯圖爾特島出現。
Bu durum idrak etmeye, kavramaya engel olur.心里不明白这些,就会使百事昏乱。
Boa yılanı bağı bir kavrama bağıdır.蛇類的表皮是以蛇鱗所緊緊覆蓋的。
Kavrama yetisi ve vücudun doğası bozulur.砍頭及違反自然的身體扭曲。
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.社会惯性的思想可以追溯到法国社会学家 Pierre Bourdieu。
Tentakülün çoğu formu beslenme veya kavrama için kullanılır.대부분의 종은 촉수를 가지고 있으며, 방어하거나 먹이를 잡는 데 사용한다.
Meditasyon yapmak ise Zihnin Özünün soğukkanlılığını içsel olarak kavramak anlamındadır.‘아소에 수반하는 것’이란 색은 자아의 속성 내지는 식이 자아의 속성임을 말하는 것이다.
Bu sergiden sonra dekonstrüktivizim akımı ile özdeşleştirilmiş birçok mimar bu kavrama mesafe koymuştur.이 때부터 해체주의에 참여한 많은 건축가들이 이 용어와 거리를 두었다.
Kavramayı tanımlamak zordur.그것을 성적으로 생각하는 것이 이상하다.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.תובנה זו הייתה קריטית בפיתוח המדע המודרני של מכניקת מוצקים.
Pinker’in akademik uzmanlıkları, algı, görsel kavrama, dil gelişimi ve çocukta dil gelişimidir.תחומי ההתמחות האקדמיים של פינקר הם קוגניציה חזותית והתפתחות השפה אצל ילדים.
Arka aksın tekerlekleri kaymaya başlarsa akışkanlı kavrama derhal kilitlenir .לפני תחילת פעולת החישוב הגלגלים ננעלים זה לזה.
Sanatın birebir oluşumu, bu iki kavrama bağlıdır.Društvo čarobnjačkog svijeta temelji se na dvjema stvarima.
Aynı zamanda tekerleklerin yolu iyi kavramaları gibi önemli bir fonksiyonu da yerine getirirler.Isto tako je ručno kolo pogodno za izradu velikih posuda.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Armstrong je v svojem članku opisal najmanj štiri sodobne pojme.
Sanatın birebir oluşumu, bu iki kavrama bağlıdır.Da je umetniško delo izpopolnjeno sta tako potrebna dva.
Önemli olan bu gelişmenin sırrını kavramaktır.Verjetno je prav v tem skrivnost njegovega uspeha.
Bu kavrama ait literatürde birçok tanım yer almaktadır.V njem obstaja precej literature.
Resimde görülen bir kardan kavramasıdır.Išlikusi jį vaizduojanti skulptūra.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Oma artiklis kirjeldab Armstrong vähemalt 4 modernset mõistet.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Sama on märgata ka Eesti lõikes.